Savaş şiddetleniyor. Her gün yeni ölüm haberleri geliyor. Ölümlere tepkilere ve barış çağrılarına yanıt veren Başbakan “'Silahların bırakılmasını isteyenler varsa bizler, devlet olarak zaten silahların bırakıldığı yerde operasyonları devam ettirmeyiz” dedi.

Kuşkusuz bu bir TC başbakanı için ileri açıklama. Ancak Erdoğan’a kim neden güvensin ki?

“PKK silah bırakırsa, biz de operasyonları durdururuz” açıklaması gazete manşetlerine çıktığı sabah İstanbul’da yine BDP’lilere karşı “KCK operasyonu” yapıldı. Silahlı bir eyleme katılmamış 8 bin BDP’li tutukluyken Erdoğan’ın sözüne Kürtler neden güvensin?

Başbakan pişkince BDP’li milletvekilleri için “yargıya talimat verdik” demişti. Milletvekili olmadan önce hakkında açılan BDP İstanbul milletvekili Sebahat Tuncel’e mahkeme 8 yıl 9 ay hapis cezası verdi. Yurtdışına çıkışı yasaklanan Tuncel, hakkındaki karar Yargıtay tarafından onanırsa hapse girecek. Seçilmişlerin üzerine atanmışları, polisleri ve yargıçları gönderen Erdoğan’a kim güvenebilir ki?

Başbakanın çağrısının güvenilir bulunması için, önce hükümetin tutum değiştirmesi gerekli.

“KCK davalarında” yargılanan BDP’lilerin Kürtçe savunma haklarının tanınması güven verebilir.

Roboski katliamının tüm sorumluların açığa çıkarılıp yargılanması Kürt halkına güven verebilir.

Erdoğan ise güven verici hiçbir adım atmadığı gibi diğer hükümet üyeleriyle birlikte BDP’yi hedef alarak Kürtlerin kızgınlığını artırıyor.

Devlet tutum değiştirirse silahlar susar. Kürt hareketinin liderliği ve Abdullah Öcalan bunu defalarca söyledi. Ancak 29 Kürt isyanına neden olan devletin tutumu hala değişmedi.

Çözüm lafla değil somut adımlarla gelecek. Erdoğan ve AKP hükümeti, 30 yıldır denenmiş ve iflas etmiş baskı politikalarında ısrar ettikçe insanlar ölüyor.


559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası