Reyhanlı’daki bir diğer tehlikeli yönü ise, Esad’a karşı ayaklananların “çeteler”, “cihatçı katiller” olduğu söyleminin yeniden dolaşıma sokulmasıyla Suriyeli sığınmacılara yönelik ırkçı nefretin bir kez daha körüklenmesi oldu. Patlama sonrası Reyhanlı sokaklarında “Bir tane Suriyeli bırakmayın” diyen insanların görüntüleri internet ortamına yansıdı, sokaklarda Suriyelilere ve Suriye plakalı araçlara yönelik saldırılar hem tanıklıklarla hem görüntülerle belgelendi, hatta bazı Suriyelilerin bu saldırılar sonucunda öldüğü iddia edildi. Çoğu tanık, bu saldırılara Ülkü Ocakları’nın öncülük ettiğini belirtti, MHP’nin sloganları ve Türk bayraklarıyla yapılan ırkçı gösterilerin görüntüleri yayınlandı.

Patlamada hem kızını hem torununu kaybeden ve buna isyan eden pozuyla Reyhanlı saldırısının simgesi hâline gelen Döne Kuvvet, torununu kurtarmak için ateşe atlayan bir Suriyelinin dövüldüğünü açıkladı.

Avrupa’nın birçok yerinde Neonazilerin göçmenlere yönelik ırkçı nefret eylemlerini andıran bu görüntüler sonucu Reyhanlı’daki Suriyelilerin bir bölümü “İki durumda da öleceksek bari Suriye’de ölelim” diyerek Türkiye’yi terk etti.

Sol, bırakın bu saldırganlığın bir parçası olmayı, ırkçılığın en kararlı düşmanıdır. Suriye’de Esad’ın bombardımanlarından ve Baas rejiminin yarattığı korkunç savaş ortamından kaçarak Türkiye’ye gelen tüm sığınmacılar kardeşimizdir! Reyhanlı’da Suriyelilere yönelik nefreti körükleyenlere karşı yaygın bir ırkçılık karşıtı kampanyayı inşa etmek bugün her zamankinden büyük bir önem kazanmış durumda.


559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası