Meltem Oral
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu bir Filistin devletinin varlığının kabul edilebileceğini, ancak bunun Filistin’in silahsızlandırılması ön koşulu ile olabileceğini açıkladı. Açıklama barış yolunda bir adım olarak değerlendirilmekten çok uzakta.  
Yıllardır devam eden “barış süreci”nde İsrail yeni koşullar öne sürerken, Filistin’den sürekli tavizler vererek masaya oturması bekleniliyor. İsrail işgalci olarak yer aldığı Filistin topraklarında, Filistin’i devlet olarak kabul etmek için koşul koymaya çalışıyor. Filistinlileri yok edip, Filistinlilerin yaşadığı toprakları sahipleniyor. İsrail’in herhangi bir meşruiyetinin olmaması bir yana, Filistin’den silahsızlanmasını istemek “barış süreci”ni çıkmaz sokağa sokmak demek.
Filistinlileri açık hava hapishanesinde işsiz, aşsız yaşamaya mahkum eden, on binlercesini kaçmaya zorlayan, on yıllardır çocuklar da dahil olmak üzere sivilleri katleden, Sabra ve Şatila katliamlarını yapan, İsrail’in başbakanı aynı zamanda “biz ne kadar barışa yaklaştıysak onlar uzaklaştı, Filistin barış isteğini kanıtlayamadı” masalına alıcı bulacağını sanıyor.  
Açıklamadaki ikiyüzlülüğü iki tarafın askeri gücüne bakarak anlamak mümkün. 15 bin kişilik Hamas'a "silahsızlanın" diyen İsrail'in toplam asker sayısı 621 bin 500. Hamas'ın sıfır tankına karşılık İsrail 3 bin 400 tankı ve 454 kiloluk füzeleriyle Filistinli sivilleri katletmeye devam ediyor. Her yıl ABD'den milyarlarca dolarlık yardım alan İsrail ordusunun beyaz fosforlu silah kullandığı çoktan resmi makamlarca doğrulandı.
İsrail, askeri gücünü geri çekip, işgali sona erdirene kadar barış için bir adım atmış olmayacak. Direnişin asla durmayacağını bilen İsrail “silahsız Filistin” diyerek barışa yaklaşmıyor, çözüm istemediğini, daha fazla savaş istediğini açıklıyor.  


559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası