Doğan TARKAN
Darbeyi destekleyen “sol” kanat 27 Mayıs darbesini aklamak için yeni bir “açılım” buldu: 1974 Portekiz Devrimi.
İki darbeci yazar, CHP’den Bedri Baykam ve TKP’den Kemal Okuyan      27 Mayıs üzerine yazdıkları yazılarda darbenin devirdiği DP iktidarını “Hiçbir meşruiyeti kalmayan, halk düşmanı, gerici bir iktidar” (Kemal Okuyan) ve “27 Mayıs meşruiyetini tamamen kaybetmiş bir iktidara karşı yapılmıştı” (Bedri Baykam) diye tanımlayarak 27 Mayıs darbesini aklıyor. Kemal Okuyan “...devrimci dönüşümlerin bir yerinde mutlaka ‘27 Mayıscı’ bir damar olacak” diyerek daha da ileri gidiyor.

Her iki “solcu” yazar 27 Mayıs’ın meşruluğunun kanıtı olarak 1974 yılı Portekiz’ini gösteriyorlar.
DP iktidarını tanımlarken hemen hemen aynı ifadeleri kullanan Bedri Baykan ve Kemal Okuyan 1974’de Portekiz’de yaşananlarla da darbelere meşruiyet kazandırmaya çalışıyoR.

1974’de Portekiz’de ne oldu?
1974 yılında Portekiz’de 50 yıldır iktidarda olan bir faşist parti vardı. 28 Mayıs 1926’da Portekiz’de bir darbe oldu. İki yıl sonra Antonio de Oliveira Salazar iktidara geldi ve Estada Novo adlı faşist devleti kurdu.
Yaklaşık 50 yıl sonra bir darbe Salazar’ın kurduğu bu rejimi deviriyor. Ne var ki 1974’de Portekiz’de yaşananlar ile 1960’da veya 71’de veya 80’de veya günümüzde Türkiye’de yaşananlar arasında hiçbir benzerlik yok.
O yıllarda ve hâlâ Avrupa’nın en yoksul ülkesi olan Portekiz aynı zamanda 5 sömürgeye sahipti: Angola, Mozambik, Gine Bissau, Sao Tome ve Doğu Timor. Bu beş sömürgeden Afrika kıtasında olan ilk üçünde 1960’larda başlayan ulusal kurtuluş hareketleri vardı ve her üç hareket de oldukça başarılıydı.
Portekiz bütçesinin yarısı sömürge savaşlarını sürdüren orduya gitmekteydi ve sadece 9 milyon nüfusu olan Portekiz sömürge savaşlarını sürdürebilmek için gençleri 4 seneliğine askere almaktaydı.
Bu yoksul ülkede 150 şirket tüm ekonomiyi kontrol etmekteydi. İçlerinden birisi Companhia Uniao Fabril (CUF) Gine Bissau’nun büyük bir kısmına ve Portekiz’in gayrı safi milli hasılasının yüzde 10’una sahipti.
25 Nisan 1974’de ordu içinde faşist diktatörlüğe karşı olan ve sömürge savaşından bıkmış yüzbaşıların oluşturduğu Movimento das Forças Armadas, MFA (Silahlı Kuvvetler Hareketi) darbe yaptı.
MFA bir yandan da Genelkurmay 2. Başkanı Antonio de Spinola ile ittifak içindeydi.
Spinola sömürge savaşlarında bulunmuş bir komutandı ve daha önce Salazar’ın yerine geçmiş olan Marcello Caetano tarafından görevinden alınmış olmasına rağmen yüzbaşılar darbesi öncesinde gene aynı Caetano tarafından desteklenmekteydi.
25 Nisan günü yanyana gelen bu güçler Ulusal Selamet Komitesi’ni kurarak darbeyi gerçekleştirdi.
Faşist Caetano’nın kendisini devirecek güçlerle ittifak kurmasının tek nedeni beklenen güçlü işçi hareketiydi.
Nitekim darbecilerin kontrolündeki radyo halktan evlerinde kalmasını ısrarla istemesine rağmen işçiler sokaklara döküldü. Darbeyi gerçekleştiren askerlerin silahlarının namlularına kırmızı karanfiller takıldı.
Darbeden kısa süre sonra başta Portekiz Komünist Partisi ve Sosyalist Parti olmak üzere bir dizi sol örgüt ortaya çıktı.
Gene darbeden 5 gün sonra, 1 Mayıs’ta 500 bin emekçi gösteri yaptı. (Portekiz nüfusunun 9 milyon olduğu düşünülürse her 18 Portekizliden birinin 1 Mayıs gösterisine katıldığını çıkarabiliriz.)
Sonraki günler özgürlük günleri oldu. Her tarafta işçiler sokaklara çıktı. Bir çok fabrika işgal edildi.
Kır yoksulları toprakları işgal etti.
Memurlar işyerlerindeki eski faşist yöneticileri ayıklamaya başladılar. Okullarda ve üniversitelerde de aynı şey yaşandı.
Eski faşistlerle işbirliği içindeki sağ kanat 3 kez darbe yapmaya kalkıştı.
27-28 Eylül 1974 darbesi işçilerin barikatları önünde yenildi. Darbenin li- deri Spinola Brezilya’ya kaçtı.
Ertesi yıl Spinola tekrar darbe girişiminde bulundu ve gene yenildi, tekrar Brezilya’ya kaçmak zorunda kaldı.
Ama sonunda 25 Kasım 1975’de sağcı darbe başarılı oldu ve ordu içindeki sol kanadı temizledi. Asker komitelerini dağıttı. Grevlere son verdi.
Portekiz Devrimi artık yenilmişti.

27 Mayıs ve Portekiz Devrimi
35 yıl önce Portekiz’de yaşananları 27 Mayıs 1960 darbesi ile benzetmek tek kelime ile cahillik veya bilinçli bir çarpıtma.
27 Mayıs’ta darbeciler iktidarı ele geçirdi ve ordunun durumunu güçlendirdi.
Yıktıkları Demokrat Parti hükümeti Kemal Okuyan ve Bedri Baykam’a göre meşru değil. Neden?
DP büyük bir halk desteğine sahip. Üst üste bütün seçimleri kazanıyor. Buna rağmen  meşru değil ve “halk düşmanı.”
Neden? Çünkü zinde güçlerin desteğine sahip değil. Çünkü Portekiz’de üniversitelerden temizlenen profesörler Türkiye’de  27 Mayıs öncesinde darbeyi çağırıyorlar. Aynı şekilde Portekiz’de temizlenen bürokrasi 27 Mayıs’ta darbeyi destekliyor. Yani TKP’li Kemal Okuyan ve Bedri Baykam, kendileri de zinde güçler olarak DP iktidarını halk düşmanı ilan ediyor. Bu iki zat zaten bugün de AKP hükümetini meşru görmüyor. AKP’den büyük halk olduğunu söyledikleri günlerde AKP oy oranını yüzde 47’ye çıkardı.
Zinde güçlerin bütün saldırılarına rağmen AKP hala kendisinden sonra gelen iki partinin toplamı kadar oy alıyor ve TKP oy kaybetmiş durumda.
Portekiz’de ise darbe ile birlikte büyük bir devrimci işçi hareketi başlıyor. Sadece Portekiz’de deği,l bütün Avrupa’da egemen sınıflar korku içinde. Devrim, sosyal devrim bekleniyor ve bu nedenle 1-2 yıl içinde 3 darbe girişimi daha oluyor. Ta ki devrim nihai olarak yenilene kadar.
Türkiye’de 27 Mayıs sokağa çıkma yasağı ilan ederken, Portekiz’de yüzbinlerce işçi sokaklarda gösteri yapıyor. Özgürlük istiyor.
Portekiz işçileri sadece özgürlük istemiyor, özgürlükleri ele geçiriyor. Mücadele ediyor. Ya Türkiye? 27 Mayıs sonrasında? Zinde güçler dışında kime özgürlük var? İşçi hareketi nerede?
Portekiz’de işçiler ve namlularında karanfil olan askerler, askeri ve sivil hapishaneleri basım mahkumları serbest bırakıyorlar. Türkiye’de 27 Mayıs DP’lilerin yanı sıra bir avuç olan solcuları da tutukluyor.
Tabii bir de işin sömürge savaşı kısmı var. Portekiz ordusu Angola, Mozambik ve Gine Bissau’da savaşırken ve bu savaştan bıktığı için ayaklanıyor.
25 Nisan’ı izleyen günlerde Portekiz Ordusu sömürge savaşlarından çekili- yor. Portekiz sömürgelerinde emperyalizmin çıkarlarını savunmak ABD’nin görevi haline geliyor.
Ya Türkiye?
Kürt sorununda, diğer azınlıklar konusunda her hangi bir ileri adım var mı?
Kürtlerin kimlikleri mi tanınıyor, yoksa onlar da mı baskı altına alınıyor?
27 Mayıs 3 kişiyi idam ediyor. Neden idam edildikleri belli değil. Tek neden ya da amaç gözdağı vermek. Nitekim Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP ve MHP Tayyip Erdoğan’ı idam etmekle tehdit ediyorlardı.
Ve bütün bu aptalca darbe şakşaklığı son yılların en güçlü egemen sınıf partisini daha da güçlendiriyor.
AKP iktidarı gücünü aptal darbecilerden alıyor.
Portekiz’de ise devrim yenilene kadar işçiler güçlerini kendi mücadelelerinden alıyorlardı.
Son nokta, Portekiz Komünist Partisi hep Spinola’yı destekledi. 25 Nisan’dan sonra iki kere daha darbe yapmaya çalışan eski sömürge generalini desteklediler.
Kemal Okuyan ile dayanmaya çalıştığı gelenek arasında böyle bir benzerlik var.

 

Portekiz Devrimi’nin kronolojisi
l 25 Nisan 1974
Subaylar faşist Caetano rejimini devirdiler ve Vaetano’nun yerine Spinola başkan oldu.
l 1 Mayıs 1974
Darbeden 5 gün sonra 500 bin işçi Lizbon’da yürüdü.
l 27-28 Eylül 1974
Spinola “sessiz çoğunluğu” gösteriye çağırdı ve darbe yapmaya çalıştı. İşçiler yollara barikatlar kurdular. Sağcı darbeciler tutuklandı, Spinola Brezilya’ya kaçtı.
l 11 Mart 1975
Gene Spinola önderliğinde sağcılar Lizbon’da işçilere saldırdılar. İşçiler polis karakollarını ve cuntanın askeri kanadının binalarını çevirdiler. darbeciler yenildiler ve Spinola bir kere daha ülke dışına kaçtı.
l Yaz 1975
Büyük işçi gösterileri. Fabrika işgalleri ve grevler. Orduda asker ayaklanması.
l 25 Kasım 1975
Sağcılar bir kere daha harekete geçti. B u defa ordu içindeki sol kanata saldırdılar.
Darbeciler bu defa başarılı oldular ve ordu içindeki solu yendiler.
Portekiz Devrimi yenildi.

 


559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası