Onur Devrim Üçbaş

Yunanistan işçi sınıfının krizin bedelini ödememek için yürüttüğü direniş gelişiyor. 5 Haziran'da Syntagma Meydanı'nda yapılan ve 500.000 kişinin katıldığı tahmin edilen gösterilerden sonra, ülkedeki mücadele 28-29 Haziran'da yapılan iki günlük genel grev ile yeni bir aşamaya geldi.

Sendikalar bu grevi 29 Haziran'da mecliste oylanan kesinti paketine karşı gerçekleştirdi. AB ve IMF, Yunanistan'a 12 milyar avro'luk borç vermek için bu kesinti paketinin geçmesini şart koşuyordu. Yeni-liberal politikaları dayatan, Yunan işçi sınıfının uzun bir süreçte, mücadeleyle elde ettiği hakları geri almaya çalışan PASOK hükümetinin bu dayatmasına karşı ülkedeki sendikaların birleşik eylemi hayatı durdurdu.  Çalışan tek ulaşım aracı Atine Metrosu oldu- o da göstericileri ve eylemcilerin ulaşımı için kullanıldı. Eğitim, sağlık, ulaşım ve belediye işçilerinin katıldığı greve gazetecilerde destek verdi.

Ülkedeki hareketin önemli bir parçası da meydanları işgal eden "Öfkeliler" hareketi. 25 Mayıs'ta internet üzerindne yapılan çağrıyla başlayan hareket Tahrir ve Puerta del Sol'daki işgallerden ilham alıyor. Meydanı işgal edenlerin talepleri arasında borçların reddedilmeis ve zenginlerden daha fazlka vergi alınması da bulunuyor.

Yunan devletinin ve polisinin tepkisi ise beklenilenden farklı olmadı. Gaz stoklarını cömertçe kullanan polis, Syntagma meydanındaki metro istasyonuna ve cafelerde oturan insanlara gaz sıktı, göstericilere taş ve mermer parçalarıyla saldırdı, gösterilerde yaralananların hastenelere gitmesini engellemeye çalıştı. PASOK hükümeti 22 Haziran'da zorlukla aldığı güvenoyunun ardından, tüm muhalefete rağmen kesnti paketini meclisten geçirdi.

Sendika aktivistlerinin temel taleplerinden biri olan 48 saatlik genel grev, Yunanistan'da artık gelenekselleşen bir günlük genel grevlerin ötesine geçen ilk eylem oldu. Bu durum, enerji işçilerinin iş bırakması ve meydanların işgal edilmesi hükümetin paniklemesine neden oldu. Gelişen işçi hareketi PASOK hükümetini de bölüyor. Bazı milletvekillerini kesinti paketlerine karşı oy kullandıkları için atan PASOK mecliste kan kaybetmeye devam ediyor. PASOK sendikalarda geleneksel olarak güçlü olmasına rağmen, izlediği politikalar sendikaların tabanındaki işçilerin PASOK'tan kopmasına ve daha sola kaymasına neden oluyor.

Yunanistan radikal solu ve işçi hareketi şimdi bir sonraki adımın ne olduğunu tartışıyor. Sadece PASOK hükümetinin değil, genel olarak sistemin meşruiyetini yitirmeye başladığı bu noktada radikal sol hareketi ileri taşımaya çalışıyor. Devrimci sosyalistler, işçiler arasındaki militan mücadele sayesinde grevlerin aşağıdan kontrolünü sağlamayı hedefliyor. Ayrıca bankaların kamulaştırılması, borçların iptal edilmesi ve finans sektöründe işçi kontrolünü talep ediyor. Bu noktadan sonra işçi sınıfının süresiz genel greve gitmesini savunan sosyalistlerin çağrısı işçiler arasında yanıt buluyor. Yunanistan'daki mücadelenin başarısı tüm Avrupa'daki hareketin başka bir düzeye sıçramasına yol açacaktır.

 


Dijital sayı 27 - 11 Mayıs 2021 (pdf)

Dijital sayı 26 - 27 Nisan 2021 (pdf)

Dijital sayı 25 - 6 Nisan 2021 (pdf)

Dijital sayı 24 - 23 Mart 2021 (pdf)

Dijital sayı 23 - 16 Mart 2021 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası