Çağla Oflas
Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Biyo Güvenlik Yasa Tasarısı Meclis'te bekliyor. Tasarıyla bugüne kadar yasak olan ancak denetimsiz bir şekilde ülkeye girişi yapılan GDO’lu (Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar)  tarım ve sanayi ürünlerine resmen kapı açılıyor.
Tasarıda GDO'lu ürünlerin organik tarım alanlarına yakın üretim merkezlerinde,  bebek mamaları ve küçük çocuk ek besinlerinde özel amaçla geliştirilen hariç alanlarda kullanımı yasaklanırken, insana ve çevreye verilecek zarardan GDO'lu tohumları ya da ürünleri ithal edenler sorumlu tutuluyor.

Toplu sözleşmeler ücret anlaşmazlığıyla tıkandı
Kamu sektöründe çalışan 300 bin işçiyle hükümet arasındaki toplu iş sözleşmesi görüşmeleri anlaşmazlıkla sonuçlandı. Hükümet ücret artışı başta olmak üzere işçilerin bir dizi talebini kabul etmedi. İşçileri temsil eden Türk-İş’in yönetimi hükümet tarafından önerilen zam oranlarını yetersiz bularak Başbakan”la görüşme kararı aldı. Türk-İş yönetimi TÜSİAD, TİSK, TOBB gibi işveren örgütleriyle birlikte "Eve kapanma, pazara çık" başlıklı tüketimi artırmaya dönük kampnyayada katılmıştı. Petrol-İş, Harb-İş, Tümtis, Tez Koop-İş gibi sendikalar ise “krizin faturasını patronlar ödesin” sloganını öne çıkarıyor ve Türk-İş’in sokağa çıkmasını istiyor.

Doğan Tarkan
DSİP- Devrimci Sosyalist İşçi Partisi Genel Başkanı

Dün Taraf gazetesinde yayınlanan andıç, darbe girişimlerinin sona ermediğini gösteriyor. Darbeciler ayakta. Darbeciler çalışmaya devam ediyor. Andıçlar hazırlıyor, siyasete müdahale ediyor, öcü yaratarak, düşman icat ederek darbe girişimlerinde yargılanan subayları korumak istiyor.
Son andıç, darbe karşıtlarının mücadeleye ara vermemesinin ne kadar önemli olduğunu da gösteriyor.

Volkan Akyıldırım
Taraf Gazetesi tarafından yayımlanan “İlticayla Mücadele Eylem Planı" başlıklı yeni andıç gündemi sarstı. Belge yayımlandıktan bir gün sonra askeri mahkeme tarafından andıcı haber yasağı getirildi. Genelkurmay önce soruşturma açıldığını açıkladı. Ardından hafta başında yapılan bir başka açıklamayla andıçı Genelkurmay kendilerine bağlı bir birim tarafından yazılmadığını söyledi. Aynı Taraf Gazetesi’ne açıklamalarda bulunan “Genelkurmay Başkanı olabilecekken emekliye ayrılan komutan” ise Genelkurmay’ı yalanlayarak, iki kez bu konuda Genelkurmay Başkanı’nı uyardığını, Başbuğ’un ise “bunlara izin vermem” dediğini söyledi. Ordunun komuta kademesinde görev almış bir subay, ağır çekim darbenin devam ettiğini ilk kez ifşa etti.

Roni Margulies
“Hem bu komünist bilincin kitlesel ölçekte ortaya çıkması için hem de bizzat mücadelenin başarıya ulaşması için, insanların kitlesel ölçekte değişmesi gereklidir; bu değişim ise ancak pratik bir hareketin, bir devrimin içinde gerçekleşebilir. Bu devrim, sadece egemen sınıf başka türlü devrilemeyecek olduğu için değil, aynı zamanda şu nedenle de gereklidir: deviren sınıf ancak bir devrim sürecinde kendini çağların pisliğinden temizleyebilir ve toplumu yeniden yaratabilecek bir sınıf haline gelebilir...”
Marks’ın Alman İdeolojisi’nde kullandığı bu cümlede “çağların pisliği” lafı oldum olası hoşuma gitmiştir.

İklim değişikliği sonucu ortaya çıkan hastalıklardan biri olan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı vakaları her geçen gün artıyor. Türkiye’de ortaya çıktığı 2002 yılından bu yana 3000’den fazla hastalık vakası görüldü ve 150’den fazla kişi hayatını kaybetti. Sağlık Bakanlığı’nın risk haritasına göre orta Anadolu ve Orta karadeniz bölgesinde, en çok da Tokat, Sivas ve Yozgat’ta görülüyor. Kişide ateş, baş ağrısı, kusma, halsizlik, bulantı, karın ağrısı, ishal şeklinde belirtilerini gösterirken ölüm oranı %13-50 arasında. İstatistiklere göre hastalık vakaları Mart ayından itibaren ortaya çıkıyor ve Temmuz ayında zirve yapıyor. Bu yıl daha erken görülmesinin sebebi ise hava sıcaklıklarındaki artış. Bu artış sebebiyle keneler yumurtadan daha erken çıkarak aktif hale geliyor.

KENT A.Ş. işçisi taşeronlaşmaya ve işten çıkarmalara direniyor
Ufuk Kaya 
Sİ İzmir - Cumhuriyet “Halk” Partisi’nin kalesi olarak görülen İzmir’de bir zamandır emekçi düşmanlığı rüzgârları esmekte. 29 Mart yerel seçimleri öncesinde CHP’li İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kamusal birim olarak gerçekleştirmekle yükümlü olduğu belediye hizmet işlerini peşkeş çektiği taşeron firmalardaki işten çıkarma uygulamalarına seçimlerden sonra CHP’li Karşıyaka Belediyesi de eşlik etmekte gecikmedi. CHP’li Karşıyaka Belediyesi’ne ait Kent A.Ş’de DİSK’e bağlı Genel-İş kolunda örgütlü olan 276 işçi, taşeron sisteminin kurulup örgütlü mücadelenin kırılması amacıyla işten çıkarıldı.

Avi Haligua
İran’da devlet başkanlığı seçimlerinden sürpriz bir sonuç çıktı. Sürpriz olan, Mahmut Ahmedinejad’ın ikinci kez devlet başkanı seçilmesi değil, açık ara farkla seçilmesiydi. Karar vericilerin ve ‘aklı başında’ politika yorumcularının ‘mantıklı’ beklentisi, dünyada ılık rüzgârlar estiren Obama gibi ‘akil’ liderlerle birlikte hareket edebilecek, yumuşak bir dile sahip liderliğin seçilmesiydi.

Irak’lı savaş karşıtı aktivist Sabah Jawad, Irak’a yaptığı geziden yeni döndü ve Sosyalist İşçi’ye ülkenin şu an içinde bulunduğu durumu yazdı.
 Bağdat sokaklarına çıktığınızda Irak’ta işlerin hiç de yolunda gitmediğini fark ediyorsunuz. Etrafa yayılan binlerce beton barikat şehri ufak kısımlara ayırmış durumda. Her bir köşede şehrin işgal altında olduğunu hatırlatan ayrıntılarla karşılaşıyorsunuz. Bu tarihî kentin görünümü hiç de iç açıcı değil.
Iraklı güvenlik güçleri küçük ya da büyük tüm yerleşim yerlerine kontrol noktaları olarak kullanılan beton bariyerler inşa etti. Yerel yollarda dahi bunlarla karşılaşıyorsunuz. Bunları kurmalarının amacı insanların özgürce hareket etmelerini kısıtlamak ya da tamamen engellemek. Sürekli trafik sıkışıklığı var ve hiçbir yerde trafik lambası yok.

20 Haziran’da Ankara’dayız
Kamu emekçilerinin grevli toplu sözleşmeli sendika hakkı için yıllardır mücadele eden Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) bugün ağır bir saldırı ile karşı karşıya.
Jandarma KESK binalarını basıyor, sendikacıları gözaltına alıyor, tutuklu- yor. KESK halkların kardeşliğini, barışı savunduğu için.
Amaç sendika üyelerine gözdağı vermek ve KESK'ten ayrılmaya zorlamak.

Türk-İş tabanı öfkeli ve ayakta. Kamu çalışanları kızgın. Son on günde defalarca polis barikatıyla karşılaştılar. Defalarca gaz bombası yediler.
Krizin emekçiler ve yoksullar üzerindeki etkisini biliyoruz. Doğrudan ekonomik baskıların yanı sıra, özellikle KESK'e yönelik politik baskı, mücadelenin kitleselleşmesi için uygun bir iklim yaratıyor.
Mücadelenin kitleselleşmesinde, en büyük görev KESK'e düşüyor.

Afganistan, Pakistan ve savaş karşıtı hareket
Yıldız Önen

Haziran ayı Ortadoğu ve Afganistan-Pakistan (AfPak) bölgesi için oldukça hareketli geçiyor. Obama’nın Mısır’ın başkenti Kahire’de yaptığı konuşma dünyada ve Türkiye’de bir yankı yarattı. Konuşma George W. Bush’un konuşmalarıyla kıyaslanmayacak kadar ılımlı osla da savaş karşıtları “Ya Pakistan, ya Afganistan?” sorusunu sormaktan geri durmadı.

Birkaç aydır krizin sonuçlarına karşı işyerlerinde başlayan direnişler, kamudaki toplu sözleşme dönemiyle birlikte değişik biçimler alarak sürüyor. Harb-İş Sendikası krizin işçiler üzerindeki sonuçlarına karşı sessiz kalan Türk-İş Genel Merkezi’ni protesto eden eylemler gerçekleştirdi. Hem Türk-İş’in hem de hükümetin krizin faturasını emekçilere yükleyen politikalarına karşı Ankara ve İstanbul’da caddeleri kapatmaya kadar varan eylemler, geçtiğimiz hafta İstanbul ve Ankara’da yapılan yeni eylemlerle gelişti.

Bonn’da yeni iklim anlaşması için toplantı
Erkin Erdoğan

1-12 Haziran tarihlerinde Bonn'da, bu yıl Aralık ayında Kopenhag'da yapılacak olan BM İklim Görüşmeleri'nin ikinci büyük hazırlık toplantısı yapıldı. UNFCCC 'ye (Birleşmiş Devletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi) taraf olan ülke delegasyonları ile çok sayıda kuruluş ve STK'nın katıldığı toplantılar 2012 sonrasında Kyoto Protokolü yerine geçecek olan protokolün taslağının oluşturulması açısından önemliydi.

Can Irmak Özinanır
Anti-emperyalizm Türk solunun belki en çok kullandığı terimdir. Bazı arkadaşlarımız her taşın altında ABD'yi ve ABD emperyalizmini arar, bulamayınca da çeşitli komplo teorileri üretir. Onlar için Anti-emperyalizm kapitalizmin bir aşaması olarak değil, ABD'nin başlarında bulunduğu bir grup gelişmiş ülkenin Türkiye'yi sömürgeleştirmesinden ibarettir. Bu sebeple sol, birçok dönemeçte değişik yerlere savrulabiliyor. İşgal altında bir ülkede yaşıyormuşçasına "Tam bağımsız Türkiye" sloganı solun temel sloganlarından birisi hâline gelebiliyor.

Şenol Karakaş
Kapitalizmin aşılması ve yerine sınıfsız, devletsiz bir toplumun kurulması, Marksist teorinin en önemli vurgusu. Marksizm, bu vurguyu yapan ne ilk ne de son teori.
Sınıfsız toplumu hedefleyen diğer teorilerden net bir farklılığı var ama marksizmin.
Ütopik sosyalistler, anarşistler, reformist sosyalistler ya da ikameci sosyalistler sınıfsız toplum mücadelesinin belli başlı akımları olarak marksizmle tartışırken, aradaki farklılıklar ve marksizmin ayırt edici yönü net bir biçimde açığa çıkıyor.

Orhan Göztepe
Sinema-politika ilişkisi bereketli konudur çünkü en basit biçimiyle kimin sinemasını seyrettiğimiz, yaptığımız hangi tarafta oluğumuzla ilişkilidir. Bir endüstri olarak geliştiği yıllardan itibaren sinema bir uluslararası ilişkiler ve ticaret konusu olmuş bu anlamda küresel baskın bir sinemayla sömürülen ve bazen direnen sinemalardan söz edilmeye başlanmıştır.
Konu bir yanıyla hükümetlerin neyin, ne şekilde gösterilebildiğini denetleme mekanizmalarına dayanır. En bilinen örneği Hays kodu olarak 1930'lu yıllarda Amerika'da karşımıza çıkar. Filmlede Amerika bayrağının kullanımı, dinsel içerik gibi olmazsa olmazları belirledikten sonra bir de olamayacakları belirler: tutkulu aşk, eşcinsellik, vahşet... 1967'de terk edilen bu sistem yerini şirketlerin bir başka kontrol sistemine bırakarak MPAA'nın derecelendirme sistemi doğar. Film içeriğine göre sınıflandırılır, bütçesi ve dağıtımı buna göre yapılır. Yani yine doğru kriterler uygulanmazsa film görünmez hale gelir.

Gazeteci-yazar Yalçın Ergündoğan'ın "Yaşam Savunusu" adlı yeni kitabı çıktı. 32 yıldır hak ve özgürlük savunuculuğunu yayın çizgisi olarak benimseyen Belge yayınları'nın yeni başlattığı 'Doğa ve Hayvan Hakları' dizisinin ilk kitabı olma özelliğini de taşıyan kitabı Türkiye'nin her yanındaki kitapçılarda bulmak mümkün. Kitaba, ayrıca internet üzerinden www.kitapyurdu.com ve www.ideefixe.com adresinden de erişilebiliyor.
"Çalışma, kitabın adında da vurgulandığı gibi, aslında bir 'Yaşam Savunusu'. Ülkemizde ya da dünya ölçeğinde doğaya ve yaşama karşı girişilmiş saldırıları püskürtmeye çalışan bir telaşın ifadesi. Kaleme alınmış her yazının geri planını bu çaba oluşturuyor" diyen Yalçın Ergündoğan; kitabın birinci baskısına yazdığı Önsöz'de "haykırıştı, yankı buldu, kitap oldu" ifadesini kullanıyor.

Yalçın Ergündoğan
Aşk üzerine dünya dillerinde çok şey yazıldı, söylendi. Tabii, Türkçe’de de... Hatırlıyorum da, “ilk aşk unutulmaz!” diye, “aşk” sloganlaştırılıp siyasi parti faaliyetinin yapıştırıcısı, çekim merkezi daveti olarak bile kullanılmıştı. Önceleri belli bir kesimi toplayabilen o  partide şimdi “aşk” mı bitti, yoksa “ilk aşk” tutkusu mu; henüz belli değil. Bilinen, aşkın ayakları yerden kesen, vücut kimyasını değiştiren, dünyaya  başka türlü baktıran, insan türünün kendi türleriyle ilişkilerinde de sürdürdüğü “kibirli” duruşunu kıran bir şey olduğu...

Tuna Öztürk
Sİ İstanbul- 27-28 Haziran tarihlerinde yapılacak olan DSİP Konferansı’na doğru yerel hazırlıklar sürüyor. 14 Haziran günü  Beyoğlu Konferansı yapıldı. Konferansın ilk oturumunda gündemler Kapitalizmin krizi ve direniş, Kürt sorununda çözümün neresindeyiz?,  Ergenekon’a karşı mücadele, Yeni kitlesel sol parti ve DSİP oldu. DSİP’in politik çizgisini netçe ortaya koyan bu dört başlıkta sunuşların ardından üyeler söz alarak katkı yaptı.
Konferansın ikinci oturumundaki gündemlerse Birim inşası ve üye kazanmak, Sosyalist İşçi, Kampanyalar ve Mali çözümler oldu. Teorik tartışmalardan ziyade önerilerin, fikirlerin ve sorunların paylaşılıp tartışıldığı bu bölümde Beyoğlu biriminin işleyişi ve daha etkin hale nasıl getirilebileceği konuşuldu.

559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası