Muhatap belli, Kürt sorununda çözüm hemen şimdi!

Diğer düzen partileri gibi seçim çalışmaları için resmi kaynaklardan para yardımı almayan, YSK tarafından veto yiyen, üç aydır her yerde faşist saldırıların hedefi olan, büroları kurşunlanan, taşlanan Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloku'un bağımsız milletvekili adayları tarihi bir başarı kazandı.

2002 seçimlerinde Bin Umut Adayları meclise 22 temsilciyle girmişti, bu kez bu sayı 36'ya çıktı.

Almanya ve İsviçre nükleer santrallarını kapatıyor.
İtalya’da referandumda halkın yüzde 95’i ‘nükleere hayır’ dedi.

1977 yılından beri yapılmaya çalışılan ancak yoğun tepkiler sebebi ile gerçekleştirilemeyen nükleer santral inşaatı AKP hükümeti tarafından başlatılmaya çalışılıyor. Halkın %64'ü karşı olmasına rağmen AKP, CHP, MHP gibi partiler nükleer santralleri istiyorlar. Japonya'daki Fukuşima santralinde meydana gelen kazanın yarattığı tehli-kenin boyutları ortadayken hala nükleer santrallerin güvenli olabileceğini, tüp-gazdan daha tehlikeli olmayacağını anlatmaya çalışıyorlar. Nükleer enerji gerçeği ise onların iddia ettiğinden oldukça farklı.

Barcelona'dan Andy Durgan, ekonomik krize karşı başlayan İspanya ayaklanmasını anlattı.

İspanya'daki harekete çoğunluğu genç olan binlerce insan katıldı. Gençler, kötü işsizlik koşullarından, düşük ücretlerden ve geçici anlaşmalardan yıllarca zarar gördü. Ancak etkileri, kapitalizmin son kriziyle daha fazla konuşulur oldu.

İspanya'nın yüzde 21'inin işi yok ve bu işsizlerin yüzde 40'ı 30 yaşının altında. Bu iş arayan öğrencileri içermiyor, yani rakamlar aslında çok daha yüksek.

İspanya'nın tarihi, yayılmacı fetihlerin, baskının ve liderlere karşı direnişin tarihidir. Mike Gonzales, İspanya'nın mevcut hâlini açıklayan değişim mücadelelerini inceliyor.

1930'larda, İspanya İç Savaşı'nın başlamasından birkaç yıl önce, şair Antonio Machado ülkesini, Kastil'in parlak kahverengi toprakları üzerinde paslanmaya yüz tutmuş bir savaş zırhına benzetiyordu. Bu, bir zamanlar var olan imparatorluğunu kaybetmiş, büyük sömürgeci bir gücü temsil ediyordu.

2006 yılında Hamas’ın ezici bir seçimlerden çoğunluğu elde ederek çıkmasının ardından işgal altındaki Filistin’i ikiye bölen ve Hamas’ın kalesi olan Gazze Şeridi’ni abluka altına alan İsrail, halka açlığı ve yoksulluğu dayattı.

Birleşmiş Milletler’in rakamlarına göre Gazzede yaşayanların yüzde 45,2'si işsiz.

Onur Devrim Üçbaş

Tunus'ta başlayıp tüm bölgeye yayılan Arap Devrimlerinin etkisi devam ediyor. Suriye aylardır bölgedeki hareketin etkisiyle başlayan isyanlarla çalkalanıyor. Yaklaşık üç aydır devam eden halk hareketi, Esad diktatörlüğünün 1.000'den fazla muhalifi öldürmesine ve 10.000'den fazla kişiyi tutuklamasına rağmen devam ediyor.

Erkin Erdoğan

Maliye Bakanlığının Ekonomik Veriler Raporundan derlenen bilgilere göre, Türkiye OECD üyesi 33 ülke arasında vergi yükü, yani verginin milli gelire oranı açısından sondan 4?üncü sırada yer alıyor. Danimarka'da yüzde 48, İsveç'te yüzde 46,2, İtalya'da yüzde 43,4, Fransa'da yüzde 41,8, Almanya'da yüzde 36,8, İngiltere'de yüzde 34,2, Yunanistan'da yüzde 29,3, Japonya'da yüzde 26,5 olan vergi yükünde, OECD ortalaması ise yüzde 34,7 olarak hesaplanıyor.

Türkiye'nin en büyük entegre demir-çelik fabrikası İsdemir'de işçiler greve gidiyor. İsdemir'in patronu Erdemir AŞ. Erdemir'in çoğunluk hisseleri ise OYAK'a bağlı şirket Ataer'in elinde. Yani asıl patron Türk Silahlı Kuvvetleri!

OYAK, işçilere sıfır ücret zammını dayatıyor.  İşçilerin örgütlü olduğu Öz Çelik-İş tarafından yapılan oylamada 4621 işçi greve 'evet' derken sadece 3 kişi 'hayır' oyu kullandı. Erdemir AŞ grev kararı ile sonuçlanan oylamanın ardından lokavt kararı aldı. Yani işçilerin toplu iş sözleşmeleri askıya alınarak grev kırılmak isteniyor.

İşçiler ise kararlı. Eğer patron sıfır sözleşme dayatmasını sürdürürse 6 bin işçi greve çıkacak.

Özel sektörde sendika yok, vahşi sömürü ve her an işten atılma tehlikesi var. Küresel fast-food zinciri Burger King'in çağrı merkezinde çalışan işçiler bu gidişe 'dur' dedi. Tez Koop-İş Sendikası'nda örgütlenen Burger King Çağrı Merkezi çalışanlarından dördü işten atıldı. Burger King patronları sendikaya üye olanların işten atılacakları, fişlenecekleri ve başka bir yerde iş bulmayacakları tehditleriyle mücadeleyi engellemek istiyor. Ancak Burger King'in sesi olan işçiler mücadelede kararlı.

Seçim süreci sona erdi. Seçmenlerin yüzde 86.7'si seçimlere katıldı. Bu yüksek bir oran. Son haftalarda giderek artan gerginlik düşünüldüğünde, özellikle AKP-CHP ve MHP temsilcilerinin miting meydanlarında ve televizyonlarda gerginliği tırmandıran konuşmalar yapmaları,   kutuplaşmayı artırdı.

Seçimlerde AKP, yüzde 49.90 alarak birinci parti oldu. 2002 seçimlerinde yüzde 34.28 alan AKP, 2007 seçimlerinde oyların yüzde 46.58'ini almıştı. Son seçimlerde ise AKP oylarını yüzde 3.32 artırarak 21.5 milyon seçmenin oyunu aldı. Oylarını yaklaşık yüzde 4 artıran AKP açık ki Saadet Partisi gibi, HAS parti gibi partilerden de oy çaldı.

Ulus devletler çağının başından beri hemen her ülkede çimento harcı görevi gören milliyetçiliğin elbette Türkiye'de de bir karşılığı var. Üstelik oldukça sağlam köklere sahip. Bu seçimlerde de (her seçimde olduğu gibi) milliyetçilikten medet umanlar oldu. Milliyetçilikten başka cephanesi olmayan MHP'yi bir kenara bırakırsak AKP'nin kullandığı milliyetçiliğin ne kadar işe yaradığı ortada aslında.

12 Haziran seçimlerinin en büyük zaferini Kürt halkı elde etti. AKP iki kişiden birisinin oylarını alsa da, seçim öncesi Kürtlere yönelik başlatılan saldırılar, BDP’nin desteklediği adaylar üzerinde uygulanan baskı, seçim faaliyetinin engellenmesi için uygulanan şiddet göz önüne alındığında, 36 bağımsız adayın seçilmesi seçimlerin en etkileyici başarı öğesidir.

En kanlı darbenin lideri, 12 Eylül’ün genelkurmay başkanı Kenan Evren, 31 yaşında işlediği insanlık suçları için ifade verdi. Dünyanın en zengin 50 generalinden biri olan 12 Eylül’ün Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya, cuntanın yaşayan iki üyesinden biriydi, o da yaptıkları için savcıya ifade verdi. İfadeler yetmez, yargılanacaklar! 94 yaşında olması Kenan Evren’i ne aklıyor ne de 12 Eylül davasını önemsiz- leştirmiyor. Eğer Kenan Evren, Tahsin Şahinkaya ve mahkeme tarafından aranmaya başlayan 12 Eylül işkencecileri yargılanıp hak ettikleri cezalara çarptırılırsa hem hayatını karattıkları yüz binler için adalet gerçekleşir, hem de dört darbe yapan ordunun bir daha bunu yapması engellenir.

Ozan Tekin

Sosyalizm, demokratik ve eşitlikçi fikirlere sahip aydınlanmış bir grup azınlığın kurabileceği bir şey midir? Çoğu zaman eğitimsiz olmakla, geri fikirlere sahip olmakla, kandırılmış olmakla suçlanan kitleler, tarihin gidişatını özgürlükçü ve demokratik bir toplumun inşası yönünde değiştirebilirler mi?

Sıradan insanların siyaset sahnesine çıkmasından ölesiye korkan, bu yüzden onları bir grup akıllı azınlığın yönetmesi gerektiğini savunan egemen sınıf ideolojilerine göre, şu ana kadar sosyalizm adına ortaya konan her şey küçük bir azınlığın geniş kesimleri baskı altında tutmalarıyla ilgilidir. Bu tarihsel çarpıtma, kitlelerin kendi kaderlerini tayin etmesi ihtimalini, toplumsal bir devrim fikrini ortadan kaldırma amacını taşır.

Meltem ORAL

AKP'nin yeni bakanlık düzenlemeleriyle birlikte Kadın Bakanlığı kapatıldı ver yerini "Aile ve Sosyal Hizmet Bakanlığı" aldı. Gerek Erdoğan'ın gerekse kendi bakanlarının kadını sadece ailenin parçası olarak gören yaklaşımları, kadınların "kadın" oldukları için yaşadıkları ayrımcılığı görmezden gelerek "aile"nin korunmasının birincil görev ilan eden tutumları Kadın Bakanlığı'nı kapatmış oldu. Seçim bildirgesindeki "ailenin bütünlüğünün korunması" başlığından da anlayacağımız gibi önümüzdeki dönemde aile kutsamalarına daha sık rastlayacağız.

"Bu kitabın kökeninde, tek ve vurucu bir düşünce var: Ya Marks'ın çalışmalarına getirilen en tanıdık itirazlar hatalıysa? Ya da, en azından, tamamen öyle değilse bile, çoğunlukla öyleyse? "

Eleştrilere göre, marksizm, uzun ömrünün sonuna geldiği söylenen bir öğretidir. Küçük bir grup isyancının öncülük ettiği şiddetli bir devrimi telkin etmektedir. Stalin'in kurduğu çalışma kamplarına ve Mao'nun katliamlarına yol açmıştır. Kendi ütopik özlemleri, zalim diktatörlüklere olan eğilimini maskelemektedir. Belki Marks'ın, 19. yüzyılda üzerinde durduğu bir şey olabilir, ama sınıf saplantısı, bugünün post-endüstriyel, sosyal-mobil dünyasında gereksizdir.

Ahmet Yıldırım

Seçimlere, kaset skandalları sonucu dokuz yöneticisinin istifası ile katılan MHP, yüzde birlik bir oy kaybına rağmen yüzde 13 alarak 53 milletvekili ile parlamentoya yeniden girdi. MHP seçimlerde Ege'de ve bir kaç büyük şehirde yüzde 1-2'lik oy kaybına uğrarken İç Anadolu, Karadeniz ve güneyde oylarını ya korudu ya da artırdı. Bu durum kaset skandallarıyla imajının bozulduğunu ve baraj sorunu yaşayacağını söyleyenler açısından şaşırtıcı oldu.

40 kapitalist sanayi ülkesi iklim değişikliğini önlemekten kaçıyor!

Hortumlar, seller, fırtınalar, kuraklık, artan gıda fiyatları, insan ve canlı ölümleri - Dünya devletleri, fosil yakıtların tüketimi sonucu iklimlerin değiştiğini kabul ettikten 4 yıl sonra, hiçbir şey yapmadı. Atmosfere karbondioksit yollayarak dünyanın ısısını artıran 40 kapitalist sanayi ülkesinin imzaladığı tek iklim sözleşmesi Kyoto Protokolü 2012'de son buluyor. Amerika, Kanada ve Rusya Kyoto Protokolü'nün süresinin uzatılmasına karşı çıkarken kapitalist devletler iklim değişikliğini önleyecek yeni bir anlaşma yapamıyor.

559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası