Büyük bir değişim rüzgarının ürünü olarak ABD Başkanı seçilen Barack Obama bu koltuktaki ikinci yılını doldurmak üzereyken, Demokratlar, Kongre ara seçimlerinde kan kaybederek Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu Cumhuriyetçiler’e kaptırdılar. Bu, Cumhuriyetçiler’e, Obama’nın Kongre’ye getirdiği yasal düzenlemelerin önünü kesme fırsatı veriyor.

ABD’de sağcı medya, seçmenlerin hızla sağa kaydığını iddia ediyor. Fakat yazarların bir kısmına göre, milyonlarca seçmen, tıpkı 2006’da ve 2008’de olduğu gibi, asıl olarak iktidar partisine olan öfkelerinden dolayı, iktidarda olmayana doğru bir yönelim gösterdiler.

Şirketleri kurtardı
ABD’nin ilk siyah başkanı, tabandan gelen bir değişim dalgasının ürünü olarak, binlerce aktivistin çalıştığı bir kampanyanın sonucunda başkan seçilmişti. Fakat Obama, ilk iki yılında, kendisinden beklenenlerin hiçbirisini gerçekleştiremedi.

Obama döneminde ekonomi pek de iyi gitmedi. İşsizlik oranı artıyor. O göreve geldiğinde siyahlar arasında işsizlik %11’di, bugün %16. Eksik istihdam oranı %18’i geçti. ABD’lilerin evlerine haciz geliyor. Obama kriz döneminde kendisine oy veren milyonlara değil, bankalara, seçim kampanyasını finanse eden şirketlere güven vermeyi seçti.

Savaşa devam dedi
Obama, göreve gelirken İran’la koşulsuz olarak görüşme masasına oturulacağını söylüyordu. Bunu yapmadı. Irak’tan ABD birliklerini çekeceğini söylüyordu. 50 bin ABD askeri hâlâ Irak’ta eğitimci ve rehber olarak bulunmaya devam ediyor. Afganistan’a 50 bin asker daha gönderildi. Anketlere göre halkın yalnızca %18’i Afganistan’daki durumun iyileşebileceğini düşünüyor. Obama, Guantanamo'daki askeri üssü kapatacağı yönündeki vaatini de gerçekleştirmedi.

Devrimci olasılıklar
ABD egemen sınıfının, derinleşen borç krizine bir yanıtı yok. Bu yüzden, Obama yönetimi, önümüzdeki dönemde işçi sınıfına daha büyük bir saldırı başlatabilir. Cumhuriyetçiler zaten harcamalarda kesintiye gitme vaatleriyle seçime giriyorlar.

Milyonlarca ABD’li, Bush’un savaş politikalarına karşı verdikleri oyların sonucunda, Obama’nın gerçek bir değişim yaratamaması nedeniyle hayal kırıklığı içerisinde.

Ülkede güçlü bir savaş karşıtı hareket, 1999 Seattle eylemleri döneminden kalma yaygın aktivist ağları ve bir de sendikal hareket bulunuyor. Bu güçlerin tabandan örgütleyebileceği bir kitle hareketi, iki sermaye partisinin arasındaki rekabete sıkışan ABD siyasetinde köklü bir değişim yaratabilir.


559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası