• Tsunami olasılığı bilinmesine ve dikkate alınmasına rağmen, boyutları küçümsendiğinden ötürü yeterli derecede önlem alınmadı.

• Japonya nükleer teknolojide de diğer teknolojik gelişmelerde olduğu gibi önemli bir konumdayken bu felaket meydana geldi. Japonya'nın iyi organize olmuş ileri derecede acil durum yapılanması, acil durum esnasında devreye girecek tepki mekanizmaları ve işine adanmış, işinde uzman işçileri vardı. Ancak görüldü ki, "en iyi nükleer güvenlik rejiminde bile olsanız, kazaların karmaşık yapısı acil durum tepkilerinizi boğabilir".

• Nükleer santralleri tasarlarken ve/veya inşaa ederken tüm olasılıkları göz önünde bulundurduğunuzu düşünseniz, tüm alternatif felaket senaryolarını kurguladığınıza emin olsanız bile beklenmedik bir durumla karşı karşıya kalabilirsiniz ve bu 'beklenmedik' durum nesillerce sürecek bir felakete neden olabilir. Hiçbir zaman tüm ihtimalleri göz önünde bulundurduğunuzu iddia edemezsiniz. Prof. Dr. Teller'ın sık sık kullandığımız manidar sözüne bir daha kulak kabartacak olursak: "Ciddi bir nükleer aksilik olması olasılığı gerçektir, bir aksilik olması durumunda meydana gelecek hasar ise sonsuzdur."

• Ciddi bir iklim değişikliği dönemine hızla girerken, su baskını, fırtına ve benzeri beklenmedik ani, aşırı hava olayları kendisine paralel bir şekilde beklenmedik felaketlere yol açma potansiyellerini her zaman taşır.

• Güvenli bir yerde yedek ekipmanların bulunması ve insanların bu ekipmanları nasıl kullanacağını bilmesi, çıkarılacak en bariz derslerden biri. Türkiye'nin ise, henüz (ve umarız hiç bir zaman) nükleer santrali olmamasına rağmen dünyanın en önemli 20 radyoaktif kazası arasında yer alıyor olması ve deprem gibi afetlerde gördüğümüz aciz durum, nükleer santraller için çıkarılan bu en bariz dersi ne kadar ciddiye almamız gerektiği alarmını vermekte. Kaldı ki, Akkuyu-Ecemiş fay hattının 25 km (Enerji Bakanı "100 km" diyor, hadi öyle olsun) uzağındayken yıllar önce alınan lisans bugün geçersizdir.

• Kesin olarak ne yaptığını bilen çalışanların ve uzmanların sürekli olarak santralde görev yapması ve küçümsenen risklerin kontrol altında tutulması gerekir. Türkiye'nin santrali de nükleer uzmanlığı da hiç olamadı.


559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası