Alex Callinicos
İki dipli bir ekonomik durgunluk üzerine spekülas- yonlar finans piyasaları için neredeyse bir takıntı haline geldi. ABD Merkez Bankası, Federal Rezerv Kurulu Amerikan ekonomisinin tekrar çamura saplanmasından büyük endişe duyuyor.

Geçtiğimiz hafta finansal sisteme para pompalamaya devam edeceklerini duyurdular. Pazarlar ise buna bulabildikleri her şeyi satarak cevap verdi.

Ancak iki çöküşlü bir durum üzerine endişelenmek başlamak için yanlış yer olabilir. Bill Clinton döneminde Çalışma Bakanlığı yapmış Keynesyen iktisatçı Robert Reich’ın söylediği gibi “Hala büyük tek bir krizin içindeyiz.”

“Geçtiğimiz yıl işten çıkarılanlara göre daha fazla insan işten çıkarılıyor. Bir de iş aramaktan ümidini kesmişleri de bu listeye ekleyin. Bu kadar zayıf bir iş sayısı artışının yanında hükümet iş döngülerinin iniş ve çıkışlarını ölçmeye çalışıyor.”

“Mart 1933’te ekonomi Büyük Bunalım’ın ardından ‘iyileşirken’ bile işler daha hızlı bir şekilde geri dönmüşlerdi. Tabii bu iyileşme gerçekte bir iyileşme değildi. Büyük Bunalım devam etti. Ben de tam bunu söylemeye çalışıyorum. Büyük Bunalım devam ediyor.”

Marksist iktisatçı John Weeks aynısını blogunda dile getiriyor: “Bir tane büyük çöküş oldu ve onun içindeyiz. Bay Osborne’nun politikaları buna ciddi katkı sağladı.”

Reich ve Weeks Atlantik’in iki yakasında uygulanan kemer sıkma politikalarını eleştiriyor.

Hükümetin borçlanma ve harcamalarını kısmaya yönelik tartışmalar, David Cameron ve bakanı George Osborne tarafından sıkı bir şekilde savunulan, denemesi yapılmış önermeler.

Osborne, Ekim’de açıklayacağı kamu harcaması kısıntılarının zararını özel yatırımların kapatacağı üzerine kumar oynuyor.

Ancak Weeks, “kamu harcamaları özel yatırımlardan en az üç kat daha büyük. O halde, kamu sektöründeki küçülmenin ekonomiyi daraltmaması için özel sektörün oransal olarak üç kat fazla çalışması gerek” diyerek başka bir noktaya dikkat çekiyor.

Daralma
Bu durum Weeks’in söylediği gibi “gerçekleşmesi zor” bir ihtimal. Bize önerisi, “iyileşmeyi unutun. 2011’de İngiltere’de büyüme olmayacak. Hatta daha büyük ihtimal ekonominin bir miktar daha küçülmesi.”

Peki euro bölgesinde çıktının Nisan Haziran arası yüzde 1 büyümüş olmasını nasıl açıklayabiliriz? Bunun temel sebebi Almanya’nın çıktısının %2.2 büyüyerek yıllık %9.1’lik bir büyüme trendi yakalamış olması.

Ancak Financial Times’ın tanımladığı gibi gerçekte olan, “iki vitesli bir Avrupa. Sağlıklı bir ‘merkez’ olarak Almanya ve sorunlu bir ‘çevre’ olarak güney Avrupa.”

İspanya ve Portekiz ekonomileri %0.2 büyürken, Yunanistan ekonomisi %1.5 küçüldü.

Dahası, Almanya’nın “sağlığı” özellikle Çin’e ihraç ettiği sofistike üretim araçlarından kaynaklanıyor.

Almanya mühendisler birliği, “Çin olmadan bu iyileşmeyi çok zor yakalayabilirdik. Bu korkutucu bir durum” diyor.

Çin devletinin ekonomiyi saplandığı çamurdan çıkarmak için harcadığı para Almanya’nın iyileşmesine katkı sağlıyor.

Ancak Çin hükümeti de yükselen enflasyon ve yapı sektöründe şişen fiyat balonundan dolayı endişeli. Bu sebeple ekonomiyi yavaşlatmaya çalışıyorlar. Bunun sonucu olarak Almanya’nın ihracat makinesi durabilir.

Başka yerlerde, mesela Japonya’da ise 1990’ların başında ortaya çıkan deflasyon –düşen fiyatlar- ekonomiyi kapana kıstırmış durumda.

İngiliz Merkez Bankası Para Politikaları Komitesi eski üyesi Sushil Wadhwani, “piyasalar ekonomiyi deflasyona itebilecek anlık risklere çok açık bir durumdalar. Bu tip durumlar Avrupa’yı öyle bir hale sokabilir ki Lehman olayı bir balkon partisi gibi kalır” diyor.

Ekim 2008’de Lehman Brothers’ın düşüşü Büyük Bunalım’ı tekrar başa döndüren olay olmuştu. Eğer bundan bile kötü bir ekonomik panik ihtimaller dahilindeyse, krizin bitmesinden çok uzakta olduğumuzu anlamalıyız.


559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası