Bu dava yeni başlıyor
Öldür diyenler korundu
Cinayet örgütü beraat ettirildi

5 yıldır bir tiyatro oyunu gibi süren Hrant Dink cinayeti komediyle bitirildi. Savcının "Ergenekon işi" demesini, muhbir Tuncel'in "Ergenekon eylemi" ifadesini dikkate almayan mahkeme Dink'in katledilmesini sıradan bir cinayet olarak gördü ve "örgüt" yok dedi.

Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, cinayetten iki gün sonra olayın "münferit", herhangi bir siyasi boyutu ve örgüt bağlantısının bulunmadığını, suikastın milliyetçi duygularla düzenlendiğini açıklamıştı. 5 yıl sonra davayı gören mahkeme Dink'i korumayan ve öldürülmesine göz yumayan Cerrah'ın sözlerini karar yaptı.

Bahan GÖNCE
Bir araştırmaya göre, 2015'e kadar obezite hastası yoksul çocuklarının sayısı, zengin çocuklarının sayısının iki katına çıkacak. Yoksul ailelerin çocuklarının %11.2'sinde obezite görülecekken zengin ailelerin çocuklarında bu oranın %5.4 olacağını belirtiliyor.

Obezite ile kapitalizm arasındaki ilişkiyi teşhir etmek için kendini denek olarak kullanan belgeselci Morgan Spurlock, bir ay boyunca sadece McDonald's'tan hamburger yiyor. Daha ikinci haftadan hem ruhsal hem de bedensel açıdan sağlığı çökme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Spurlock, neden McDonald's'ı  seçtiğini anlatırken bu şirketin aynı zamanda en çok reklam veren marka olduğunu ve kötü beslenmenin reklam dünyasıyla yakından ilişkisini vurguluyor.
Kapitalizm tarafından önce kendi kendilerini besleyemez hale getirilen insanlar, sunulan yiyecekleri (örneğin fast-food) tüketmek zorunda bırakılıyor.

Ahmet Abaci
"Kapitalizm, hep ilerlemek zorunda olan, aksi takdirde devrilen o meşhur bisiklet gibidir ve şirketler, duvara toslamadan önce kimin daha hızlı pedal çevirdiğini görmek için yarışıyorlar."
Susan George

Şu an üretimde hiçbir değişiklik yapmadan en az 12 milyar insanı refah içerisinde yaşatacak gıda varken kaynakların kıt olduğu yalanını neden söyleme ihtiyacı hissediyorlar?

İnsanların günlük A vitamini ihtiyacını bir havuçtan sağlayabilecekken, dünyada her yıl a vitamini eksikliğinden kör olan 500bin çocuğa; son teknoloji ürünü GDO'lu a vitaminince zengin "altın pirinç" önermesiyle aynı nedenden.

Volkan Akyıldırım
AKP'nin tabanındaki emekçilere seslenmeyi başaran, onların acılarını dindirmek için etkin siyasetler ve mücadele yöntemlerini ortaya koyan özgürlükçü sol, hükümet partisinin önünü 4. döneminde kesebilir.

Antikapitalist düşünür Immanuel Wallerstein "2011 sonrasında dünya solu" başlıklı makalesinde önemli tartışmalara dikkat çekti.

Wallerstein, Sosyalist İşçi'nin de tespit ettiği gibi, 2011'in dünya solu için iyi bir yıl olduğunu söylüyor ve bunun nedeni olarak kapitalizmin krizine gösteriyor.

Ne yazık ki solun bir kısmı 12 Eylül cuntasının hayatta kalan iki üyesinin yargılanmasından memnun değil.

İddianameye bakıyorlar ve aslında solun yargılanmakta olduğunu söylüyorlar.

Referandum öncesinde solun bütün kanatları 12 Eylülcülerin yargılanması için ses çıkardı. 1979 Maraş, Çorum ve Sivas katliamlarının soruşturulmasını istedi. 1 Mayıs 77’nin hesabı soruldu, her yıl İstanbul Üniversitesinin önünde 16 Mart katliamı protesto edildi, sorumlularının hesap verilmesi istendi ve şimdi 12 Eylül iddianamesi bütün bunları gündeme getiriyor.

Özgürlük ve barış istiyoruz

Bugün Türkiye'de iç içe geçmiş iki temel sorun var: Özgürlük ve barış.

Anayasa maddelerinden başlayarak sayısız alanda özgürlüklerin genişlemesi toplumun önde gelen talebidir. Sadece politik alanda, yaşamın her alanında özgürlüklerin genişlemesini istiyoruz.

Tayyip Erdoğan'ı, Kemal Kılıçdaroğlu'nu, Devlet Bahçeli'yi, Abdullah Gül'ü, Süleyman Demirel'i ve Doğu Perinçek'i aynı anda üzen şey ne olabilir? Tabii ki TC'nin denizaşırı sömürgesi Kuzey Kıbrıs'ı 32 yıl boyunca demir yumrukla yöneten Rauf Denktaş'ın ölümü.

Uludere'de 36 Kürt genci F-16'ların bombardımanıyla katledildi. Fırat'ın Doğu'su yastayken Batı'sındaki kamu kurumları havai fişek atarak kutlamalar yaptı. Roboski köyünde katledilen 36 yoksul Kürt için esirgenen yas, Kıbrıs'ın bölünmesinde önemli rol oynayan bir kontrgerilla artığı için 3 gün ilan edildi.

Geçtiğimiz hafta 17 ilde 130 yere yapılan polis baskınları yine BDP'yi hedef aldı. İstanbul, Diyarbakır, Urfa gibi bir çok ilde BDP binaları basıldı ve arandı. Aralarında eski BDP Milletvekili Fatma Kurtulan ile eski DEHAP Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın da bulunduğu 31 kişi tutuklandı.

KESK genel merkezinin polis tarafından aranması Diyarbakır, Ankara ve İstanbul'da kamu emekçileri tarafından protesto edilse de diğer sendikaların buna sessiz kalması milliyetçiliğin işçi sınıfı nasıl böldüğünü bir kez daha gösterdi.

19 Mayıs'ta öğrencilerin zorla militarist gösterilere katılmasına Milli Eğitim Bakanlığı tarafından son verildi. Öğrenciler tarafından sevinçle karşılanan bu karara eğitim işkolunda örgütlü üç sendika aynı nedenle karşı çıktı ve 19 Mayıs militarist gösterilerinin devam etmesini savundu.

Bunlardan biri KESK'in en büyük sendikası Eğitim-Sen! Demokrat ve solcu öğretmenlerin sendikası, kurulduğu günden bu yana eğitimdeki faşizan öğelere karşı bu önemli sendika 19 Mayıs'da her ilin valilikleri tarafından düzenlenen militarist ve ayrımcı "kutlamalara" son verilmesi kararını AKP'nin din devleti kurma yolunda bir adımı olarak değerlendirdi.

Hsiao-Hung Pai

Çin'deki yerel yönetimlerin insanların topraklarına el koyup geçim kaynaklarını kurutması ilk kez gerçekleşmemişti.  Protestocuların tartaklanıp kötü muameleye maruz bırakılmaları da bir ilk değildi.

Guandong eyaletindeki Wukan köyünün yerel yönetimi de bu yolla sıvışabileceğini sanmıştı. Fakat yanıldılar. Köylüler direnmeye devam etti ve kazandı!
Polisin tehditlerle baskı kurmasına, "Wukan" kelimesinin internette sansürlenmesi rağmen çoğunluğu balıkçılıkla geçinen 20 bin insan ayaklanmıştı.
Çin'deki yerel yönetim, köylülerin topraklarını girişimcilere düşük fiyatlarla peşkeş çekerek hızla gelişen emlak piyasasından nemalanmayı amaçlamıştı.

Bahan Gönce
Birleşik Kıbrıs Partisi genel sekreteri İzzet İzcan, geçtiğimiz günlerde yaptığı basın açıklamasında Türkiye Devleti'nin sürdürdüğü ayrılıkçı politikayı ve sermaye girişini kolaylaştıran düzenlemeleri eleştirdi.

Taşınmaz mal alımında TC uyruklu kişilerin güvenlik soruşturmasından muaf tutulması yönündeki düzenleme ve Garanti Bankası'nın eşdeğer malları teminat olarak kabul etmeye başlamasının sömürgeleştirme politikasının bir parçası olduğunu vurgulayan İzcan, bu uygulamayla adanın Türk sermayesine ve otelcilik adı altında karapara aklayan suç odaklarına peşkeş çekildiğini söyledi. Böylece adadaki mülkiyet sorununun daha da çözümsüz hale getirildiğini vurguladı. Suç oranının artmasından kaygı duyduklarını da sözlerine ekledi.

Başbakan Goodluck Jonathan, 1 Ocak'ta, akaryakıt için yapılan devlet desteğini kaldırdığını açıkladı. Hemen ardından 2 Ocak'ta başta Kano şehrinin Özgürlük meydanında olmak üzere çeşitli şehirler eylemciler meydanları çadırlarla işgal etti. Polis göstericilere saldırarak dağıttı.

9 Ocak'ta hükümet petrolün litresini 65 Naira'dan 141 Naira'ya çıkardığını açıkladı. Petrol fiyatlarının yükselmesi demek diğer bütün tüketim maddelerinin de yükselmesi demek olacağından ülkenin iki büyük sendikası "akaryakıttaki devlet desteğin tekrardan yürürlülüğe girmesi" talebi ile genel grev çağrısı yaptı.

Mohamed Bani
Geçmişe bakınca, Zeynel Abidin Bin Ali'yi deviren hareketin 2008'de başladığını görüyorum. Ülkenin güneyindeki maden havzasında büyük bir intifada, ayaklanma baş göstermişti.

Bağımsızlık kazanılana dek, Fransa işgali boyunca zengin kaynaklara sa-hip olan bu havza sömürüldü. Servet-le çevrili olmalarına rağmen fakirlikten gün yüzü göremedi insanlar.

12 Eylül’ün 30. yıldönümünde yapılan anayasa değişikliği referandumuna katılanların yüzde 58'nin oylarıyla: 1) 1982 Anayasası'nın geçici 15. Maddesi kaldırıldı, böylece 12 Eylül darbesini gerçekleştirenlerin hukuki dokunulmazlığı son buldu 2) Askerlerin askeri mahkemede yargılanıp aklanmasına son veren değişiklikle darbecilerin sivil mahkemelerde yargılanması mümkün hale geldi. 3) Suç işleyen Genelkurmay başkanlarının, tıpkı seçilmiş bakanlar, başbakanlar ve sivil devlet görevlileri gibi Yüce Divan'da yargılanması yasalaştı.

Sosyalist İşçi bu değişiklikleri de içeren 19 maddelik anayasa değişikliği paketinin yetersiz olduğunu ancak bir kapı açtığını söyledi. 14 ay sonra halkın oylarıyla gerçekleşen şeyin ne olduğunu daha net bir şekilde görebiliyoruz.

12 Eylül darbesinin başı Kenan Evren ve dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya hakkındaki 88 sayfalık iddianame sınırlılığına, eksik ve yanlış bazı yanlara sahip olmasına rağmen iki darbecinin işlediği suçları tarif ederek müebbet hapisle cezalandırılmalarını istiyor. İddianame kabul edildi, Evren ve Şahinkaya mahkemeye sanık olarak gelecek.

"Dava zamanaşımına uğradı, bundan bir şey çıkmaz" diyenler fena halde yanıldılar.

Atilla DİRİM

Son dönemde yayınlanan ekonomik veriler, Türkiye kapitalizminin dünyada kendisine hatırı sayılır bir yer edindiğini ortaya koyuyor. Koç ve Sabancı gibi aileler dünyanın hemen yer yerinde devasa şirketlere ve ortaklıklara sahip, OYAK gibi güya bir yardımlaşma sandığı olarak kurulan bir yapı, Romanya'dan Rusya'ya kadar bir dizi ülkede büyük yatırımlar yapıyor. Türkiye, G-20 ülkelerinin arasına girmek suretiyle, dünya ekonomisine yön veren 20 büyük ülkeden biri oldu. Vatan/ millet söylemlerinin ağızlarından düşürmeyen ırkçılar ve milliyetçiler için bu büyük bir başarı; oysa gerçekte Türkiye kapitalizminin yükselişinin ardında milyonların alın teri ve kanları bulunuyor.

Paul Blackledge

Marks'ın sosyalist teoriye muhtemelen en önemli katkısı, işçi sınıfının dünyayı değiştirme gücünde olduğunu göstermiş olmasıdır. Marks, o güne kadar hâkim konumda olan ve işçileri sadece sistemin kurbanı, ya da medeniyeti tehdit eden bir güruh olarak gören anlayışa karşı, işçilerin kolektif özgürlük mücadelesinin, kapitalizme karşı sosyalist bir alternatif potansiyeli taşıdığını ortaya koymuştur.

Çağla OFLAS

Murat Belge basında da çok tartışılan "Militarist Modernleşme" adlı kitabında, kapitalist modernleşme sürecinde milliyetçiliğin ve militarizmin oynadığı rolü irdeliyor. Kapitalist modernleşme sürecinde burjuvazinin etkin olduğu Fransa, İngiltere ve ABD gibi ülkelerde militarizmin tahakküm kuramadığını anlatan Belge, milliyetçiliğin kapitalizmde oynadığı role dikkat çekerek, toplumsal bir baskı aracı olan ordunun kapitalizmde vazgeçilmezliğinin altını çiziyor.

Murat Belge kitabında Almanya, Japonya, Türkiye gibi ülkelerde modernleşmenin önünü açabilecek burjuva sınıfı olmadığından, ordunun toplumu militaristleştirilerek yukarıdan aşağıya yeniden dizayn etmesi suretiyle kapitalist modernleşme sürecinin yaşandığını karşılaştırmalı örnekleriyle anlatıyor.

Katyn Katliamı ağır bir Polonya filmi.

İkinci Dünya Savaşı'nda Stalin'in Rusya'sı ile Hitler'in Almanya'sı anlaşarak Polonya'yı paylaşarak işgal ediyorlar. Bu anlaşma ve Polonya'nın ikili işgali uzun sürmedi. Naziler Rusya'ya saldırınca önce Polonya'nın tümünü ele geçirdiler.

Polonya ordusu işgalcilere çok fazla direnemedi. Ordunun subayları Ruslar tarafından bir askeri esir kampında toplandılar. Daha sonra Ruslar 22 bin Polonyalı subayı tek tek başlarına kurşun sıkarak imha etti.

19-23 Nisan 2012, İstanbul, Taxim Hill Hotel

Bu sene Marksizm toplantılarının 20. yılı. 20 senedir bazen yılda bir kez çok zaman iki kez yapılan marksizm toplantıları çok çeşitli mekanlarda, bir çok farklı görüşten konuşmacılarla gerçekleşti.

Saima düzenlendiği yılın, ayların gümdemi başlıca tartışma konusu oldu. 20 yılda Marksizm toplantılarına 10 binden çok insan katıldı.
20’inci yılını kutlayacak olan Marksizm bu sene kapsamlı bir programla düzenlenecek. ULuslararası hareketten çok sayıda konuşmacı Marksizme katılacak.
Ayrıntılı broşür çok yakında çıkıyor

559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası