'Başbuğ, istifa et!'

Taraf Gazetesi tarafından yayımlanan "irticayla mücadele planı"nın orijinalinin başka darbe belgeleriyle birlikte Ergenekon Savcıları'na teslim edilmesi, belgeleri saklayan subayın itirafları Türkiye'deki askeri vesayet rejimini darbe ve kaosla sürdürmeye çalışan cuntayı deşifre etti.

Genelkurmay Başkanı "paçavra" olarak nitelediği belgeyi sahte ilan etmişti. Şimdi herkes Başbuğ'un halka yalan söylediğini, Nisan 2009'da hazırlanan darbe planından haberdar olduğunu ve bu planının ört bas edilme girişimini bizzat yönettiğini biliyor. 

Kürtler haklı, devlet muhatabıyla konuşmalıdır.

Volkan Akyıldırım
19 Ekim 2009, misak-ı milli sınırları içerisinde yaşayan herkesin kaderinin değiştiği bir gün olarak tarihe geçti. 30 yıllık savaşın ardından, Mahmur ve Kandil'den gelen gerillalar Habur sınırından Türkiye'ye girdi. Kürt sorununu askeri yöntemlerle çözmek isteyen şahinler yenilirken, 1 milyondan fazla Kürt “özgürlük savaşçısı” olarak gördükleri PKK'lileri karşıladı. Bir kereliğine demokrasi işletildiğinde, kimsenin burnunun kanamadığı görüldü.

Ancak yüz binlerce yoksul  Kürdün vereceği yalın mesajın yaratacağı sarsıntı bir devlet politikası olarak demokratik açılımı gerçekleştirenlerin beklemediği bir şeydi. 

CHP, MHP, BBP, Cumhuriyet Gazetesi, TKP, Türk Solu gibi bir çok kemalist grup hükümetin Kürt açılımını  ve barış için diyalog sürecini ABD’nin planı olarak görüyor. Kemalist cepheye göre baş düşman Amerika ve Kürtler de Amerikan planlarının basit piyonları.

Kemalistler ABD’nin Kürt sorununu çözmek istediğini ileri sürüyor. Bu gerçekten böyle mi?

Bazı solcular demokratik çözüm sürecine karşı çıkma gerekçelerini çoktan buldu. ‘Evet, insanlar ölmesin, akan kan dursun, buna varız; ancak Kürt sorunu yukarıdan çözülüyor, buna karşıyız.’

Kürt sorununun yukarıdan, ima edildiği üzere ABD, Avrupa Birliği, Türkiye, İsrail tarafından çözüldüğü, AKP’nin dış güçlerin maşası olduğu, halkları  içermeyen açılımın aslında hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini söylüyorlar.

DTP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel Kürt sorununda gelinen noktayı Sosyalist İşçi'ye anlattı. Röportajı Yıldız Önen gerçekleştirdi.

AKP'nin Kürt sorununu bu şekilde gündeme getirmesi nereden kaynaklanıyor? AKP sorunu çözmeye gerçekten niyetli mi?

Kürt sorunun çözüm tartışmalarının başlaması, Kürt halkının ve örgütlü yapılarının verdiği demokrasi ve özgürlük mücadelesinin bir kazanımı olarak açığa çıkmıştır. Bugün hem uluslararası koşullar hem de iç dinamikler Kürt sorununun çözümünü zorunlu kılmaktadır. Ancak AKP hükümeti bu zorunluluklar

24 Ekim'de tüm dünya iklim değişikliğine karşı hareketin sloganlarıyla uyandı. Tüm dünyadan aynı çığlık yükseldi: "350! Hemen şimdi!"

Tüm kıtalarda, tüm ülkelerde, çöllerde, savaşın tam merkezindeki Kabil'de, ABD'de, tüm Avrupa'da, Himalayaların tepesinde, denizlerin dibinde, şelalelerin kenarında, şehirlerin merkezlerinde binlerce aktivist, kelimenin tam anlamıyla "dağa taşa" 350 yazdı.

24 Ekim'de küresel eylem günü için uzun süredir hazırlık yapan KEG; İstanbul, İzmir ve Ankara'da eylemler gerçekleştirdi.

İstanbul'da 24 Ekim sabahı tekneyle Boğaz'a açılan KEG aktivistleri "350! Hemen, şimdi!" pankartıyla, sloganlar atarak küresel iklim değişimine dikkat çekti. Basının görülmemiş ölçüde önem gösterdiği eylem bazı tv kanallarından canlı yayınlandı.

Dursun Çiçek Sivil Mahkemede Yargılanmalıdır

Askeri Mahkeme, Taraf gazetesinin yayınladığı darbe planının TSK tarafından hazırlanmadığını ve belgenin aslı olmadığını ileri sürerek andıçta imzası bulunan Albay Dursun Çiçek hakkındaki soruşturmayı kapattı.

“Kağıt parçası” değil provokasyon ve darbe belgesi

Taraf Gazetesi tarafından yayımlanan "irticayla mücadele planı"nın orijinalinin başka darbe belgeleriyle birlikte Ergenekon Savcıları'na teslim edilmesi, belgeleri saklayan subayın itirafları Türkiye'deki askeri vesayet rejimini darbe ve kaosla sürdürmeye çalışan cuntayı deşifre etti.

Taraf Gazetesi, Mayıs ayında "Ak Parti ve Gülen'i bitirme planını" yayınladı. Plan, 2009 Nisan'ın da Genekurmay karargahında hazırlanmıştı.

Düşman unsurlar

4 sayfalık darbe planı düşman tanımlamasıyla başlıyor. Cumhuriyet Mitingleri'ne katılmayan, Ergenekon soruşturmasını destekleyen, darbelere karşı çıkan ve demokrasi yanlısı görüşler açıklayan herkes düşman ilan ediliyor.

Yeni darbe belgesi ordunun halka karşı komplo içinde olduğunu gösteriyor.

Genelkurmay Başkanı Emriyle

Bilgi Destek Planı'nın en dikkat çeken yanlarından bir tanesi dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın emri ile Korgeneral Nusret Taşdeler'e hazırlatılmış olması idi. Bu ayrıntı, sadece bir grup "rahatsız" subayın değil, Genelkurmay Başkanı'na kadar TSK'nın büyük bir çoğunluğunun darbe girişimlerinden medet umduğunu gösterir nitelikte.

Kürt sorunu konusunda esen barış rüzgârı, savaş yanlılarını rahatsız etmeye devam ediyor. Bazı illerde başını faşist grupların  çektiği küçük gösteriler yapılıyor ve savaşı sona erdirme çabalarından duyulan rahatsızlık dile getiriliyor.

İşte bu saldırıların sonuncusu dün gerçekleşti. Ankara’da DİSK Genel-İş sendikasına bağlı KENT A.Ş. işçilerine bir grup Alperen Ocağı üyesi faşist, Kürt sorununda çözüme karşı ırkçı sloganlar atarak saldırdı, bir işçi hafif yaralandı.

Alex Callinicos
Eğer Rip Van Winkle'ın günümüzdeki bir versiyonu, geçen hafta üç yıllık uykusundan uyanıp Wall Street'te bir yürüyüşe çıkmış olsaydı, belki de hiçbir şeyin değişmemiş olduğunu zannedecekti.

ABD'nin en nefret edilen yatırım bankası Goldman Sachs, 2009'un üçüncü çeyreğinde yaklaşık 3.2 milyar dolarlık kâr elde ettiğini duyurdu.

Yıldız Önen
16 Ekim'de Berlin'de Uluslar arası Afganistan İşgaline Hayır Komitesinin ilk toplantısı yapıldı. Hannover'de yapılan Afganistan konferansından sonra kurulan komite ilk kez toplandı. Avrupa'dan, Amerika ve Uzak doğu'dan (Almanya, Fransa, İspanya, İtalya, İngiltere, İrlanda, Norveç, Danimarka, Hollanda, Finlandiya, Gürcistan, Meksika, Amerika Birleşik Devletleri, Venezüella, Malezya); 50'den fazla savaş karşıtı, nükleer karşıtı, askeri üsler karşıtı platform, kurum, örgütlenmenin temsilcileri bir araya geldi. Toplantıda Amerika'nın NATO yardımıyla sürdürdüğü Afganistan işgaline karşı nasıl mücadele edeceğimizi tartıştık.

NATO Savunma Bakanları toplantısı 22-23 Ekim'de Slovakya'nın başkenti Bratislava'da gerçekleşti. Toplantıdan önce, zamanın NATO lehine işlemediğini açıklayan NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen NATO'ya üye ülkelerin Afganistan işgalinde daha fazla desteğini talep ediyordu.

Meltem Oral
Küresel kapitalizme karşı, dünya halklarının küresel mücadelesi sürüyor. Sıradan insanların talepleri her yerde aynı. “Krizin faturasını ödemeyeceğiz”  diyerek sosyal adalet isteyen, Afganistan’dan askerler çekilsin diyen aktivistler geçen haftasonu dünyanın beş bin farklı noktasında iklim değişikliğine karşı eylemdeydi. 

Sahte mi değil mi tartışmalarından sonra "AKP ve Fetullah Gülen cemaatini bitirme planı" başlıklı belgenin gerçek olduğu açığa çıktı. Aylar önce başlayan tartışmada çok küçük bir odak, DSİP, Taraf gazetesinin bazı yazarları ve az sayıda sol kurum dışında hiç kimse bu belgenin gerçek olduğunu iddia edemedi. Taraf gazetesi bu tartışmada yalnız bırakıldı.

559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası