Hükümet 3 nükleer santral yapmak istiyor

Çernobil nükleer felaketinin üzerinden 25 yıl geçti. Kazanın ardından 15 bin kişi öldü, 50 bin kişi yaralandı. Açığa çıkan radyasyonda 3,5 milyon kişinin etkilen-diği tespit edildi. Çernobil nükleer santra-lının çevresindeki bölgede, Karadeniz'de kanser hastalığında ülke ortalamalarının üzerinde kanser vakaları görüldü. Dünya, nükleer santralların hiç de güvenli olma-dığı gerçeğiyle tanıştı.

Nükleerci şirketler, Çernobil'in tek bir vaka olduğunu, nükleer santralların aslında güvenli olduğunu ileri sürdü. Bu yalandı. Onlarca büyük kaza oldu. Ancak 'nükleer güvenlidir' iddiasının yerle bir olduğu an Fukuşima felaketi oldu.

“Seçim kampanyası, Kürt halkının haklı talepleriyle, batıda emekçilerin taleplerini birleştirmek için değerlendirilmeli. Kürt halkının devletle mücadelesinde yalnız kalması, barış sürecinin en önemli sorunu. Batıda, milliyetçiliğe karşı, ırkçılığın yaygınlaşmasına karşı mücadele, Kürt   sorununda çözüm için en önemli koşul.”

12 Haziran seçimleri için milletvekili aday listeleri açıklandı. Binlerce aday arasından öne çıkan isimler, seçimlerde, ırkçılığa, milliyetçiliğe, darbelere, savaşa karşı politik tutum alan siyasi güçlerle diğerleri arasında bir mücadele olacağını gösteriyor.

"Tekçi" AKP

Kürt halkının mücadelesi "Kürt açılımı" denilen süreci başlattı. Sürecin daha ikinci gününde AKP geri adım atmaya başladı. Bir yandan devlet televizyonunda Kürtçe yayın yapılırken bir yandan anadilde eğitim hakkı yönünde Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı ve MHP liderliğinin sahip olduğu vurgulardan ayırt edilemez konuşma, milliyetçiliğin AKP açısından da seçim döneminde kullanılacak bir koz olduğunu gösteriyor.

Hükümet bir yandan milliyetçi oy tabanını geliştirmek için "tekçi" bir dil kullanır, Kürt halkının haklı taleplerinden birisini bile meşru karşılamazken bir yandan tüm alanlarda yeni liberal politikaları uyguluyor.

2011 1 Mayıs'ı yaklaşıyor. DİSK, Türk-İş, Hak-İş, KESK ve MEMUR-SEN'in aralarında bulunduğu 11 sendika ve meslek örgütü İstanbul'da Taksim'e birlikte çıkma kararı aldı. Sendikalar, 1 Mayıs gösterilerinde sendika hakkı ve iş güvenliği olmayan milyonların taleplerini öne çıkartırken uzun yıllardır devrimci sosyalistlerin attığı bir sloganı seçti: 'Milyonlar aç, milyonlar işsiz, İşte kapitalist düzeniniz!'

Uzun yıllar boyunca sert mücadelelere konu olan, onlarca insanın hayatını yitirdiği 1 Mayıs işçilerin uluslararası birlik ve dayanışma günü geçen yıl resmi tatil ve bayram ilan edilmişti.

Bekir Ersin

Üniversite hastanelerinde yeni uygulanmaya başlayan performans sistemi 9 Eylül hastanesinde asistan doktorların daha çok çalışmalarına rağmen ücretlerinin düşmesine sebep oldu. Yıllardır zaten geçici personel olarak görülen ve eğitimi süresince bazen haftada 120 saate varan çalışma sürelerine zorlanan asistan doktorlar da yıllardır, kendilerine biçilen bu rolün geçiciliğini bilerek ses çıkarmamışlardı.

Gerek sendikalarda, gerekse de tabip odasında örgütlülükleri az olan asistan doktorlar bu son uygulama neticesinde 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde ücretlerinin 800 lira kadar düşmesine beklenmeyen bir tepki verdi. Daha önce asistan komisyonlarında ya da başka ortamlarda bir araya gelerek tartışan bu kesim, örgütlülüğünün zayıflığına rağmen çok radikal bir iş bırakma başlattı.

1 Mayıs 2011'de iş güvenliği ve iş güvencesi olmayan işçilerin talepleri dile getirilecek.
Mart ayında 26 işçi iş kazalarında öldü, 131 işçi ise yaralandı.
Binlerce işçi patronların keyfi uygulaması ile işten atılırken güvencesiz işlerde çalışanlar düşük ücret ve aşırı çalışma saatleriyle yaşamak zorunda bırakıldı. Türkiye iş güvenliğinde dünya sıralamalarının sonlarında. İş kazaları sonucu ölümler sıradan bir durum olarak görülüyor.
İşçiler ölüyor ama ne hükümet ne de devlet çalışanların yaşama hakkını koruyor.

Yargıtay, büyük romancı Orhan Pamuk’u, Kemal Kerinçsiz’e tazminat ödemeye mahkum etti! Kerinçsizler ‘1 milyon Ermeni’yi, 30 bin Kürdü öldürdük’ diyen Pamuk’a dava açmıştı. 301. davalarında hedef haline getirilen Orhan Pamuk, Ergenekon’un suikast girişimleri nedeniyle yurtdışında yaşamak zorunda kaldı. Yargıtay, bu kararıyla katillerin yanında durduğunu vurguladı. Biz Orhan Pamuk’un yanındayız. Ergenekon, devlet içindeki tüm uzantılarıyla, dağıtılmalıdır.

1 milyon 692 bin 345 kişinin katıldığı, geleceğini bağladığı YGS'de şifre bulunması ve etrafında yürütülen tartışmalar Türkiye'deki eğitim sisteminin temel unsuru olan sınav sisteminin ne denli çürümüş olduğunu ortaya koydu. Ancak tartışmalar "cemaat devleti ele geçirdi" fikri merkezinde tutulduğu için sınav sisteminin değişmesinden başka şeyler tartışılıyor.

YGS soru kitapçığında bir dersane öretmeni tarafından bulunan şifre iddialarını ÖSYM başta yalanladı. Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Milli Eğitim Bakanı, ÖSYM başkanının açıklamalarından tatmin olduğunu söyledi. Buna karşılık liseliler ve aileleri tatmin olmadı. Günlerce türlü açıklamalarla şifre iddialarını yalanlayan ÖSYM sonunda soru kitapçığında şifre olduğunu kabul etti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı 12 Eylül soruşturması, 31 yıldır darbecilerin yargılanması isteyen halk ve sosyalistler tarafından mutlulukla karşılandı.

'Referandumun üstünden aylar geçti, neden Kenan Evren yargılanmıyor?': Milyonlarca insanın merak ettiği bu soru nihayet yanıtını buldu.

2011/1 sayılı dosya numarasıyla Kenan Evren, hayatta olan Milli Güvenlik Konseyi üyeleri Tahsin Yeşilkaya ve Nejat Tümler ve hakkında suç duyurusu yapılan sıkıyönetim komutanında işkenceci polislere kadar birçok kamu görevlisi 12 Eylül davasında yargılanacak.

Garo Paylan ve Hayko Bağdat ile röportaj:
24 Nisan 1915'de dönemin Dâhiliye Nazırı Mehmed Talat Bey'in emriyle Ermeni Komite merkezlerinin kapatılması, elebaşılarının tutuklanması ve her türlü belgelerine el konulması ile ilgili 24 Nisan 1915 kararları alındı. İstanbul'da Ermeni toplumunun önde gelen 2.345 ismi tutuklanarak Anadolu'ya sürüldü. Bunlar arasında siyasi militanların yanında milletvekilleri, tanınmış yazar ve şairler, sanatçılar, din adamları ve işadamları da vardı. Sürülenlerin çoğu sürgünde öldü veya öldürüldü.

27 Mayıs 1915'te çıkarılan "Tehcir Kanunu" Kanun-ı Muvakkat (geçici yasa) ile yerel mülki ve askeri yöneticilere, uygun görecekleri kişileri geçici olarak başka yere naklettirme yetkisi verildi.

Yıl 1915. İstanbul'da Beyazıt Meyda-nı'na darağaçları kuruldu. 24 Nisan'da İttihatçılar tarafından başlatılan Ermeni avı sırasında gözaltına alınan 19 Ermeni sosyalisti 15 Mayıs 1915 günü Beyazıt'ta idam edildi. Katledilen Ermeni sosyalistleri bir toplu mezara gömüldü. Adları ve neden öldürüldükleri 95 yıl sonra, Ermeni Soykırımı ilk kez bu topraklarda kitlesel olarak anıldığı sırada hatırlandı.

Ermeni Soykırımı'nı tanımak, yüzleşmek, bu insanlık suçunun taraflarını ve faillerini açığa çıkartmak bugünün sosyalistleri için tarihsel bir sorumluluktur.

 

Ortadoğu ve Kuzey Afrika’yı kapsayan devrimler, ayaklanmalar dalgasının son vurduğu ülke Suriye oldu.
Suriye’de 40 yıldır iktidarda olan Esad ailesi Suriye nüfusunun yüzde 10’unu oluşturan Alevilere dayanıyor.
Aleviler asker sivil bürokrasinin bütün kilit noktalarını ellerinde tutuyorlar.
Ne var ki Esad rejimine karşı başlayan hareket sadece nüfusun çoğunluğu olan Sunni bir hareket değil. Birçok kentte Alevi emekçiler de gösterilere katılıyorlar.

Ozan Tekin

Ortadoğu'da Tunus ve Mısır'la başlayan devrimler hızla birçok ülkeye yayılmış, yıllardır Batı'nın da desteğini alarak halklarını ezen diktatörlükler birer birer devrilmeye başlamıştı. Bu iki ülkeden sonra gerçekleşen en ciddi ayaklanma Libya'daydı. Milyonlarca sıradan insan, Kaddafi'nin baskıcı rejimine karşı ayaklanarak ülkenin büyük bölümünü ele geçirmişti.

Üç Toplumsal Varoluş mitingine katılan on binlerin talebi: TC işgali son bulsun

Kıbrıs'ın işgal altındaki Kuzey'inde Sendikal Platform'un gerçekleştirdiği üçüncü Toplumsal Varoluş eyleminde kamu emekçileri yine grev yaptı; Ocak ve Mart'ta 80 bin Kıbrıslının katıldığı iki işgal karşıtı mitingin ardından üçüncü kitlesel eylem KKTC Cumhuriyet Meclisi önünde gerçekleşti.
Kukla UBP hükümetini ve atadığı müsteşarla adayı adeta eski usul bir sömürge valisi gibi yöneten AKP hükümetinin temsil ettiği TC'nin yine on binler tarafından protesto edildi.

Bağımsız işçi hareketi

"Özellikle Yunan Cuntası'nın 1974 yılında organize ettiği askeri darbe sonrası Türkiye'nin garantörlük görevi çerçevesinde Kıbrıs Cumhuriyeti'nin toprak bütünlüğünü korumak ve bozulan anayasal düzeni tekrardan tesis etmek için düzenlediği askeri hareket sonrası yaşananlar kabul edilemez."
Sendikal Platform'un bildirisindeki bu tespit 7 Nisan'da üçüncü Toplum varoluş eylemini gerçekleştiren işgale karşı radikal bir işçi hareketinin Kıbrıslı Türklerin çoğunluğunun desteğini alarak statükoya karşı çıktığının bir ifadesi.

 

Mayakovski 1893 yılında Gürcistan'ın bir köyünde doğar. Yaşı daha 12'yken bir gösteriye katıldığı için okuldan atılır, 1906'da Moskova'ya gider. Ertesi yıl Bolşevik Partisi'ne üye olur. İki yıl sonra bildiri dağıtmak suçuyla hapse düşer. Üçüncü kez hapse girdiğinde, şair olmaya karar verir.

Çıkar, sanat okuluna yazılır. Sanatı "eski" ile mücadelelerinde bir silah olarak gören Fütürist (Gelecekçilik) akımının bir parçası olur. Kendini, şiirin sadece içeriğini değil, biçimini ve dilini de değiştirmeye adar.

Sinan Özbek

Irkçılık asıl olarak sömürgecilikle ilişkilidir ve 16. yüzyılda en saldırgan, en amansız haldedir. Bu dönemde tamamen biyolojik özellikler işaret ederek iş görür. Sömürgeci kapitalizm iki kirli işini ırkçı ideolojiye yaslanarak meşrulaştırır.

İlk olarak; işgal ettiği topraklarda yaşayan insanların neden buna reva görüldüğünü anlatır. Bunu işgal edilen topraklarda yaşayan insanları "doğal olarak aşağı değerde" ve ahlaki olarak "yozlaşmış" diye tanımlayarak yapar. "Yozlaşmış" ve "doğal olarak aşağı" olanları tahakküm altına almak, onlara "uygarlık götürmekle" açıklanır. Bu sömürgeciliğin meşrulaştırılmasıdır. İkinci olarak; ele geçirdiği sömürge topraklarında ihtiyaç duyduğu emek gücünü başka bir yerlerden söküp alırken ırkçılığı devreye sokar. Köle olarak kullandıklarının neden köle olduğunu açıklarken, onların insan olmadığını ya da tam gelişmemiş insanlar olduğunu söyler. Böylece köleciliğin yeniden başlamasının zemini oluşur.

Can Irmak Özinanır

Karl Marx, egemen sınıfın sadece üretim araçlarını değil; fikri üretim araçlarını da elinde tuttuğunu söyler. Buradan yola çıkarak şöyle söyler: "Topluma egemen olan fikirler, egemen sınıfın fikirleridir".

Hrant Dink'in katili Ogün Samast, mahkemeye hitaben yazdığı mektupta kendisini cinayete azmettirenin medyada yer alan yazılar ve manşetler olduğunu söyleyerek; Emin Çölaşan'ın ve Ertuğrul Özkök'ün yargılanması gerektiğini söyledi. Hrant Dink'in ölümünü hazırlayan manşetleri atan medya kapitalizmle kopmaz bağlara sahip. Hem Türkiye'de hem de dünyanın geri kalanında medyanın yapısını incelediğimizde karşımıza iletişimin neredeyse her alanında etkin olan ve tamamına yakınını elinde bulunduran tekeller çıkıyor.

559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası