Sosyalist İşçi 261 (14 Ekim 2006)

 

Sayfa 11 :


En pahalı ulaşım Bursa'da
Bursa Büyük Şehir Belediyesi ulaşım ücretlerinde %25 zam uyguladı. Tek kullanımlık kartlarda ögrenci 1 YTL'ye tam is 1.5 YTL'ye çıkartıldı. Bununla da kalmayıp şehirden üniversiteye giden otobüslerde öğrenci bileti uygulaması kaldırıldı. Öğrencilere dönük bu inanılmaz saldırıya herkes büyük tepki gösterdi.
Biz'de 15 kişi ile başyan fakat gün geçtikçe kitleselleşip 500-600 kişiye ulaşan sessiz yürüyüşler düzenledik
Yüzlerce imza föyü doldurup Büyük Şehir Belediyesi'ne götürdük.
'Ne otobüs ne tramvay, mecburen tabanvay' sloganıyla yaptıgımız kampanyaya birçok bağımsız katılıldı ve imza toplayıp aktif olarak eylemin örgütleyicileri durumuna geldiler. Şimdi ise eylemliliğimizi şehire taşıyoruz. Çarşamba günü üniversite rektörü belediye başkanı ile zamlar konusunda görüşmeye gidiyor. Biz de sendikalar ve odalarla görüşüp bugün için bir eylem örgütledik. Kısa bir yürüyüşün ardından Yolgezerin katıldığı bir konser yapılacak. Önümüzdeki dönemde ise zamlar geri çekilene kadar eylemliliklerimizi devam ettirme kararı aldık. Amacımız ne protesto etmek ne de eylem kültürü yaratmak; sadece ucuza ulaşım sağlamak... Yani protesto için değil kazanmak için harekete geçtik.


Yeni bir deneyim:
Antikapitalist Öğrenci Topluluğu
Bir süredir, Cebeci Kampüsünde; savaşa, küresel ısınmaya, güvenlik terörüne, nükleer santrallere karşı kampanyalar yapıyoruz. Bu kampanyaların hemen hepsine, bir çok öğrenci geliyor ve aktif olarak içinde yer alarak kampanya aktivisti oluyorlar.
Güvenlik kampanyasında tanıştığımız aktivistler, güvenliklerin uyguladıkları şiddet ile YÖK bağlantısını; nükleer karşıtı aktivistler kapitalizmin kar hırsını birbiri ile bağlıyor. Her kampanyada ortak bir profil var aslında; klasik sol katılmıyor, desteklemiyor. Kazanma umudunu taşıyan ve beşli kortej değil özgürlük isteyen gençler katılıyor.
Bu yıl, bir ilki deneyeceğiz. Kampanyalarımızı daha etkin bir şekilde sürdürmek için antikapitalist bir öğrenci topluluğu kuracağız.
Küresel BAK'ın, Küresel Eylem Grubu'nun kampanyalarına destek veren ve hareketin sorunlarını tartışan; küresel kapitalizme karşı alternatifi tartışan, eylemci ama kapsayıcı, tartışmacı ama birlikte hareket eden bir topluluk kurma fikrini hayata geçireceğiz.


AÜ Cebeci’de polisle çatışma
Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü'nde, 4 Ekim günü yapılan sempozyuma konuşmacı olarak gelen Adalet Bakanı Cemil Çiçek ile eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, öğrenciler tarafından portesto edildi.
Öğrenciler dekanla görüşmek istedi. Dekanlık öğrencilerle konuşmayı reddetti, okula polisi çağırdı ve sempozyuma girmek isteyen öğrencilere engel oldu.
Sempozyuma girmek isteyen iki öğrenci polis ve korumalar tarafından dövülerek göz altına alındı. Ardından, arkadaşlarının dövüldüğünü gören öğrencilerin olaya müdahale etmesiyle kısa süreli bir çatışma yaşandı.
Gözaltına alınan Sosyalist Gençlik Derneği üyesi öğrencilerden Levent Çakır çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.


İzmir çalışmalarımız
Biz DSİP olarak geçtiğimiz 2 ay içinde farklı aktiviteler içindeydik.
"İsraili Durdurun" sloganıyla çesitli yerlerde masalar açtık insanlara sesimizi duyurduk ve 4 Eylül'de geniş kapsamlı bir eylem yaptık.
Ardından Barışarock'a örgütlenerek 2 otobüs kaldırmayı başardık.
"Lübnan'a asker gönderilmesin" kampanyasında gene ceşitli yerlerde masalar açıldı ve 1 Eylül'de Fuar açılışında bir eylem daha gerçekleştirdik.
Son olarak savaş karşıtı bir hareket olarak ve Barışarock ekibiyle bir piknik düzenledik ve piknikte çeşitli aktiviteler yaptık, Yıldız Öner bize toplantıda eşlik etti ve bir fikir alışverişi yaparak herkes düşüncelerini ortaya sundu.
Şimdi liseli gençlere sesimizi duyurmak istiyoruz.
Arman Kabadayı


SON SÖZ
Heyecan verici bir dönem yaşıyoruz. Sıcak bir yaz geçirdik. İsrail’in Lübnan’a saldırısı karşısında aralıksız bir kampanya sürdürdük. Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu standlarında 200 binden çok bildiri dağıttık.
Ardından Barışarock muazzam bir başarı olarak gerçekleşti.
Sonunda 5 Eylül’de Ankara’daydık. 5 Eylül sonrasında durmadık ve kampanyaya devam ettik. Lübnan’a asker gitmesin, İran Irak olmasın sloganlarını yayıyoruz.
ABD’nin İran’a saldıracağı çok açık. Solda bunun tersini düşünenler olsa da çok büyük olasılıkla ABD İran’a ve muhtemelen Suriye’ye de saldıracak. Lübnan’da ise savaşın bittiğini düşünmek çok yanlış.
Sonuç olarak önümüzdeki dönemde gene savaşa karşı yoğun bir kampanya sürdürmek zorundayız.
Bu arada Türkiye Sosyal Forumu gerçekleşti. Şimdi Ankara’da Antikapitalist Forum var. Büyük ve canlı geçmesini sağlamalıyoz.
Ve tabii 4 Kasım’da “Küresel Isınmayı Durduralım, Türkiye Kyoto’yu İmsalasın” miting ve yürüyüşü var.
4 Kasım’ı Küresel Eylem Grubu yapıyor. İstanbul’dan sonra Ankara, İzmir ve Bursa’da da Küresel Eylem grupları kuruldu.
KEG canlı bir örgütlenme. Şimdi BAK’ın yanı ısra KEG’i de geliştirmek ve güçlendirmek zorundayız.
Küresel ısınmaya karşı çlok yaygın bir kampanya yapma olanağımız var. Eldeki olanakları iyi kullanırsak 4 Kasım güçlü ve etkin bir gösteri haline gelecektir.
Tabii DSİP’i de güçlendirmeliyiz. Hareketin örgütlenmesi için bütün olanaklarını seferber eden DSİP’e katılmak hareketin örgütlenmesine de büyük bir katkı olacaktır.


sosyalist işçi
ne savunuyor?

Aşağıdan sosyalizm

-Kapitalist toplumda tüm zenginliklerin yaratıcısı işçi sınıfıdır. Yeni bir toplum, işçi sınıfının üretim araçlarına kolektif olarak el koyup üretimi ve dağıtımı kontrol etmesiyle mümkündür.
Reform değil, devrim
-İçinde yaşadığımız sistem reformlarla köklü bir şekilde değiştirilemez, düzeltilemez.
-Bu düzenin kurumları işçi sınıfı tarafından ele geçirilip kullanılamaz. Kapitalist devletin tüm kurumları işçi sınıfına karşı sermaye sahiplerini, egemen sınıfı korumak için oluşturulmuştur.
-İşçi sınıfına, işçi konseylerinin ve işçi milislerinin üzerinde yükselen tamamen farklı bir devlet gereklidir.
-Bu sistemi sadece işçi sınıfının yığınsal eylemi devirebilir.
-Sosyalizm için mücadele dünya çapında bir mücadelenin parçasıdır. Sosyalistler başka ülkelerin işçileri ile daima dayanışma içindedir.
-Sosyalistler kadınların tam bir sosyal, ekonomik ve politik eşitliğini savunur.
-Sosyalistler insanların cinsel tercihlerinden dolayı aşağılanmalarına ve baskı altına alınmalarına karşı çıkarlar.
Enternasyonalizm
-Sosyalistler, bir ülkenin işçilerinin diğer ülkelerin işçileri ile karşı karşıya gelmesine neden olan her şeye karşı çıkarlar.
-Sosyalistler ırkçılığa ve emperya-lizme karşıdırlar. Bütün halkların kendi kaderlerini tayin hakkını savunurlar.
-Sosyalistler bütün haklı ulusal kurtuluş hareketlerini desteklerler.
-Rusya deneyi göstermiştir ki, sosyalizm tek bir ülkede izole olarak yaşayamaz. Rusya, Çin, Doğu Avrupa ve Küba sosyalist değil, devlet kapita-listidir.
-Sosyalistler bu ülkelerde işçi sınıfının iktidardaki bürokratik egemen sınıfa karşı mücadelesini destekler.
Devrimci parti
-Sosyalizmin gerçekleşebilmesi için, işçi sınıfının en militan, en mücadeleci kesimi devrimci sosyalist bir partide örgütlenmelidir. Böylesi bir parti işçi sınıfının yığınsal örgütleri ve hareketi içindeki çalışma ile inşa edilebilir.
-Sosyalistler pratik içinde diğer işçilere reformizmin işçi sınıfının çıkarlarına aykırı olduğunu kanıtlamalıdır.
-Bu fikirlere katılan herkesi devrimci bir sosyalist işçi partisinin inşası çalışmasına omuz vermeye çağırıyoruz.