ABD’li ırkçıların imal ettiği ve ülkedeki başkanlık seçimine Cumhuriyetçilerden yana bir müdahale olarak yorumlanan “Müslümanlarım Masumiyeti” adlı İslamofobik film, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da yaygın gösterilere neden oldu.

11 Eylül’de Libya’da ABD büyükelçisi ve 3 elçilik çalışanı öldürüldü. Yemen’de ABD elçiliği basıldı. Mısır’da da ABD elçiliğine saldırıldı. Afganistan’da Taliban NATO üssüne girdi. Olaylar üzerine bildiri yayınlayan Mısırlı Devrimci Sosyalistler şu değerlendirmeyi yaptı:

“Devrimci Sosyalistler Hareketi, Müslüman ya da Hristiyan, her türlü dini yer ve sembole karşı yapılan saldırıları kınadığını belirtir. Bunlar mezhepçi eğilimleri ve kutuplaşmayı derinleştiriyor, işçi ve köylü kitlelerinin çoğunluğunun, yoksulların ve ezilenlerin saflarını bölüyor. Bu tür saldırılar kitle mücadelesini, birliği, milyonlarca insanın kaderini elini tutan sömürücüler ve bankerler çetesine karşı bilincin gelişmesini ve öz örgütlenmeyi zayıflatıyor.

Biz aynı zamanda Arap devrimlerinin gerçek savaşının diğer kültürlere ya da ifade özgürlüğüne değil, ABD emperyalizmine karşı olduğunu vurguluyoruz. Bu savaşın kazanılmasının tek yolu tüm halkların, işçilerin ve ezilenlerin içeride ve dışarıdaki sömürücülere karşı devrimci mücadelelerinin büyümesidir. ABD emperyalizmine karşı olan bu savaş bir “medeniyetler çatışması” sorununa indirgenemez. Küçük bir grubun Libya, Mısır ve Yemen’deki ABD elçiliklerine ve üslerine yönelik şiddeti de, bağımsızlık ve ulusal özgürlük için sürdürülen aşağıdan kitlesel mücadelenin yerine ikame edilemez.”


559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası