10 milyondan fazla işçi ayda 739 liraya geçinmeye çalışıyor. Hükümet önümüzdeki yıl için bu sefalet ücretini sadece yüzde 3 artırmayı düşünüyor. Asgari ücretten her ay 200 lira kesilmeye devam ediyor. Vergi kesintisinin kaldırılması ise yeni anayasaya ertelendi.

Asgari ücretlilerin yeni anayasayı bekleyecek sabrı kalmadı. Vergi ve diğer kesintiler hemen kaldırılmalı. Asgari ücret insanca yaşayacak bir düzeye çekilmeli. Yüzde 3 değil gerçek bir artış istiyoruz.

Yeni anayasayı bekleme, vergileri şimdi kaldır

Yüzde 3 değil insanca yaşayacak bir artış

Roboski katliamının birinci yılı dolmak üzere. Hala katliam emrini kimin verdiği, kararın nerede alındığı belli değil.

Katliamı araştıran meclis komisyonu, bir yıldır çalışmasına rağmen failleri açığa çıkartmamış durumda.

Bu arada katliamı gerçekleştiren hava kuvvetlerinin komutanları madalya alıyor, başbakan sık sık Roboskili aileleri rencide eden sözler söylüyor. Katiller değil, Roboskili aileler, gençler gözaltına alınıyor.

Hrant Dink’i öldürenlerden birisi, “Orhan Pamuk akıllı olsun” demişti. Bu Orhan Pamuk’un aldığı ilk tehdit değildi, sonuncusu da olmadı.

En son, ulusalcı bir gazete, Orhan Pamuk’u hedef gösterdi. “Tetikçi” olmakla suçladı. Bu çevreye göre Orhan Pamuk, diktatör Esad’a ‘istifa et’ dediği için tetikçilik yapıyor.

Mısır’da Cumhurbaşkanı Mursi’nin kendisine çok geniş yetkiler tanıyan bir yasayı dayatması ve anayasa sürecini antidemokratik bir şekilde oldu bittiye getirmeye çalışması, yüz binlerce kişinin direnişi ve başkanlık sarayını kuşatması sayesinde püskürtüldü. Mursi, yasanın iptal edildiğini açıklarken anayasa referandumun tarihini değiştirmedi.

Mısır Cumhurbaşkanı Mursi, 15 Aralık’ta referandum için güvenliği sağlaması ve sokağı kontrol etmesi için orduya sivilleri tutuklama yetkisi verdi.

2011 Ocak’ında halk tarafından iktidardan indirilen diktatör Mübarek’in arkasında duran Mısır ordusu ayaklanmaya müdahale etmemiş, devrimin ardından doğan boşluğu kullanarak yönetimi ele geçirmişti. Kasım’da Tahrir Meydanı’nı dolduran yüz binler Askeri Konsey’in iktidarına son verilmesi ve serbest seçimlerin yapılmasını istemiş, bunu da kazanmıştı.

Seçimle işbaşına gelen Mursi, devrimin devam etmesini isteyen halkın isyanı karşısında orduyu geri çağırdı. Devrimciler şimdi aynı anda Nursi’ye ve Mısır ordusuna karşı mücadele ediyor.

• Mart 2012 halk 49 yıldır iktidarı zorbalıkla elinde tutan Esad diktatörlüğüne karşı ayaklandı. Ayaklanmanın 6 ayında süren barışçıl protestolara karşı Esad’ın katliam yapmaya başlamasıyla insanlar ülkeyi terk etmeye başladı.

• 22,5 milyon nüfusu olan Suriye’den kaçıp canlarını kurtarmak için komşu ülkelere sığınan insanların sayısı bugün yarım milyona ulaştı.

AKP bir dizi politik skandala imza atıyor: Kentsel dönüşümde çılgın değil gözü dönmüş projeler, Kürt sorununda savaşçı dil, cumhuriyete sahip çıkmak için AKP’li vekillerin yarışmacı ruh hali, BDP’li vekillerin dokunulmazlıklarını takıntı haline getirmeleri, Pınar Selek davası gibi arka arkaya patlayan yargı skandalları, Uludere katliamının üzerini örtme girişimleri, sorumlu komutana madalya takılması, aralıksız süren KCK operasyonları, baş denetçi saçmalığı gibi bir dizi politik gelişme daha yaygın bir huzursuzluk yaratıyor.

Krizin merkezi olan Euro bölgesi (17 Avrupa Birliği üyesi ülke), Temmuz-Eylül döneminde 0,1 küçüldü.

Durgunluk devam ediyor.

AB’yi ayakta tutan Alman ekonomisinin büyüme hızı kesiliyor. Yılın ilk 3 ayında yüzde 0,5 oranında büyüyen Alman ekonomisinde, ikinci çeyrekte yüzde 0,3 ve son 3 ayda yüzde 0,2 büyüme gerçekleşti.

2009’dan bu yana kesintisiz olarak büyüyen Türkiye ekonomisi sert inişe geçti. Sanayi üretimi geriledi. Küresel ekonomik kriz, Türkiye kapitalizmini de etkiliyor.

Ekonomi bu yılın ilk çeyreğinde 3.4, ikinci çeyrekte 3.0 büyümüştü. Büyüme yılın 3. çeyreğinde (Temmuz-Eylül) 1,6 oldu. Hükümet ve sermaye çevrelerinin beklentisi ise yüzde 2,6 idi.

• AKP hükümetinin hazırladığı 2013 bütçesinin yüzde 10,4’ü savunmaya, yani savaşa ayrıldı. 2012’de savunma harcamaları 34,5 milyar iken 2013’te 42,4 milyara çıkarılıyor.

• Milli Savunma Bakanlığı’nın 2012 yılında 18 milyar 229 milyon lira olan bütçesi, 2013 yılında 20 milyar 359 milyon liraya çıkarıldı. Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) bütçesindeki artış yüzde 32. MİT, Jandarma ve Emniyetin için bulunduğu güvenlik kurumlarına ayrılan ödenek 22 milyar lira.

Milyonlarca işçi ve emekçiye ekonomik büyümeden pay verilmedi. Ücretler yerinde sayarken alım gücü düşüyor. Hayat pahalanıyor ancak ne asgari ücret ne de işçi ve memur maaşları insanca yaşayacak bir seviyeye ulaştırılıyor.

Şimdi mücadele etmezsek yarın krizin dolaysız etkileri geldiğinde ne işimizi ne de hiçbir şeye yetmeyen ücretlerimizi koruyabiliriz. İşçilerin önünde dört mücadele başlığı duruyor:

AKP, Ortadoğu ve Balkanların tek Kürt temsilcisi olduğunu iddia edip duruyor. Herhalde Kürt halkının siyasetçilerini cezaevine tıkarak, vekilliklerini gasp ederek ya da dokunulmazlıklarını kaldırarak kısaca ortada Kürtlerin siyaset yapabileceği herhangi bir zemin bırakmayarak tek temsilci olabileceğini zannediyor.Ancak bugün dokunulmazlıkları tartışılan vekiller, 12 Haziran’dan bir önceki seçimlerden de oylarını arttırarak, yüzde altı oyla, Kürt halkının oylarıyla seçildiler.

Kürt halkının demokratik siyaset yapmasını engelleyen KCK operasyonları devam ediyor. Van, Iğdır, Batman, Siirt, Mardin ve Dersim’de gözaltına alınanlar BDP’nin belediye başkanları, il ve ilçe yöneticileri, BDP çatısı altında siyaset yürütenler. Bir çoğu tutuklandı.

Hükümet bir yandan vekillere siyaset kanalını kapatmaya çalışırken diğer yandan da BDP içinde siyaset yürütenlere yönelik operasyonları 2009’dan beri sürdürüyor. Siyaset yapmak demokratik, meşru bir haktır. Tutuklamalar sona ermelidir.

Ferhat Kentel
İnat etmişler, iman etmişler; Pınar Selek’i içeri atacaklar... Her şey o kadar ayan beyan ki... Bu dava “hukuk” davası falan değil; bu dava, “intikam” peşinde koşanların, boyun eğdiremedikleri bir insanın bileğini bükme, yerlerde süründürme operasyonundan başka bir şey değil. Utanma falan yok ama gene de her şeyi sanki hukuk görüntüsü altında satmaya çalışıyorlar..

68. günde sona eren açlık grevlerinin en önemli taleplerinden biri olan anadilde savunma hakkının kabul edilmesi için grev devam ederken başlayan girişimlerin sonucu yarım yamalak öne sürülen anadil düzenlemesi de bütçe görüşmeleri sonrasına bırakılarak ertelendi. Binlerce Kürt anadilinde savunma hakkı hala kabul edilmediği için tutuklu.

Kürt sorununda çözüme katkı sunacak adımları atmayı ertelemeye son verin, çözümsüzlüğe değil barışa katkı sunun! Tüm Kürt tutsaklar için anadilde savunma hakkı koşulsuz olarak kabul edilmelidir.

CHP milletvekili Hüseyin Aygün, Alevi milletvekilleri ve meclis çalışanları için cemevi yapılması için yaptığı başvuruyu reddeden TBMM Başkanlığı tarafından reddedilince yargıya başvurmuştu. Mahkemeye gerekçesini gönderen TBMM Başkanlığı, Alevilerin ibadet yerinin cami-mescit olduğunu cemevlerinin ise ibadethane olduğunu savundu.

Bununla da kalmayan TBMM Başkanlığı, İslamı yorumlamaya kalktığı gibi Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Sünni-Hanefi inancı değil tüm inançları temsil ettiğini savundu. Kemalist yasalara sırtını dayayan Cemil Çiçek’e göre mecliste cemevi açılması laikliğe, milli egemenliğe, “vicdan, din inanç hürriyeti”ne aykırı!

559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası