Arife Köse

Bugünlerde dünyanın dört bir yanında arka arkaya gerçekleşen patlamalarla 9/11’den sonra George W. Bush’un yaptığı ve uygar dünyanın barbarlara karşı savaşını ilan ettiği konuşmasının cümleleri parça parça kulaklarımızda yankılanıyor: “teröre karşı savaş”, “bundan böyle ya bizimlesiniz ya teröristlerle”.

Geçen hafta AKP meclise yeni bir torba yasa tasarısı sundu. Tasarıda üniversite öğretim elemanlarına yönelik yeni ‘suç ve ceza’ tanımları yapılarak uyarma, kınama, maaştan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması, meslekten çıkarma, kamu görevinden çıkarma gibi cezaların uygulanacağı kapsam genişletildi. Herhangi bir siyasi eylemde bulunmak, bir eylemi desteklemek işten atılma sebebi olabilecek.

Türkiye savaşta. Bir yandan içeride Kürtlerle savaşıyor, diğer yandan Suriye’de sürmekte olan savaşa daha fazla müdahil olabilmek için çırpınıyor. Kürtlerle savaşta 1990’ların kirli taktikleri kullanılıyor, özel harekât polisleri her türlü hukuksuzluğa ve iğrençliğe imza atıyor.

Emin Şakir

Temmuz 1870’de Bonaparte hanedanlığı Prusya’ya savaş ilan etti ve kısa sürede ağır bir yenilgi aldı. Yenilginin sonuçları Fransa için çok ağır oldu. Başta Paris olmak üzere bütün Fransa silahsızlandırılacak, kaleler Prusya askerlerinin kontrolüne geçecek ve Fransa 200 milyon savaş tazminatı ödeyecekti.

AKP’nin iktidarda olduğu yıllardan 2004-2014 arasındaki süreçte, kamu kuruluşlarında taşeron firmalarda çalışan işçi sayısı 245 kat arttı. Hükümet şimdi ise “Kamuda tek bir taşeron işçi kalmayacak” diyerek yüz binlerce kişiyi kadrolu yapacağını iddia ediyor. Ancak AKP’nin vaadi işçiler için birçok dezavantaja sahip.

Faruk Sevim

Kamuda taşeron sistemine son verileceğinin açıklanması işçilerin seslerini yükseltmesi ve basınç yapmasının ürünüdür. Taleplerimizde ısrarcı olmanın, taleplerimiz için kitlesel eylemler yapabilmemizin bir sonucudur, bu sonuç geniş kitlelerin sahip çıktığı talepleri kazanmanın mümkün olduğunu bizlere bir kez daha gösterdi.

İzmir Çiğli’deki Kastaş Kauçuk’ta ağır çalışma koşullarına itiraz ettikleri için işten atılan iki kadın işçi direnişe geçti.

Direnişlerinin 139. gününde Kristal-İş bürokratlarının saldırısına uğrayan ve direniş çadırları yıkılan Şişecam işçileri, eylem yaparak sendika ağalarını protesto etti. İşçiler direnişlerini Mersin’de sürdürecek.

Esra Gem

Brezilya’da 2014’te ikinci kez seçilen İşçi Partisi (PT) lideri Dilma Rousseff, başkanlık koltuğuna oturduğu günden beri sağ muhalefetin giderek artan baskısıyla karşı karşıya. 2015’in son aylarından beri bu baskıların, doğrudan PT’yi iktidardan düşürmeye yönelik saldırılara dönüştüğünü söyleyebiliriz.

Nuran Yüce

Dünyada ilk kez 1936 yılında ABD’de yürürlüğe giren ve ilerleyen zamanlarda diğer ülkelerin kanunlarında yer alan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Türkiye’de ancak 1993 yılında yürürlüğe girdi. Bu kadar geç kabul edilmesine rağmen ÇED Yönetmeliği şimdiye kadar 17 kez değiştirildi.

Cizre, Sur, Silvan gibi yerlerde Jandarma Özel Harekat ve Polis Özel Harekat timlerinin yaptığı ırkçı duvar yazılamaları epey tepki çekmişti. Duvarlara yazılanların içeriğinin yanı sıra devletin güvenlik güçlerinin ırkçı yazıların önünde gururla poz vermiş olması ve bu fotoğrafların propaganda olarak servis edilmesi tam bir rezaletti.

Çağla Oflas

Savaş, bombalar, katliamlardan oluşan büyük bir istikrarsızlık sarmalından kadınlar ve çocuklar da paylarına düşeni alıyorlar. Son yıllarda kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet ve taciz olayları giderek artış gösteriyor.

Geçen hafta Karaman’da Ensar Vakfı’na ait evlerde 45 çocuğun uğradığı istismarın ardından yaşanan olaylar %49,5 oyla iktidara gelen hükümetin sermayenin hizmetinde olduğunu bir kez daha gösterdi.

559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası