Özgürlükçü bir Anayasa Forumu # Solun geleceği # Suriye: Diktatörlük ve İsyan # Kürt sorununda çözüm nasıl olacak # Halkların cumhuriyet tarihi # Cinsiyetçiliğe karşı mücadele # Mısır: Devrim sürüyor # Kentsel dönüşüm # Özgürlük mücadelesi ve devrim # Sosyalizm tartışması # Politik sinema # Zombi Kapitalizmi # Yeni dönemde Ergenekon # Solun kültür algısı # Marx nasıl Marksist oldu? # Devrimci mücadelede strateji ve taktik # İhanete uğrayan devrim: Lenin Stalin’e mi yol açtı? # Marx’tan Troçki’ye devrim anlayışı # İran’da devrim ve karşı devrim # Rusya’da devlet kapitalizmi ve stalinizm # Devlet nedir ve sahibi kimdir? # Kıbrıs: İşgal, birlik çözüm # Ermeni Soykırımı Forumu

Daha fazla bilgi için: 0(555) 739 93 17 - 0(555) 637 24 50 - marksizmgunleri.org

Darbeci generaller yargılanmaya başladı.

Yaptıklarının ve planladıklarının hesabını verecekler. Halk iki yakalarına yapıştı.

12 Eylül’ü gerçekleştiren generallerle 28 Şubat’ta muhtıra veren generaller, 2003 ile 2010 arasında 5 kez darbe girişimi ve çeşitli darbe planları yapan komutanlar halkın düşmanıdır.

Darbenin 30. yıldönümünde yapılan referandumda sandıktan 'hayır' çıksaydı katil Evren'e yargı dokunulmazlığı veren geçici 15. madde yerinde duracak 12 Eylül davası açılmayacaktı.

12 Eylül'ün generallerini yargı yolunu 'yetmez ama evet' diyenler açtı. Biz haklı çıktık! Zamanaşımı yok yargılanacaklar" dedik yargılanıyorlar.

- Taksim’de 1 Mayıs gösterisine ateş açıldı. 34 kişi öldü.

- 16 Mart 1978’de İstanbul Üniversitesinde öğrencilere bomba atıldı. 5 ölü, 47 yaralı…

- 17 Mart 1978’de kontrgerillayı soruşturan Savcı Doğan Öz öldürüldü.

- 19-26 Aralık 1978’de Maraş’ta bir sinemaya koyulan bombanın patlatılması ile başlayan olaylarda 150 Alevi katledildi.

Geçen hafta 4+4+4 mecliste görüşülürken KESK’in basın açıklaması polis terörüyle engellendi.

Kendisini ve toplumu doğrudan ilgilendiren buyasaya karşı çıkan bir sendikanın Ankara’da, Kızılay’da, Güven Park’ta, meclisin önünde ya da istediği yerde basın açıklaması yapma, yani demokratik protesto hakkı vardır.

Hrant Dink’in katledilmesinin 5. yıldönümünde vurulduğu yer olan AGOS gazetesinin önüne yürüyen 50 bin kişi “Bu dava böyle bitmez” demişti. Ermeni olduğu için katledilen Hrant Dink’in davası bitmiyor, hatta yeni başlıyor:

# Devleti suçlu ve “ağır” sorumlu bulan Cumhurbaş-kanlığı Devlet Denetleme Kurulu tarafından hazırlanan raporun ortaya koyduğu yeni delil ve tespitlerini doğruladığını söyleyen Hrant Dink ailesi avukatları cinayet soruşturmasının genişletilmesi, bir kamu davasının açılması için savcılığa başvurmuştu.

Kenan Evren ve adamları sadece kötü, zalim ve halk düşmanı oldukları için mi darbe yaptı? Hayır. 12 Eylül, tıpkı 27 Mayıs, 12 Mart ve 28 Şubat darbeleri gibi, sayısız darbe girişimi gibi Türk burjuvazisinin sömürü düzenini pekiştirmek için yapıldı. Darbe karşıtları geçen hafta tam da bu yüzden “Evren yetmez, patronlar da yargılansın” diyerek burjuvazinin savaş örgütü TÜSİAD’a postallarını iade etti.

Ergenekon ve darbe soruşturmaları arasında en önemlisi olan Balyoz darbe planı davasında sona gelindi. Savcılık “eksik darbe” yani başarısız darbe girişiminde bulunan 250’si tutuklu 365 sanık için 15 ila 20 yıl hapis cezası istedi. Darbeciler eğer suçlu bulunursa başta muvazzaf 92 amiral ve generalin rütbeleri sökülecek, er durumuna getirilecek.

2003’te hazırlanıp devreye sokulan Balyoz Darbe Planı 2010’da bizzat ordunun hazırladığı belge ve ses kayıtlarının Taraf gazetesine sızdırılmasıyla açığa çıkmıştı.

Ücretlerde hiçbir artış olmazken elektrik ortalama yüzde 8,1, doğal gaz yüzde 18.72 oranında zamlandı. Fahiş zamları kış sonuna getiren hükümetin Enerji Bakanı Taner Yıldız zamdan hiç hoşlanmadığını söyledi. Sen gel de bu zam hakkında ne hissettiğini halka sor.

Elektrik zammının faturası yine emekçilere kesildi. Ortalama zam yüzde 8,1 olsa da haneler elektrik faturalarını yüzde 9,26 daha fazla ödeyecek. Yani kilovatsaat başına 32 bin 515 kuruş. Zam sanayiye yani patronlara yüzde 8,71 (ile 26 bin 672 kuruş), işletme sahiplerine ise yüzde 4,33 (ile 33 bin 253) oranında yansıtıldı. Toplam vergi gelirinin yüzde 60’tan fazlasını ödeyen emekçiler elektrikte yine soyuldu.

Geçen hafta İstanbul’da toplanan on binlerce Alevi, 5 firari sanık hakkında süren 19 yıllık Sivas katliamı davasının zaman aşımına uğratılmasını protesto etti. Ondan iki gün önce büyük tepkilerin ardından katliam davasının yeniden açılacağı duyurulmuştu.

Başbakan’ın zamanaşımı kararına “hayırlı olsun” demesi ve daha önce ceza alan katliam sanıklarını savunur sözler etmesi gibi bir dizi olay öfkeyi ve gerilimi artırıyor.

Türkiye, kamu emekçilerine grevli toplu sözleşme hakkı tanıyan bir dizi uluslararası anlaşmaya imza atmış durumda. AKP hükümeti kamu emekçilerine grev hakkı vermeyen yeni bir yasayı meclisten geçirmeye çalışarak Türkiye’nin uluslararası taahhütlerine uymamaktadır.

3 milyondan fazla kamu emekçisini ilgilendiren hükümetin “Toplu Sözleşme Yasa Tasarısı” bu hafta görüşülmeye başlıyor. Çalışanların grev hakkı yoksa işverenle pazarlık gücü de olmuyor. Çalışanların pazarlık gücü ve kendilerine dayatılan önerilere karşı bir yaptırım imkanı olmadan toplu sözleşme masasına oturması ise daha baştan kaybetmesi anlamına geliyor.

“Terörle mücadele siyasetle müzakere” diyen AKP hükümeti, muhatabının İmralı ya da Kandil değil BDP olduğunu söylüyor. BDP de müzakereye hazır olduğunu açıkladı. Akan kanın durması için derhal müzakereler başlamalı. Hükümet meclisteki muhatabıyla görüşmeli. Ancak devlet tarafından 1996’dan bu yana asıl muhatap olduğu kabul edilen PKK lideri Abdullah Öcalan müzakerenin bir tarafı olmadan Türkiye’nin en büyük sorununun çözümü çok zor.

Geçtiğimiz ay boyunca hükümet üyeleriyle BDP arasında çeşitli görüşmelerin yapıldığı da medyaya sızdırıldı.

Dört önemli yargı olayı arka arkaya geldi. Birincisi Hrant Dink cinayetinin temyize gönderilmesi. Savcı bu cinayetin Ergenekon ile ilişkili olduğu da ısrar ediliyor.

Hrant Dink davasında daha önce de Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu’nun verdiği rapor devlet görevlilerinin cinayette payının ve sorumluluklarının olduğuna işaret etmişti.

İkinci önemli gelişme Balyoz darbe planı davası. Bu davada 250’si tutuklu 365 sanık hakkında ağır hapis cezaları isteniyor ve öyle görülüyor ki sanıklar bu ağır cezaları alacak.

Türk-İş’in yaptığı son araştırmaya göre Türkiye’de açlık sınırı 954TL, yoksulluk sınırı ise 3.108 TL. Bu durumda asgari ücret alan herkes açlık sınırının altında yaşıyor.

Bugün 10 milyon civarında olan sigortalı işçilerin yüzde 41.1’i asgari ücret alıyor. Yani 4 milyon insan asgari ücret alıyor.

Asgari ücretlilerin bakmak zorunda oldukları aileleri ise 11 milyon civarında. Bu durumda 15 milyon insan açlık sınırının altında bir gelire sahip.

Öte yandan kamuda ve özel sektörde sayıları giderek artan sözleşmeli personel ise çok zaman asgari ücretin de altında çalıştırılıyor.

Yapılan hesaplara göre Türkiye nüfusunun yüzde 16.9’u açlık sınırının altında yaşamaya çalışırken yüzde 18’i de yoksulluk sınırının altında.

559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası