4,5 yıldır süren Ergenekon ana davasında sona gelindi. Savcılık eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un da aralarında bulunduğu 64 darbecinin müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Mafya babaları ve faşist tetikçilerin bulunduğu 96 kişinin 7,5 ile 15 yıl arasında hapisle cezalandırılması talep edildi. Müebbet istenenler Kürtlere karşı kirli savaşın generalleri.

Darbe planlamak, uygun şartları oluşturmak için Danıştay’ı basmak, Malatya’da  üç Hristiyanın gırtlağını kesmek suçtur. Bir daha olmaması için en ağır şekilde cezalandırılmalılar. Balyozcular gibi Ergenekon sanıkları da paşa paşa yatacak. Onları serbest bıraktırmaya dönük her türlü girişim karşısında darbelere ‘dur’ diyen milyonları bulacak.

DSİP’in ev sahipliğini yaptığı, özgürlükçü solun ve rejime karşı muhalafetin tüm renk, ses ve güçlerinin kürsüsü olan Marksizm toplantıları 21. yılına giriyor.

5 gün boyunca otuzdan fazla konuda onlarca konuşmacının yer aldığı Marksizm 2013 Bahar toplantıları, sadece tartışma alanı değil aynı zamanda mücadelenin pratiğinin ele alındığı ve örgütlendiği bir eylem alanı.

Bir yandan çözüm ve barış süreci ilerliyor. Bir yandan da çözülmesi gereken, kapitalizmden kaynaklı sayısız sorunla karşı karşıyayız.

Önümüzdeki haftalarda ''Çözüme Evet Koalisyonu'' basın açıklamasıyla kampanyasını duyuracak. Bu kampanya, Kürt sorununun çözümünü, genel demokratikleşmenin olmazsa olmaz bir adımı olarak görenlerin, barış sürecinin tüm ezilenlerin üzerindeki baskıyı gerileteceğini bilenlerin kampanyası.

Türkiye'de yeni bir koalisyon doğuyor. Koalisyonun ismi ''Çözüme evet''. Koalisyonda ''Ama'sız, Fakat'sız barış'' diyenler, Kürt halkının yıllardır verdiği mücadeleyle haklarını elde etme aşamasına ulaştığını görenler, çözüm sürecini bir barış süreci, demokrasinin gelişmesi süreci olarak görenler yer alıyor.

Dile kolay. 30 yıldır süren bir savaşın sonuna yaklaştık. Fail-i meçhullerle birlikte yaklaşık 50 bin kişinin ölümüne neden olan bir savaşın sonuna geldik.

1. Çözüme evet diyenler, barışı savunuyor.

2. Çözüme evet diyenler, Kürt halkının haklarının tanınmasını savunuyor

3. Çözüme evet diyenler, her hangi bir partinin kazançlı çıkması için değil, siyasal demokrasinin alanı genişleyeceği için süreci destekliyor.

4. Çözüme evet diyenler, ölümlerin durmasını savunuyor. 2012 yılında 1500'den fazla insan çatışmalarda öldü.

''Çözüme evet'' diyerek yola çıkanlar, Kürt halkının özgürlüğünden yana olanlar. Kürt halkı, tüm baskılara rağmen geri adım atmadı. Asimile olmadı. İnkar edilse de inkar edenlere aldırış etmeden anadilini de kullandı, kendi simgelerini de.

Kürtlerin 30 yıldır gördüğü şiddet, bugünlerde Kürt siyasilere akıl hocalığı yapanların yanından bile geçmedi.

2008’den bu yana finans sektöründe yaşanan kriz Avrupa ülkelerini etkilemeye devam ediyor. Ekonomik istikrarsızlık, yükselen işsizlik ve yoksulluk oranlarıyla birlikte pek çok ülkede siyasi dengelerin de değişmesinde etkili oluyor. Bugüne kadar krizin en ağır etkilerinin yaşandığı Yunanistan örneğinin önümüzdeki dönemde artması oldukça yüksek bir olasılık. Portekiz’de kesintilere karşı yüzbinlerce insanın sokağa çıkması, İtalya’da yapılan seçimlerin sonuçları krizin faturasını yoksullara ödetmeye çalışan IMF merkezli ekonomi politikaların siyasete etkilerini gösteriyor.

559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası