Katil Esad’ı Suriye halkları devirecektir

BM temsilcisi Kofi Annan’ın barış planını onaylayan Esad rejimi Suriye ordusunu geri çekeceğini söylemesine rağmen hâlâ birçok kentte saldırılarına devam ediyor.

Esad’ın ordusu özellikle Lübnan ve Türkiye sınır bölgelerine çok ağır bir biçimde saldırıyor.

Kürt sorununun çözümü için hükümetin BDP’yi muhatap alıp müzakereye başlayacağı yönünde açıklamalar yapılsa da Başbakan’ın kullandığı dil diyalogu daha baştan engelliyor. Tüm siyasi partiler gibi yasalar çerçevesinde kurulan ve geçen yılki genel seçimlerde 2 milyon 700 bin Kürdün oyunu alan BDP ise AKP’yi samimi bulmasa da çözüm için müzakereye hazır olduğunu söylüyor.

Türkiye halkları ise daha fazla çatışma ve ölüm değil çözüm istiyor. Hükümet baskı politikalarından vazgeçmeli ve Kürtlerin hakları için bir an önce BDP ile görüşmeye başlamalı. Görüşmeler şeffaf olmalı. Her müzakerenin ardından hükümet mutlaka sorunun demokratik çözümü yönünde bir adım atmalıdır.

Evren ve Şahinkaya sanık olarak mahkemede!

Türkiye’nin yaşadığı en karanlık dönemin sorumlusu Kenan Evren ve çete arkadaşı Tahsin Şahinkaya yargılanmaya başladı.

Evren ve Şahinkaya’nın yargılanması uzun süredir sokaklara taşan darbe karşıtı hareketin ve 12 Eylül referandumunun bir sonucudur.

4 Nisan günü başlayan yargılama bazı dar çevrelerin hoşuna gitmedi ama halkın ezici çoğunluğu bu iki darbecinin yargılanmsını istiyordu.

12 Eylül askeri diktatörlüğünün sorumluları sadece hayatta kalan 2 MGK üyesi, Evren ve Şahinkaya ile sınırlı değil.

12 Eylül’de 10 binlerce insanı tutuklayan, işkence yapan, öldüren, siyasi partileri, sendikaları ve tüm demokratik kurumları kapatan büyük bir mekanizma vardı.

Şimdi sıra bu mekanizmada görev almış, 12 Eylül terörünü topluma yaşatmış olanlara geldi.

Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’nın yargılanması neden önemli?

4 Nisan günü, 12 Eylül askeri diktatörlüğünün başındaki 5 kişiden hayatta kalan 2’si hakkında darbe hazırlamak, darbe yapmak suçlamaları ile açılan dava başladı.

4 Nisan Türkiye için tarihi bir gün. 32 yıl sonra da olsa sonunda 2 darbeci general yaptıklarının hesabını verecekler.

Kimileri Evren ve Şahinkaya’nın yargılanmaya başlamasını küçümsüyor, hatta bu davaya karşı imza toplayan sol görünümlü örgütler dahi var.

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin yine bir saçmalığa imza attı. Ne yazık ki İdris Naim’in saçmalıkları, sevimli, masum saçmalıklar değil. Bir İçişleri Bakanı tarafından dile getirildiği için kaygı verici, ırkçı ve saldırgan açıklamalar bunlar.

İdris Naim bu kez de BDP’li Altan Tan’ın gaz bombasıyla ilgili soru önergesine verdiği yanıtda ''göz yaşartıcı gaz mühimmatının insan sağlığı üzerinde kalıcı bir etki bırakmama'' şartı arandığını ve yapılan laboratuar testleri sonucunda insan sağlığı üzerinde kalıcı etki bırakmayan gaz mühimmatının kullanıldığını söyledi.

8 Nisan, Pazar günü, kutsal Paskalya Yortusu ayini sonrasında, Bahçelievler Presbiteryen Lütuf Kilisesi pastörü 4 kişinin saldırısına uğradı. Saldırganlar pastörü darp ettikten sonra Müslümanlığa ‘davet ettiler’.

Dini inanca saygısı olmayan bu vandalların yaptığı saldırı ilk değil. 2006’da Trabzon’da Rahip Santoro öldürüldü. 2007’de Malatya’da 3 Hıristiyan işkenceyle öldürüldü. Hıristiyanlar sürekli saldırı ve tehditlere maruz kalıyor. Bizler sesimizi çıkarmadıkça da yurttaşlarımız öldürülüyor, darp ediliyor, tehdit ediliyor, yaşam hakkı tanınmıyor.

DurDe Girişimi olarak bu gibi saldırılara sessiz kalmayacağımızı ilan ediyoruz. 15 Nisan Pazar günü, ayin sonrası kiliseyi ziyaret edeceğiz. Desteğimizi bildirmek üzere yapacağımız ziyarete tüm DurDe takipçilerini davet ediyoruz.

Kışlalarda, son 20 yılda 1000'i aşkın, son 5 yılda 500’e yakın, 2012 başından beri 22 er şüpheli bir biçimde intihar etti.

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'a göre kışlalarda şüphe barındıran, müsebbibi belli olmayan, kayıt altına alınmayan, soruşturulmayan hiçbir ölüm yok!

İntihar eden gençlerin çoğunluğu Kürt, Alevi veya devrimci. Her nasılsa arkadaşlarına zimmetli silahla intihar etmeyi tercih etmişler!

1 Mayıs bu yıl da İstanbul’da Taksim’de kutlanacak.

Devrimci Sosyalist İşçi Partisi, DSİP, emeğin haklarını savunmak, Kürt halkına özgürlük, darbelere ve Ergenekon çetesine dur de demek, cinsiyetçiliğe karşı kadın hakları için ve nükleer enerjiye hayır, güneş, rüzgar bize yeter demek için herkesi birlikte yürümeye çağırıyor.

Bu yıl Antikapitalist Öğrenciler de 1 Mayıs’a kendi pankartları ve talepleri ile katılacak.

Kuzey Irak bölgesel yönetimini lideri Mesut Barzani "Bağdat'ta tek bir kişinin, hem başbakan, hem genelkurmay başkanı, hem savunma bakanı, hem içişleri bakanı hem de istihbarat başkanı olduğu, son olarak da Irak Merkez Bankası'nı kendisine bağladığı durumla yüz yüzeyiz. Dünyanın neresinde böyle birşey görülmüş?" dedi.

Barzani, Irak’ta yeniden bir diktatörlüğün ortaya çıkmasını engellemek bütün Iraklıların görevidir dedi ve çözümsüzlük halinde halka gideceklerini, yani referandum yapacaklarını söyledi.

Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu, BAK 12 Nisan “Uluslararası askeri harcamalara hayır” gününde saat 12.30’da İstanbul Galatasaray ‘da basın açıklaması yapacak.

Barış için Vicdani Red, Uçan Süperge, Barış için Vicdani Red/ Kadın ve Vicdani Red, Uluslararası Baran Tursun Vakfı, DÖH, DurDe ve KEG basın açıklamasını desteklediğini açıkladı.

Ayrıntılı bilgi için: www.kureselbak.org

İran üzerindeki emperyalist baskı bir kere daha yoğunlaştı. Clinton, ardından Erdoğan İran’a göz dağı veriyorlar. İsrail ise her zamanki gibi İran’ın bölgesel tehlike olduğunu söyleyip duruyor.

Ne  var ki İran’a askeri bir müdahale çok zor görünüyor. Bir taraftan Irak ve Afganistan rezaletleri, diğer taraftan da Arap Baharı, özellikle de Tunus ve Mısır devrimleri bir askeri müdahaleyi çok zorlaştırıyor.

Seçimlerden önce ve hemen sonra çok büyük boyutlu olarak gerçekleşen antiPutin gösteriler Moskova’da yeniden başladı. Önceki gösterilere göre polis göstericilere karşı şiddet kulanmadı.

100 gün geçti! Roboski’ye adalet!

Roboski (Uludere) katliamının üzerinden 3 aydan fazla zaman geçti. Katliamın sorumlularının bulunması ve yargılanması doğrultusunda hiçbir adım atılmadı.

Son olarak Genelkurmay’ın TBMM araştırma komisyonuna yolladığı rapor, çocukları köldürülen köylülerle alay edercecesine katliamın kurallara uygun yapıldığını söylüyor.

Hükümet yetkililerinin bütün “sorumlularını bulacağız” vaatlerine rağmen Roboski köylülerine kimin bombalama emri verdiği açığa çıkarılmıyor.

Hükümet bu tutumuyla barışa değil, savaşa hizmet ediyor ve yeni katliamların yolunu açık tutuyor.

Öte yandan Roboski köylüleri çocuklarının öldürülmesine neden olan bombardımanın sorumluları bulunmadığı takdirde topluca Güney Kürdistan’a, Kürdistan Özerk Bölgesine göç edeceklerini söylüyor.

KCK Türkiye Meclisi’nin İstanbul’daki örgütlenme ve faaliyetleriyle ilgili davanın iddianamesi hazırlandı. 2403 sayfalık iddianamede, Prof. Büşra Ersanlı hakkında 22.5 yıl, Ragıp Zarakolu hakkında da 15 yıl hapis cezası isteniyor. Neyse ki tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

İddianamenin özü, BDP’nin KCK’nin organik bir parçası olduğunu kanıtlamaya ayrılmış. Bu iddianın kanıtı ise, telefon dinlemeleri. İddianame açık alanda, siyasi partiler yasasına uygun bir şekilde faaliyet gösteren BDP üyelerinin, ama sadece BDP üyeleri değil, Kürt halkıyla dayanışma sergileyenlerin de bilerek ve isteyerek terör örgütünün emellerine sinsice hizmet ettiğini kanıtlamaya çalışıyor.

#Türkiye’de ortalama her 6 dakikada bir iş kazası oluyor, 6 saatte bir işçi hayatını kaybediyor.
#Her yıl 1.500-2.000 kişi iş kazasında hayatını kaybediyor.
#Her 2.5 saatte 1 işçi iş göremez hale geliyor.
#1945’ten bu yana iş kazalarında 60 bin işçi öldü.
#10 yılda toplam 10.723 işçi hayatını kaybetti.

Son günlerde ard arda gelen iş kazası (cinayeti haberleri) gündemin diğer maddeleri arasında görülmüyor.

Patronlar daha çok kâr uğruna işçileri en kötü şartlarda, iş güvenliği önlemlerinden tamamen mahrum bir biçimde çalıştırıyorlar.

559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası