CHP milletvekili Hüseyin Aygün, Alevi milletvekilleri ve meclis çalışanları için cemevi yapılması için yaptığı başvuruyu reddeden TBMM Başkanlığı tarafından reddedilince yargıya başvurmuştu. Mahkemeye gerekçesini gönderen TBMM Başkanlığı, Alevilerin ibadet yerinin cami-mescit olduğunu cemevlerinin ise ibadethane olduğunu savundu.

Bununla da kalmayan TBMM Başkanlığı, İslamı yorumlamaya kalktığı gibi Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Sünni-Hanefi inancı değil tüm inançları temsil ettiğini savundu. Kemalist yasalara sırtını dayayan Cemil Çiçek’e göre mecliste cemevi açılması laikliğe, milli egemenliğe, “vicdan, din inanç hürriyeti”ne aykırı!

Alevi milletvekillerinin üyesi olduğu TBMM’nin başkanlığı, devletin ve hükümetin resmi görüşünü yineliyor. Yargı da bu görüşü esas alarak cemevlerinin ibadethane olmasını engelliyor. Cumhuriyetin kurulmasıyla Mustafa Kemal ve CHP tarafından başlatılan yasak, şimdi AKP ve devletin tüm kurumları tarafından sürdürülüyor. Milyonlarca seçmeninin inanç özgürlüğü adına oy verdiği AKP, laikçi rejim siyasetini sürdürerek din ve inanç özgürlüğünü engelliyor.

Devlet, 90 yıldır yaptığı gibi bugün de Alevileri Sünni Hanefiler gibi davranmaya, camiye gitmeye zorluyor. Alevilerin bir bölümü ise cemevlerini ibadethane olarak görüyor. Cemevleri hakkında verilecek kararda tek kriter bu olmalı.

Bir inanç topluluğu kendini nasıl tanımlıyorsa bu tanım geçerlidir. Her inanç grubu kendi ibadethanelerini açabilmelidir. Devlet kurumları din hakkında görüş belirtmeye artık son vermelidir.


559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası