İşçi hareketi ayağa kalkıyor
Türkiye'nin bir dört bir yanından haksızlığa, sömürüye, sendikasızlaştırmaya, işten çıkarmalara karşı direniş haberleri geliyor. Türk-İş üyesi işçiler ayakta. Eğitim-Sen Ankara'ya yürüyor. Sendikasız işçiler ise işyeri işgali, oturma eylemleri ve iş bırakmalarla hakkını istiyor. Geçen yılın Eylül'ünde küresel kapitalizmin krizi patlak verdiğinden bu yana işçi hareketinde mücadeleci bir eğilimin öne çıktığı söylenebilir.
Dünyayla karşılaştırıldığında Türkiye'de krize karşı henüz kitlesel bir tepkinin açığa çıkmadığı söylenebilir. Henüz kitlesel bir tepki yok. Emekçiler politik olarak bölünmüş durumda. Sendikalar rekabet halinde. Sendikalı işçi sayısı 3 milyonu buluyor, ancak 20 milyon üyesi olan Türkiye işçi sınıfının çoğunluğu hâlâ sendikasız. Bu etkenler yüzünden henüz bir karşı koyuş yok. Ancak işçi-memur-sözleşmeli adı ne olursa olsun işçi sınıfının bütün sektörlerinde hoşnutsuzluk, öfke ve mücadele eğilimi var.


Ne yapmalı?
Sosyalistler işçi hareketindeki mücadeleci eğilimi desteklemeli, yaygınlaştırmalı. İşçi sınıfı içerindeki her türden politik ve örgütsel bölünmeye karşı mücadele etmeli. Krize karşı kitlesel bir işçi hareketinin gelişmesine yardımcı olmalıyız.
1. Bütün işçi mücadeleleriyle, grev, direniş, işyeri işgalleriyle dayanışma acil bir görevdir. İşçi sınıfı birleşirse güçlüdür. Bir fabrikadaki direnişi işçi sınıfının geri kalanına haber vermek, onların desteği ve dayanışmasını sağlamak o mücadelenin kazanmasını ve yeni mücadelelere örnek olmasını sağlar. Şimdi işçi dayanışmasının zamanıdır.
2. Sendikalar mücadelede birleşmelidir. Türk-İş, Hak-İş ve KESK yan yana gelmelidir. Sendikaların tabanı uzun süredir birleşik mücadele istiyor. Tabandan yükselen birleşik bir sendikal mücadele talebini yaygınlaştırmalıyız.
3. Türkiye toplumunun çoğunluğu darbelere ve Ergenekon çetesine karşıdır. Bu toplumun en dinamik ve kalabalık kesimi olan işçiler de darbeye ve çetelere karşıdır. Ancak toplumu suni olarak ikiye bölen laik-şeriatçı saflaşması hareketi bölmektedir. Bu bölünme sadece patronlara yarıyor. Sosyalistler işçileri birleştirmeli, bu sahte bölünmeye karşı koymalıdır.

 

Denizli’de tekstil işçileri oturma eylemi yaptı
Denizli'nin en eski tekstil firmalarından olan Denizli Basma ve Boya Sanayi AŞ'de işçiler 9 aydır maaşlarını düzenli alamadıkları için oturma eylemi başlattı.
Türkiye Tekstil Örme ve Giyim Sanayi İşçileri Sendikası (TEKSİF) Denizli Şubesi Başkanı Recep Oktay yaptığı açıklamada, maaşlarını düzenli olarak alamayan 300'e yakın işçinin fabrikadaki çalışmasını aksatmadığını, vardiyalı olarak oturma eylemi yaptığını söyledi.
Oktay ayrıca, ''Ekonomik kriz var. Ancak biz de çocuklarımıza ekmek götüremez olduk. Onları okula gönderemez olduk. Ev sahiplerimiz kapımıza dayanmaya başladı. Aldığımız paralar bizi tatmin etmiyor. 45 günlük sürede 300-400 TL gibi paralar verildi. Her işçinin en az 6 bin Lira alacağı var. Düzenli maaş istiyoruz'' dedi.
Taleplerini işverene ilettiklerini belirten Oktay, bir gelişme olmadığı takdirde eylemlerine devam edeceklerini, ileride üretimden gelen güçlerini kullanarak daha değişik eylemler yapacaklarını sözlerine ekledi.
Şirkete bağlı iki fabrikada çalışan toplam 900 işçinin tamamı sendikalı ve uzun süredir çalışıyor. İşçiler eylemlerin süreciğini söylüyor.

 

Hakkımızı isteriz!
Kadıköy Belediyesi’nde çalışan yaklaşık 300 sözleşmeli personel, alacakları ödenmemesi sebebi ile eylem yaptı. Öğlen yemek arasında bir araya gelen işçiler belediye etrafında uzun bir yürüyüş kolu oluşturduktan sonra pankart ve sloganlar eşliğinde yürüdü. Sözleşmeden doğan farkları, giyecek yardımı ve ikramiye alacaklarının ödenmediğini söyleyen işçiler, daha büyük bir eylem yapacaklarını dile getirdiler. DİSK Genel-İş 1 Nolu şube Başkanı Şaban İlsever, “Biz sadaka değil, hakkımızın ödenmesini istiyoruz. Bunun içinde 5 Mayıs Cuma günü Kadıköy İskele Meydanı'nda daha geniş katılımlı bir eylem yapacağız” dedi.

 

Harb-İş’li işçiler yine sokaktaydı
Sİ Ankara - Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı (Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı) işyerlerinde çalışan yaklaşık 24 bin Türk Harb-İş üyesini ilgilendiren 22. Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine Türk Harb-İş Sendikası Ankara Şubesi ile Ankara 1 Nolu Şubesi üyelerinin katılımıyla  26 Mayıs 2009 Salı günü iş çıkışı kitlesel bir yürüyüş yapıldı. Eyleme Yol-İş, Petrol-İş, Tez Koop-İş gibi Türk-İş’e bağlı sendikalar da destek verdi. DSİP’liler olarak eyleme katılarak destek verdi, eylemde satılan tek gazete Sosyalist İşçi’ydi.
Türk Harb-İş Genel Başkanı Ahmet Kalfa okuduğu açıklamada küresel ekonomik krizin etkilerinin işçileri vurduğundan bahsederek, anlaşma sağlanamayan maddeler arasında çalışma süreleri, fazla çalışmalar, vardiyalar, 7,5 saat ve daha az çalışan işçilerin çalışma koşulları, gece çalışmaları, çalışma süresinden sayılan haller, fazla sürelerle çalışma koşulları, işe giriş ücretleri, işçilerin iş ve meslek değiştirme koşulları, farklı ücret ödemeleri, yemek yardımları, servis araçları, parçabaşı ücret sistemi ile çalışan işçilerin son dönemlerde yaşadığı ağır sorunları ortadan kaldırmaya dönük çözüm önerileri ve ceza cetvellerinde ağırlaştırıcı hükümlerin getirilmesi bulunduğunu söyledi. Kalfa: “Yılların emeği olan haklarımızın geriye götürülmesine izin vermemiz olanaksızdır” dedi.

 


Petrol-İş üyeleri 1 saat işbıraktı

6 aydır sürdürülen toplu iş sözleşme görüşmelerinde her hangi bir sonuç alınamaması kamu  işçilerinin sabrını taşırmaya başladı.
Petrol-İş Sendikası üyeleri geçtiğimiz günlerde sokağa çıktılar. Kırıkkale MKE Fabrikası ve Balıkesir Eti Maden Bor ve Asit Fabrikası işçileri 1 saatlik iş bırakma eylemi   yaptılar. İşçiler hükümeyin tavrını ve Türk-İş’in her hangi bir öneride bulunmamasını eleştiridi.  Petrol-İş’ten yapılan açıklamada, “Kamu sözleşmeleri için bu ilgisizlik, kayıtsızlık sürdüğü takdirde Petrol-İş üyesi kamu işçileri önümüzdeki günlerde de protesto eylemlerini daha kararlı bir şekilde sürdüreceklerdir” dendi.
Petrol-İş Sendikası üyeleri, 21 Mayıs'ta da TPAO, BOTAŞ, ETİBOR, MKEK ve TMO Afyon Alkoloid Fabrikası işyerlerinde ülke genelinde protesto eylemleri yapmıştı.

 

Türk-İş kıdem tazminatından taviz vermedi
Kıdem tazminatının kaldırılması tartışmaları işçinin “Grev yaparız” sözü ile ertelendi. Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu yaptığı açıklamada “Bu bir genel grev gerekçesidir” diyerek rest çekmişti.
Patronların ısrarına rağmen konu kurul gündeminden çıkarıldı. Türkiye’de 22 milyon çalışanı ve ailelerini yakından ilgilendiren kıdem tazminatı tartışmasında hükümet, kıdem tazminatını kaldırıp yerine fon kurulmasını planlıyordu.
Getirilmek istenen sisteme göre işten çıkan işçinin tazminatını artık işveren ödemeyecek. Para fondan karşılanacak. İşveren fona yüzde 1-2 pay aktaracak. Ayrıca, kıdem tazminatının her yıl için bir maaş değil de, yarım maaşa indirilmesi öngörülüyor.

 

MKEK barut fabrikası işçileri eylem yaptı
Kırıkkale Makine Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Barut Fabrikası'nda çalışan işçiler, toplu iş sözleşmesinin uzaması üzerine eylem yaptı.
Fabrika önünde toplanan 100'e yakın işçi, 1 saatlik çalışmama eyleminden sonra sloganlar eşliğinde yürüyüş yaptı. Eylem sonunda işçiler, giriş kartlarını basarak işbaşı yaptı. 2009 yılı Kamu Toplu Sözleşme görüşmelerinin Ocak ayında başladığını açıklayan Petrol-İş Sendikası Kırıkkale Şube Başkanı Recep Sefer, "Arabulucu görüşmelerinin ardından süre doldu. MKEK Barut Fabrikası grev aşamasına geldi. Kamu çalışanının hükümet karşısında bir değeri yok. Hükümet sanki sözleşme yapmayacak gibi hareket ediyor. Biz de Petrol-İş Sendikası'na bağlı kurumlarda 1 saatlik işi bırakma eylemi başlattık. Bu eylemle hükümeti protesto ettiğimizi gösterdik" şeklinde konuştu.
Barut fabrikasının yanıcı ve patlayıcı özelliği bulunuyor ve işçiler çeşitli kazalara maruz kalıyorlar. Geçen sene yaşan bir patlamada 3 kişi hayatını kaybetmiş.

 

Gölcük’teki TOKİ inşaatında işçiler eylem yaptı
Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde 2 yıl önce inşasına başlanan TOKİ konutlarının yapımında çalışan işçiler taşeron firmanın maaşlarını ödemediği gerekçesiyle eylem yaptılar. Çatıya çıkan işçilere bir grup işçi de aşağıda ateş yakarak destek verdi.
İşçiler adına açıklama yapan Mehmet Miroğlu ücretlerinin 6 aydır ödenmediğini belirterek şunları söyledi: “Bizler hakkımız olanı almak istiyoruz. Burada aylardır mağdur bırakıldık, evimize ekmek götürmek için yüzüklerimizi sattık. Kimin kapısını çaldıysak yüzümüze kapattı. Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz. Alın terimiz, emeğimiz buradaki konutlarda. Davamızın sonuna kadar arkasında duracağız, paralarımız ödenene kadar bu eylemler devam edecek.”

 

Erzurum'daki belediye işçileri maaş alamıyor
Erzurum'da kapatılan Dumlu, Ilıca, Kazım Karabekir, Dadaşkent ve Dadaşköy belediyelerinde çalışan işçiler maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle Çifte Minareli Medrese önünden AK Parti Erzurum İl Başkanlığı önüne kadar yürüdü ve basın açıklaması yaptı.
İşçiler adına basın açıklamasını okuyan Hizmet İş Sendikası Erzurum Şube Başkanı Cevdet Tamgaç, yasa nedeniyle kapatılan belediyelerdeki kadrolu işçilerin görevlendirilmediğini ve ailelerinin mağdur olduğunu söyledi. Tamgaç, "900 arkadaşımız mağdur. Geçen ay maaş alamadılar, bu ay da maaş alamayacaklar. Arkadaşlarımız evlerine ne götürecek?" diye konuştu. Basın açıklamanın ardından işçiler olaysız şekilde dağıldı.
Erzurum Valiliği'nce sürdürülen çalışmalar kapsamında 62 memur birçok kamu kuruluşuna tayin edildi. Toplam 293 işçinin kamuya dağtılması yönündeki taleple ilgili sürdürülen çalışmanın ise sürdürüldüğü açıklandı.


559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası