İrem Nur Aksu
Katsayı farkını ortadan kaldırmaya yönelik uygulamaya Danıştay'ın hayır kararı vermesi, yüz binlerce Meslek Lisesi ve İmam Hatip Lisesi öğrencisini mağdur ediyor ve eğitim hakkını elinden alıyor.

Peki neden bu katsayı farkı var, bu farkın ortadan kalkması ne anlama geliyor, Danıştay'ın aldığı karar neden öğrenciler arasında eşitsizliğe yol açıyor?

Sorumlu 28 Şubat darbecileri

28 Şubat darbesinin ardından yapılan düzenlemelerden biri de 1999 yılında üniversite giriş sisteminde değişikliklerin yaşanması oldu. Bu değişiklik, ortaöğretim başarı puanının alan dışı tercihlerde 0.3'le çarpılması uygulamasını getiriyordu. Bu da meslek lisesi ve imam hatip lisesi çıkışlı adayların dört yıllık fakültelere girişlerini neredeyse imkansız hale getirdi. Darbe için zemin hazırlayan "irtica tehdidi" tartışmalarının bir uzantısı olarak imam hatip liselerinden mezun olanların ilahiyat fakültelerinden çok siyasal, hukuk gibi alanlara yönelip üniversiteye giriyor olmaları iddiaları ortaya atıldı. Ardından bu iddialar meslek liselerinin de işlevsizleştiği ve kan kaybettiği yönünde devam etti.

Bu tartışmalar darbe ürünü olarak katsayı uygulamasının getirilmesini kolaylaştırdı. Halbuki her öğrencinin istediği yerde okumaya hakkı vardır. Buna engel olan uygulamanın değişmemesine karar veren Danıştay, aslında binlerce öğrencinin mağduriyetinin devam etmesine acımasızca karar vermiştir. Bugün  herkese parasız eğitim talebinin yanında her öğrencinin eşit şekilde eğitim alma hakkını savunmak gerekir. Öğrenciler arasında eşitsizliğe neden olan bu darbe ürünü uygulamanın ortadan kaldırılmasını sağlamak için mücadele etmeliyiz.  Katsayı farkı ortadan kalktığı vakit meslek lisesi ve imam hatip lisesi mezunu öğrencilerin diğer öğrenciler gibi istedikleri bölümlerde okuma hakkı kazanılmış olacaktır.

YÖK dağıtılsın
Katsayı uygulamasının kalkmasını istemek YÖK'ü savunmak demek değildir.

YÖK'ün 21 Temmuz 2009'da aldığı, üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran karar Danıştay 8. Dairesi tarafından oy birliği ile durduruldu. Sebebi ise, İstanbul Barosu'nun YÖK'ün bu kararının iptali için Danıştay'a dava açması oldu. Uzun zamandır darbe karşıtlığı üzerinden yürüyen demokrasi isteyenler ve darbeyi savunanların saflaşmasında bu kararın durdurulması isteği, bu saflaşmada tarafların hala net olduğunu bize gösteriyor.

12 Eylül darbesinin ardından kurulan Yüksek Öğretim Kurulu'nun katsayı uygulaması ile ilgili verdiği kararı darbeciler engellemek istemektedirler.

Saflaşmada yerini açıkça alan darbe yanlısı sol da gelişmelere ses çıkarmamaktadır. Böyle bir durumda YÖK'ün savunulması gerektiğini düşündüğümüz bir kararını savunuyor olmak elbette YÖK'ün varlığını destekliyor olmak anlamına gelmiyor. YÖK kalkmalıdır diyen sola da halel gelmiyor ama mevzunun içinde imam hatip liseleri yani "AKP'nin parmağı" olunca saflaşan taraflarda tekrardan bir sarsıntı oluyor. YÖK'e hayır derken nasıl olur da onun aldığı bir kararı destekler diyor sol ve en iyisi her zamanki gibi susalım ya da tutarlı olalım da darbecilere destek verelim diyor. Bugün, katsayı uygulamasının derhal kaldırılması, eğitim hakkı gasp edilen öğrencilerin diğer liselerdeki öğrencilerle eşit olması ve bu adaletsiz uygulamayı savunanların elini öğrencilerin üzerinden çekmesini istemeliyiz


559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası