Kürt sorunu, devletin Kürt halkının varlığını inkar etmesinden kaynaklanıyor.

Bu inkar en sert bastırma yöntemleriyle, devlet şiddetiyle sürdü.

Kürt halkı, 30 yıldır süren sonuncu isyanında bu inkar politikalarını darmadığın etti.

DSİP ezilen Kürt halkının mücadelesini koşulsuz bir şekilde destekliyor.

11 Eylül saldırılarından sonra, ABD Başkanı Bush’un Irak’a saldıracağı DSİP üyeleri açısından kesindi. 11 Eylül’den bir ay sonra Afganistan’a saldıran neoconların asıl hedefinin Irak olduğunu biliyorduk. 2002 yılının ilk aylarında Savaşa Hayır Platformu DSİP üyelerinin girişimiyle kuruldu. Aylarca süren kampanyanın ardından Türkiye’de bugüne kadar kurulan en geniş savaş karşıtı platform, Savaşa Hayır Platformu’nun çabalarıyla inşa edildi: Irak’ta Savaşa Hayır Koordinasyonu.

DSİP 28 Şubat darbesine, “amasız, fakatsız” karşı çıktı.

AKP’nin hükümet kurmasının ardından darbe girişimleri hızlandı.

Anayasa Mahkemesi’nin mecliste kılık kıyafet özgürlüğünü yasalaştıran milletvekillerinin iradesini yok sayarak yasayı iptal etmesiyle DSİP siyasal alanı savunmak için harekete geçti. Onlarca kurum bir araya geldi ve Darbelere Karşı 70 Milyon Adım Koalisyonu kuruldu.

İklim değişimine karşı Türkiye’de ilk kitlesel miting, Küresel Eylem grubu tarafından 2005 yılında örgütlendi. Sosyal Forumlar sürecinde bir araya gelen aktivistler 3 Aralık 2005’te iklim değişimine karşı dünya çapında bir eylem yapılması kararını aldılar. Türkiye’de İstanbul Sosyal Forumu kurarak sosyal forumlar sürecini başlatan DSİP aktivistleri, Karakedi Kültür Merkezi’nde yapılan bir toplantıda onlarca kurumla bir araya gelerek miting hazırlıklarını başlattı.

Tunus'ta, Mısır'da diktatörler halk yığınlarının eylemiyle devrilmişken, Suriye halkları diktatörlüğe karşı kahramanca direnirken, birileri devrimlerin mümkün olmadığını anlatabilir hala.

ABD'de başlayıp hızla Avrupa ve tüm dünyayı sarsan ekonomik krize karşı grevlerle, genel grevlerle direnen örgütlü işçi sınıfının varlığına rağmen, birileri işçi sınıfının önemini ve gücünü yitirdiğini savunabilir.

SSCB ve Doğu Bloku’ndaki devlet kapitalisti rejimler işçi sınıfının kolektif eylemiyle çökerken, Batı’da kapitalizmin ideologları bunu “sosyalizmin ölümü” olarak adlandırıyor, tarihin sonunun geldiğini ve geniş halk kitleleri açısından kapitalizmin sürdürülebilir tek üretim modeli olduğunu haykırıyorlardı. Onlara göre işçi sınıfı artık bir sınıf olarak yoktu, toplumu açıklayan büyük anlatılar geçerliliğini yitirmişti.

Sosyalistler neden hala dünyayı değiştirecek temel gücün işçi sınıfına ait olduğunu söyler? Patronlar kötü işçiler iyi olduğu için veya çalışmak "erdem" olduğu için değil. Halk, ezilenler veya bir öncü parti de dünyayı değiştirecek temel güç değildir. Önemli olan ne kadar ezildiğimiz veya mağdur olduğumuz değildir. Kapitalizm altında etnik, cinsel, mezhepsel, dinsel ayrımcılığa maruz kalan gruplara tek tek dikkat çekmek yerine işçi sınıfının önemine vurgu yapmanın çok temel bir anlamı var.

İşçi sınıfı önce kurtarıcılardan kurtulmalıdır
Sosyalizm, sınıflı toplumlar ortaya çıktığından bu yana verilen bir mücadele.

2 bin yıl önce Trakyalı bir köle olan Spartaküs’ün Roma İmparatorluğu’na karşı başlattığı mücadeleden bu yana alttakiler sistemi değiştirmek için mücadele ediyor.

Roni Margulies
Durup dururken niye “TC” ibaresini tartışmaya başladı memleket?

Niye Göztepe takımının taraftarları İzmir’de maça “TC” tişörtleriyle gidiyor?

Devlet kurumlarının adı “TC” ile başlasa ne olur, başlamasa ne olur? Devlet, Türkiye devleti olmaktan mı çıkar? Gücü mü azalır? Yabancıların eline mi düşer?

Kapitalizmin devamlılığı için temel dayanak aile kurumudur. Aile hem "genel ahlak" normlarının kuşaklar boyunca iletilmesi için hem de üretimin süreklileşmesini sağlayacak yeni iş gücünü yani yeni işçi kuşaklarını garantilediği için sistemin açısından önemlidir. Bu yüzden bildik "aile" olgusunu zedeleyecek, değiştirecek, yok edecek her türlü cinsel davranış kapitalizm tarafından sapkın ilan edilir.

Kapitalist sistem dünya çapında bir örgütlenmeyken, aynı zamanda ulusal sermayelerin güvenliğini sağlamak için ulus devletler temelinde yapılanmak zorunda. Sınırları belirlenmiş ulusal pazarlar ve devlet tarafından güvence altına alınan ticaret ile sanayi sermayesi, kapitalizmin her evresinde ulusal çelişkileri derinleştirir.

559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası