Geçen hafta IMF, AB merkez bankası ve AB komisyonunun oluşturduğu Troyka tarafından dayatılan ve Kıbrıs’ın en büyük iki bankasının 17 milyar avroluk “kara deliğini” kurtarmak için tasarruf hesabı olanların vergi ödemesini salık veren, yani krizin kurbanlarına bedel ödeten kredi anlaşması Kıbrıs parlamentosunda reddedildi. Böylece 2008’de kriz başladığından bu yana tüm Avrupa’da egemenlerin dayattığı ve krizin faturasını sıradan insanlara kesen kredi paketlerini ilk kez bir parlamento reddetmiş oldu.

Uzun yıllardır Avrupa’nın en düşük kurumlar vergisi oranıyla ve şişirilmiş banka sektörüyle bir finans merkezi haline gelmeye çalışan Kıbrıs egemen sınıfının ve henüz bir ayını doldurmayan hükümetin başı büyük belada.

2 büyük bankadan biri battı

Paketin reddedilmesinin ardından acilen toplanan Troyka ülkenin en büyük bankalarından Laiki Bank’ın kapatılarak bankadaki 100 bin avronun altındaki hesapların Bank of Cyprus’a aktartılacağını ve bu miktarın üzerindeki hesaplardan yüzde 40 vergi alınacağını açıklayarak küçük hesap sahiplerinin mevduatlarına dokunulmayacağı garantisini vermeye çalışsa da Kıbrıs’ta yaşanılan sürecin etkisi önümüzdeki dönemde daha büyük olacak. İki büyük bankadan birinin kapanmasıyla çalışanlarının işsiz kalmasından binlerce kişi etkilenecek.

Yeni anlaşmanın parlamentoda oylanmadan hükümet tarafından onaylanması ise AB demokrasisinin sınırlarını gösteriyor. Bütün halkın hayatını etkileyecek böylesi ciddi bir karar, yeni bir “kaza çıkar” korkusuyla parlamentonun önüne getirilme gereği dahi duyulmuyor.

Grev sloganları

Hesap sahiplerinin paralarını çekmesi ve böylece tüm bankacılık sektörünün çökmesi riskine karşı bankalar günlerdir kapalı. Bloke edilen hesaplarından para çekemeyen Kıbrıs halkı ise uzun yıllardır ilk kez kitlesel gösterilerle sokakta. Paket oylanırken parlamento önünde yapılan eylemde ‘grev’ sloganları öne çıktı. Kıbrıs için AB’nin önerdiği ‘kurtarma’ kredisi miktarı Yunanistan ve Portekiz’e dayatılandan bir hayli az olsa da ülkede yaşanılanlar güney Avrupa ülkelerinde avro para biriminden çıkmak konusundaki basıncı arttırıyor.

Yeni anlaşmayla hükümet ve Troyka zaman kazanmak için çabalasa da hikaye burada bitmiyor. Kıbrıs tüm Avrupa'daki krizin parçası ve bankacılık sektörünün çöküşünü gösterdi. İspanya’da geçen hafta sonu “Hepimiz Kıbrıslıyız” diyerek yapılan dayanışma eylemleri bugün Kıbrıs’ta yaşanılanların gelecekte, genç işsizliği yüzde 50'yi geçen İspanya'da, hala hükümet kurulamayan İtalya'da ve Portekiz’de yaşanılacakların işareti olması riski, Avrupalı kapitalistleri korkutuyor.


559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası