Bir yıldan az bir zamandır varolmasına rağmen, Nouveau Parti Anti-Capitaliste (Yeni Antikapitalist Parti) bütün Fransa'yı sallıyor. Geçen ay NPA'nın düzenlediği yaz kampına katılan Chris Harman partinin şu ana kadarki başarıları ve gelecekte yüzleşeceği zorluklarlukları anlatıyor.


Chris Harman
'NPA'nın Yaz Üniversitesi Fransa'da devrimci solun geçen yıl boyunca kaydettiği muazzam ilerlemeyi gösteriyor. 2009'un başında, Fransa'daki en büyük devrimci sosyalist örgüt olan marksist Devrimci Komünist Birlik (LCR) kendini feshetti. Üyeleri, NPA'yı kurmak amacıyla yeni insanlarla bir araya geldiler.

LCR, Fransız işçi sınıfının geçmişteki halini yansıtıyordu. Merkezdeki üyelerinin 30 yıllık geçmişi bulunan, çoğunlukla beyaz Avrupalılardan oluşan bir partiydi. Yaz Üniversitesi ise çok daha gençti ve çok sayıda yeni insan vardı. Bunun bir sonucu olarak da, çok daha dinamikti.

 

Önemli bir nokta, çoğunlukla göçmen kökenli insanların çok katlı binalarda yaşadığı şehrin banliyölerinden katılımın fazla olmasıydı. Çok sayıda Afro-Amerikan ve Arap vardı. Bu yeni atmosfer, müslümanlara nasıl yaklaşılacağı gibi LCR içinde daha önce asla tam anlamıyla tartışılmamış konuların gündeme gelmesine olanak tanıyor. Bu yıl yapılan etkinlik 2006'da LCR'ın yaptığı yaz etkinliğinden iki kat daha büyüktü.

Eğer buluşma yerinin kapasitesi sınırlı olmasaydı, etkinlik çok daha büyük olabilirdi çünkü rezervasyonlar haziran ayında tamamen dolduğu için kayıtları durdurmak zorunda kalındı. LCR, 2000 ile 3000 arasında aktif üyeye sahipken NPA şimdiden bu sayıyı üçe katladı. İçinde bir çok marksist olmasına rağmen marksist bir parti olduğunu iddia etmiyor.

Partiye yeni insanların akın etmesi, insanların fikirlerini açıklamaya teşvik eden bir süreci başlattı. Yeni parti oluştuğunda, marksistler sıkı bağları olan çekirdek bir grup oluşturup fikirlerini diğer herkese dayatmaya çalışabilirdi. Ama sonra, yenilik arayışıyla partiye gelen çok sayıda kişi çekip giderdi. Örgütteki marksistler NPA toplantılarından önce ayrıca toplantılar yaptıktan sonra dönüp herkese ne yapacağını söylemiyor. Diğer yandan birer aktivist olarak deneyimleri işlerin nasıl yapılacağını bildikleri anlamına geliyor. Bu durum, nadiren de olsa gerilime yol açabilir. Sorun bu gerilimlerle nasıl baş edileceği. Marksistler, sabırla yeni insanlarla fikirlerlerini ve taktiklerini tartışmayı öğreniyorlar. Ancak bu elbette bir günde tamamlanabilecek bir süreç değil.

Yaz Üniversitesi, bir başlangıç noktası. İnsanların Akdeniz'in kıyısında birlikte tatil yaptıkları ve politika tartıştıkları rahat bir ortama sahip. Sanayi işçilerinin idare ettiği "Devrimciler ve sendikalar" ve banliyölerdeki polis şiddetine nasıl karşılık verileceği hakkında önemli oturumlar vardı.

NPA'nın gelecekteki politik hattı, bir yandan bu tartışmalara diğer yandan ise Fransa'daki mücadelelere göre şekillenecek. Fransa'daki durum İngiltere'dekinden çok daha farklı. Burada, son 15 senedir direnişler gelişti ama bunlar sendika bürokrasisi tarafından durduruldu. Fransa'da 1995'den beri mücadele dalgaları birbirini izledi. Her dalgadan aktivistin yeni partide bir araya geldiğini hissedebiliyorsunuz. Ama parti her zaman başarılı olmadı. Sol güçler mayıs ayında yapılan Avrupa Parlementosu seçimlerinde umulduğu kadar iyi bir sonuç alamadı.

Nicholas Sarkozy'nin sağ kanat hükümetiyle mücadelede bir dizi tek günlük grev yaşanmasına rağmen bir atılımın gerçekleştiği söylenemez. Görüşmeleri yürüten sendika liderleri, müzakareler devam ederken çalışanlara işlerinin başına geri dönmelerini söyledi. Sonuçta seçimler bir çelişkiyi gözler önüne serdi; ne Sarkozy ne de ona karşı olan güçler işlerini iyi yapamıyor. Ama Yaz Üniversitesi'ne hakim olan duygu moral bozukluğu değildi.

Partinin en çok bilinen figürlerinden Olivier Besancenot yaptığı ana konuşmasında partinin bir günde inşa edilemeyeceğini, bunun bir süreç olduğunu vurguladı. Bir yandan mücadelenin yükselmesine hazır olmanın, öte yandan işçi sınıfını içinde bağlar yaratmayı öğrenmenin önemini anlattı. Halka politik bir odak sağlamanın gerekliliği üzerinde durdu.

Fransa'da, sık sık seçim yapılıyor ve devrimci solun yeni mevkiler kazanması daha büyük bir ihtimal. Çünkü seçim sistemi buna  uygun. Eminim gelecekte seçim ile ilgili farklı görüşler olacak. Ayrıca eminim ki işten atmalarla nasıl mücadele edileceği, faşist saldırılara nasıl cevap verileceği konularında da tartışmalar olacak. Ancak bunlar sağlıklı tartışmalar, bir parti bu şekilde gelişir.

Fransa'daki NPA deneyimi, benim için, radikalleşme dalgası bir kez başladığında devrimci sosyalistlerin kullanabileceği olanakların da nasıl arttığının bir örneği. Bu deneyimi bugün doğrudan İngiltere'ye uyarlayabileceğimizi sanmıyorum. Şimdilik, insanların her zaman mücadele etmek için yeteri kadar cesaretli olmadığı bir ortamda düşüncelerimizi savunuyoruz. Ama umuyoruz ki bu değişmeye başlayacak.'

Onur Devrim Üçbaş, Socialist Worker'dan çevirdi

 


559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası