Kürt mahpusların açlık grevleri gösterdi ki Kürt sorununun çözümü AKP ve CHP’nin eline bırakılamaz.

Çözümsüzlükle geçen yıllardan biliyoruz ki bu devlet kendiliğinden baskıdan vazgeçmez.

Batı’da büyük bir kalabalık sokağa çıkıp “Ben barış istiyorum” derse işte o zaman çözümün önü açılacak.

Ferhat Kentel soruyor: “Bir gün birileri bir çağrı yapsa ve bir milyon insan sokaklara çıkıp "barış" için yürüse... Ivır zıvır, ama mama demeden, şu haklıydı bu haklıydı demeden; sadece "barış" için yürüyecek ve savaşı durdurmaya mecbur edecek bir milyon insan... Var mıdır?”

Evet, vardır!

Geçen 28 yılın sonunda halkın ezici çoğunluğu “artık yeter”, bu savaş bitsin”, “kimse ölmesin” demektedir. Bu sesin sokakları doldurmasına şimdi her zamankinden fazla ihtiyaç var. Çünkü barışa yakınız ve onu kazanmak için toplumsal bir hamle gerek.

Barış için 1 milyon kişinin yürümesi, gerekli esneklik gösterildiğinde başarılacak bir hedeftir.

Barış için hepimizin yapacağı bir şey vardır. Savaşın ve ölümlerin yarattığı karamsarlığa karşı işyerlerinde, okullarda, sokaklarda, hayatın her alanında çözüm umudunu öne çıkaracak bir hareketin tam zamanıdır. Böyle bir hareket ancak binlerce aktivistin sokağa çıkması ve insanları sadece barış için yürümeye ikna etmesiyle yaratılabilir.

Tüm tartışmaları bir kenara bırakıp, her görüşten barış yanlısını birleştirmek için mücadele etmeliyiz.

Önerimiz, hep birlikte kolları sıvamak, daha fazla vakit kaybetmeden dev bir barış yürüyüşünü inşa etmek.


559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası