CHP ve MHP, barışı engellemek için provokasyon ve saldırı siyasetini hayata geçirmeye çalışıyor.

Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’nin saldırgan biçimde barışa karşı çıkmaları, tesadüf değil. Her iki partinin varlık nedeni olan Kemalist baskı rejimi çatırdıyor.

Bekçi CHP

CHP halkların hapishanesini kuran ve Kürt halkının baskı altında yaşamasına neden olan devletin kurucularının partisidir. Bugün zenginlerin blok olarak desteklediği CHP’nin tarihsel işlevi Kemalist rejimin bekçiliğidir. Devlet partisi CHP’de iki ses varmış gibi gözüküyor. Bir yanda Kürtlerin Türklerden daha aşağı olduğunu meclis kürsüsünden söylemek cüretini gösteren Birgül Ayman Güler’lerin ırkçı çizgisi ki bu çizgi Kılıçdaroğlu’nun da ana söylemi ve partinin çizgisi.

Bir de ulusalcı ırkçılardan farklı olduklarını söyleyenler var. “Barış için demokrasi başlıklı” bildiriyi yayınlayan CHP’liler ise çözüm sürecinin önüne neredeyse bütün beşeri sorunları koyuyor ve asıl olarak PKK’ye seslenerek bu süreçten çekilmesini istiyor. Türkiye’nin tüm sorunlarının çözümünü Kürtlerle devlet arasındaki barış görüşmelerinin gündemi haline getirmeye çalışmak, çözümü imkansız bir hale sokma isteğinin ifadesidir.

CHP’den yükselen iki ses de aynı şeye hizmet ediyor: Çözüm süreci hakkında kuşku yaratmak, her şeyin daha kötü olacağı kanısı yaymak, Türkleri Kürtlere karşı kışkırtmak ve Kürtleri kendi içlerinde bölmeye çalışmak.

Tetikçi MHP

CHP Kemalist rejimin bekçisi ise ortağı MHP de rejimin tetikçisidir. Kürtlere Kürtçe konuştukları için işkence yapan, köylerini yakan, 17 bin kişiyi “faili meçhul” cinayetlerde katleden, gerillalarının kulaklarını burunlarını keserek fotoğraf çektiren devletin MHP üyesi görevlileriydi.

Ülkücü faşistler akan kandan besleniyor ve tam da bu yüzden silahların hiç susmamasını istiyor. Halka karşı terör ve tehdit oluşturan bu partinin yasal varlığını sürdürebilmesi, hiçbir soruşturmaya tabi tutulmaması kabul edilemez. Faşist parti MHP’ye yeni Türkiye’de yer yoktur. MHP ve askeri uzantısı olan Ülkü Ocakları kapatılmalıdır.

CHP-MHP blokunun etrafında yuvalanan irili ufaklı ırkçı örgütlenmelerin bazıları kendilerini solcu gibi gösteriyor. Onlar sosyalist değil nasyonal sosyalist ve sonları Kılıçdaroğlu’nun Bahçelininkiyle aynı olacak. Yenilmeye ve tasfiye olmaya mahkumlar.


559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası