Sosyalist İşçi 222 (20 Ağustos 2004)

Sayfa 11:

Olimpiyatlar:
Zenginlerin ve egemenlerin oyunları

Sosyalist İşçi'nin Yunanistan'daki kardeş gazetesinden Panos Garganas Olimpiyatların Atina için felaket denebilecek sonuçlarını anlatıyor.

Olimpiyatlar oldukça masum bir eğlence olarak görülüyor. Kim insanların biraz eğlenmesine ve spor karşılaşmaları seyretmesine karşı çıkabilir ki? Olimpiyatlar bir ülkede yapıldığında o ülkenin ortalama insanları bundan yararlanmayacaklar mı?
Ne var ki oyunlar Sydney ve Atlanta'da yapıldığında kimsenin bundan bir yararı olmadı. Barselona'da normal insanlar evlerinin, mahallelerinin yıkıldığını ve yerlerine turistler için lüks binaların gördüler.
Atina'daki Olimpiyat oyunları da çoğunluk için eskisinden daha kötü koşullar oluşturuyor.
Atina Olimpiyatları George Bush'un "Terör'e karşı savaş"o başlatmasından sonraki ilk oyunlar. Atina'daki güvenlik harcaması dört yıl önce Avustralya'da, Sydney'de yapılan oyunlardan üç kere daha fazla.
Yunanistan gibi küçük bir ülke için güvenlik için harcanacak 1 milyar dolar nuazzam bir israf.Ancak sorun sadece bu ekonomik durum değil.
Yunan hükümeti NATO'yu terörist saldırılara karşı "güvenlik şemsiyesi" kurmak üzere Yunanistan'a davet etti.
ABD'nin 6. Filosu denizleri kontrol etmek üzere Ege'de olacak. Atina'ya, biyolojik ve kimyasal saldırıları engellemek için askeri birlikler geliyor.
Olimpiyatlar örtüsünün altında Yunanistan Bush'un savaşına sokuluyor. Oysa Yunanistan'da nüfusun yüzde 90'ı savaşa karşı.
Bütün bunları üstüne Olimpiyatlardan önce Atina her zamanki "istenmeyen" unsurlardan temizlendi. Göçmenler, yoksullar Atina sokaklarından silindi. Özel yerlere, Olimpiyat hapishanelerine dolduruldular.
Olimpiyat oyunları nedeniyle yapılan inşaatlardan oluşan kirlenme sanki şehre kimyasal bir saldırı yapılmış gibi.
Muazzam bir otoyol yapımı var. Bu çok büyük bir hava kirlenmesi demek.
Dünya Sağlık Örgütü son yayınladığı bir raporda havadaki küçük parçacıkların kabul edilebilir oranının bir metre küpte 10 mikrogram olduğunu açıkladı. İnşaatlar nedeniyle bu oran şimdi Atina'da 56 mikrogram.
AB bu Dünya Sağlık Örgütü'nün ilan ettiği düzeyin yılda 35 günden fazla olmaması gerektiğini söylüyor.
Çeşitli Olimpiyat tesislerinin yapılması için muazzam bir gayret gösterildi. Birçokları bunu yeni iş alanları açması nedeniyle heyecanla karşıladı.
Ne var ki inşaatların hızla bitmesi için çok acele etmek gerekiyordu ve bu nedenle şirketlere kuralları ihlal edebilmeleri için özel lisanslar dağıtıldı.
Her istediklerini yaptılar. Bütün iş güvenliği kurallarını ihlal ettiler. Bunun sonucu olarak 78 işçi bu inşaatlarda öldü.
Şirketler şimdi ellerindeki lisansları kazanım olarak görüyorlar ve Olimpiyatlardan sonra da kullanmak istiyorlar.
İnşaat sektörünün dışında da işçiler baskı altına alındılar. Sağlık işçilerine bu yaz tatil izni verilmedi.
Atina'da şimdilerde konut sektöründe Olimpiyatlar nedeniyle spekülatif bir balon var.
Kiralar arttı. Gençler kiralık ev bulmakta daha da zorlanıyorlar. Ortalama insanlar ev bulamıyor.
Olimpiyatlar geriye büyük bir borç bırakacak. İlk bütçe 4.6 miyar euro idi. Bu rakam şimdi 10 milyara çıktı. Bu, Yunanistan gibi küçük bir ülke için çok büyük.
Bir çok tesis özelleştirilecek. Olimpiyatlar Yunanistan'a Özel Finans İnisiyatifi'ni getirdi.
Yunanistan'da daha önce de özelleştirmeler oldu. Ama hiç bir zaman bir özel şirket bir tesis yapıp sonra ona 20-30 sene sahip olmamıştı.
Şimdiki hükümet bu fikri çok beğeniyor ve ileride okullar için de uygulamak istiyor. Yeni oto yollar paralı.
Olimpiyatlarda her şey ticari meta. Coca Cola olimpiyatların destekçisi. Dolayısıyla barışın ve iyi niyetin göstergesi olarak nereye Olimpiyat sembolü koysanız yanında Coca Cola'yı da koyuyorsunuz.
Ancak bütün bunlara karşı bir de direniş var.
Ambulans işçileri Olimpiyatlar sırasında ki fazla mesai ücretleri nedeniyle greve gittiler. Otel işçileri de grev yaptı. Başka sektörlerde de protestolar var.
Ulaştırma işçilerinin daha kötü koşullarda ve daha uzun saatler çalışmaları istendi. Greve çıktılar. Eğer bütün işçilere Olimpiyatlar sırasında 5'er milyar verilmezse çalışmayacaklarını söylüyorlar.

Olimpiyatların az bilinen yüzü

Olimpiyatlar büyük ülkelerde yapıldığında milliyetçilik orada artar. Milli marşı çaldırmak için daha çok, daha çok madalya beklenir.
Bu Yunanistan'da fazla bir işe yaramıyor çünkü Yunanistan sporda çok iddialı olmayan küçük bir ülke.
Bu durumda Yunan egemen sınıfı "Olimpiyatların sonunda eve döndüğünü" anlatıyor. "Yunanlılar gurur duymalılar!"
Antik Yunan'daki Olimpiyatlar bir barış etkinliği olarak yüceltiliyor.
Oysa Antik Yunan'da Olimpiyatlar tamamen savaşlara bağlıydı. Zenginler için bir gösteriş ve yeni ittifaklar kurma vesilesiydi.
Örneğin Atina liderleri Olimpiyatları Sicilya'ya saldırmak için kullandılar.
Atlarla ve savaş arabaları ile yapılan yarışlarda kazanan rakibinin atlarını ve arabasını alırdı. Arabayı süren köle ise hiç bir şey alamazdı.
Olimpiyatların tarihi daima paraya ve politikaya dayanır.
Fransız milliyetçisi Baron Coubertin 1894'de oyunları yeniden canlandırdı. 1928'de Olimpiyatlara karşı çıktı çünkü kadınlar da yarışmaya başlıyorlardı.
Olimpiyatlar daima milliyetçiliğin geliştirilmesi için kullanıldı. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Olimpiyat Komitesi yenilen ulusları oyunlara almadı.
1936 Olimpiyatları Nazi Almanya'sına verildi. Her tarafın gamalı haçlarla doldurulduğu statta oyunları Hitler açtı. Tuvaletlerde "Köpekler ve Yahudiler giremez" yazıyordu.
Ne var ki siyah Amerikan atletleri tüm Alman takımından daha fazla madalya topladılar. Jesse Owens tek başına 4 madalya kazandı.
Güney Afrika ırk ayrımcı rejimine rağmen 22 yıl boyunca Olimpiyatlarda yer alabildi.
Bir dizi baskıcı rejim oyunlara ev sahipliği yapmak üzere seçildi. 1968'de, Meksika Olimpiyatları'nın açılmasından 10 gün önce polis demokrasi için yürüyen bir kalabalığa ateş açarak 300 kişiyi öldürdü.
Güney Kore diktatörlüğü 1988 oyunlarında 100 bin yoksulu Seul'dan dışarı sürdü ve demokrasi isteyen gösterilere vahşice saldırdı. Bir başka baskıcı rejim, Çin 2008 oyunlarına ev sahipliği yapacak.
Olimpiyatlarda direnişler de oldu.1968 oyunlarında 200 metre koşunun madalya sahipleri siyah atletler Tommie Smith ve John Carlos'un Siyah İktidar işareti olarak madalya merasiminde yumruklarını kaldırdılar.