Mısır’da Cumhurbaşkanı Mursi’nin kendisine çok geniş yetkiler tanıyan bir yasayı dayatması ve anayasa sürecini antidemokratik bir şekilde oldu bittiye getirmeye çalışması, yüz binlerce kişinin direnişi ve başkanlık sarayını kuşatması sayesinde püskürtüldü. Mursi, yasanın iptal edildiğini açıklarken anayasa referandumun tarihini değiştirmedi.

Devrim bir süreçtir

Arap Baharı’nın bir parçası olan Mısır’da ayaklanma başladığında Türkiye’de bazıları, bunun bir devrim olmadığını, bu hareketin sadece Müslüman Kardeşleri (MK) iktidara getirmekle sınırlı kalacağını savunuyordu. Son yaşanan süreç hem Mısır halkını küçük gören İslam düşmanı fikirlerin, hem de devrimin bittiğini ilan eden görüşlerin yanlış olduğunu kanıtladı. Devrim bir süreç ve devam ediyor.

MK ve devrim

25 Ocak devrimine mesafeli yaklaşanlar, bugün Mursi karşıtı gösterileri “dincilere karşı laikler” olarak etiketlemek istiyor. Oysa gerçekte sokakta olanlar 25 Ocak devrimini yapan, Tahrir Meydanı’nı 18 gün boyunca dolduranlardır. MK liderliği, kendi tabanının da eylemlere katılmasına karşın, Mübarek’in devrileceği kesinleşene kadar harekete geçmedi. Harekete geçtiğinde ise devrimi sınırlamaya ve orduyla anlaşmaya çalıştı. Baskıcı bir anayasa dayatan, ordunun yetkilerini arttıran Mursi ve Selefiler de, Mursi karşıtlığında birleşen liberaller ve eski rejim kalıntıları da işçilerin, yoksulların haklarını koruyan bir anayasa istemiyor.

Devrimcilerin tutumu

Mısır’daki Devrimci Sosyalistler bir yandan Mursi’nin düzen yandaşlığını teşhir ederken, öteki yandan eski rejim yandaşlarını sokaktaki hareketten tecrit etmeye çalışıyor. Mübarek’e karşı mücadele ederken Müslüman Kardeşlerin yoksul tabanını kazanmaya çalışan sosyalistler, bugün de devrimin devam etmesini isteyen herkesin birliğini sağlamaya çalışıyor.


559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası