SSK'lıların artık bütün sağlık kuruluşlarından yararlanabilmesi, reçetelerini diledikleri eczaneden alabilmeleri, geçmişte sağlık ocağı hizmetinin kötü olduğu yerlerde aile hekimliğinin devreye girmesi, "bıçak parası" gibi bazı zorlayıcı uygulamaların önemli ölçüde azalması gibi şeyler geçmişte önemli sorunlar yaşayan insanları AKP'nin sağlık alanında önemli adımlar attığına inandırıyor. Hatta AKP'ye oy vermede önemli gerekçelerden birini oluşturuyor sağlık hizmetleri.

Ancak atılan bu adımlar çok iyi görünmekle beraber(ki bazı uygulamalar gerçekten önemli sıkıntıları ortadan kaldırmıştır)esas olarak atılması planlanan bazı adımların ön hazırlıklarıdır. Hatta biraz ileri gidersek atılacak bazı adımlara direnişi bölmek için iyi planlanmış adımlardır.

Adalet nöbetimiz sonuna dek sürecek.

Savsaklasalar da, alay edip, geçiştirmeye çalışsalar da, biz bu davanın tanığıyız, takipçiyiz, nöbetçisiyiz.

Suça bulaşmış, suça teşvik etmiş kim varsa peşindeyiz. Tehdit edenin de, işaret edenin de, pusu kurup tetik çektirenin, çekenin de peşindeyiz…

Zorlu ama umut dolu bir yılı bitirdik. 2011 kimi zaman, özellikle de son aylarında Türkiye'de çok karanlık bir dönem oldu. Ama küresel olarak aynı şeyi söyleyemeyiz.

2010'un son günlerinde Tunus'ta diktatörlüğe karşı başlayan ayaklanma 2011'de diktatörün yıkılması ile sonuçlandı. Tunus'u Mısır izledi. 25 Ocak'ta Mısır'da Mübarek devrildi.

2011 yılı boyunca Ortadoğu'nun hemen hemen bütün ülkelerinde diktatörlere, kokuşmuş sultanlara karşı halk sokaklara çıktı. Yemen'de, Libya ve Suriye'de, Bahreyn'de hareket çok büyük yığınları sokağa çekti.

2011 yılında, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümünün gerçekleşebileceğine dair umutların yükseldiği birçok gelişme yaşandı. Ancak bu yıl da Kürtlerin payına düşen tutuklamalar, anadil hakkının gaspı, operasyonlar, baskı ve ölüm oldu.

Yılın son MGK toplantısında yeni açılım paketinin de gündeme alınacağının açıklanmasının ardından, Roboski katliamı gerçekleştirildi. TSK, köylülerin üzerine bomba yağdırdı.

Dersim katliamı üzerine gerçekleri açıklayan Yüzleşme Derneği Başkanı Cafer Solgun ölümle tehdit edildi. Taraf gazetesinde Dersim katliamı üzerine verdiği röportajda "Atatürk resmi cemevlerinden kalkacak" diyen Solgun'a Samsun'dan gönderilen tehdit mektubu Yüzleşme Derneği'nin İstanbul'daki bürosunun kapısına sıkıştırıldı.

Açlık sınırı için ayda 3.063 TL gerekli. Asgari ücret 886.5 TL

4 kişilik bir ailenin yeterli ve dengeli beslenmesi için gereken mutfak harcaması: 940 lira gerekiyor. Mutfak harcamalarına kira, elektrik, su, yakıt, giysi, sağlık ve eğitim masrafları da eklendiğinde geçinmek için 3.063 lira lazım.

Asgari ücret 701,13 lira oldu. 5 milyon işçinin, aileriyle birlikte en az 15 milyon insan 2012'de yeterince beslenemeyecek, fakirlik içinde yaşayacak.

2007-2010 yıllarında onbinlerce darbe karşıtının sokakta mücadelesi sonucu açılan Ergenekon ve darbe davalarında önemli bir dönemece gelindi. Eğer "sonuna kadar gidilmezse" darbeci geçmişle hesaplaşmak mümkün olmayacak.

TSK, CHP, MHP ve ulusalcı sosyalistler uzun tutukluluk sürelerini bahane ederek Ergenekon davalarında yargılanan darbecilerin serbest bırakılmasını istiyor.

En şiddetli darbenin soruşturması tamamlandı. 12 Eylül referandumunda "Yetmez ama Evet" diyenlerin dediği oluyor.
"Kenan Evren zaten yargılanmayacak, çünkü zamanaşımı var" diyerek darbecilerin dokunulmazlığına son veren anayasa değişikliğine "hayır" diyenlerin aksine savcılık "zaman aşımı yok" dedi.

Darbenin başı Kenan Evren ve MGK'nin hayattaki diğer üyesi Tahsin Şahinkaya için iki kere ağırlaştırılmış müebbet hapis isteniyor. İdam cezası kaldırıldığı için yerine müebbet, yani ömür boyu hapis cezası getiriliyor. Asmayacağız, besleyeceğiz!

İş Kanunu'nda Türkiye'de bir işçinin haftada en çok 45 saat çalışması öngörülüyor. Bu süre kamu çalışanları için ise 40 saat.
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü'nün 2011'in ilk yarısında açıkladığı "Çalışma Süresi Raporları"na göre ise işçiler pratikte haftada ortalama 53.7 saat çalıştırılıyorlar.

Sosyal-İş'in yaptığı bir araştırmaya göre ise, 1988 yılında haftada ortalama 50 saatten fazla çalışanların tüm ücretliler içindeki payı yüzde 28,9 iken bu oran 1999'a gelindiğinde yüzde 37,6'ya, 2008'e gelindiğinde ise yüzde 46,6'ya yükselmiş.

1940'lardan bu yana, Çernobil'den Fukuşima'ya onlarca örnek nükleer santrallerin hiç de güvenli olmadığını biz %99'a ağır bedeller ödeterek göstermiş bulunuyor. Onbinlerce insanın yaşamını yitirdiği, sakat kaldığı, canlı türlerinin yok olmakla yüz yüze bırakıldığı, tarlalardan radyasyon biçildiği apaçık ortadayken 'kaza' sözü inandırıcılığını yitiriyor. Yine de %1'in inanmamızı istediği birtakım argümanları var:

Kuzey Kore'nin 'Sevgili Lideri' Kim Jong-il bir kalp krizi sonucu öldü. Hezeyan halindeki ağlama törenleriyle dünya basınına yansıyan ölümün ardından Kuzey Kore'de ve Küba'da yas ilan edildi.

Kim Jong-il terör estiren yönetimi, nükleer silahlanma konusunda attığı adımlar ve ilginç kişiliğiyle tanınıyordu. Puro, konyak ve lezzetli yemeklere düşkünlüğü olan Kim'in 10 bin şişeden oluşan bir şarap mahzeni vardı ve aşçısının belirttiğine göre her hafta köpekbalığı yüzgecinden yapılan bir çorba içiyordu.

2000-2008 yılları arası Devlet Başkanlığı yapan Putin Anayasa'ya göre üç kez üst üste Başkan olunamayacağı için tekrar Başkan olamamıştı. Ancak aynı partinin adayı olan Medvedev 2008'den beri Putin'in gölgesinde Devlet Başkanlığı yapıyordu.

Putin'in Birleşik Rusya Partisi 4 Aralık'ta yapılan seçimlerde büyük oy kaybına uğradı. 2012 yılında yapılacak Başkanlık seçimleri için Eylül ayında Putin'in tekrar aday olacağını açıklaması rahatsızlık yaratmıştı.

İttihat ve Terakki'nin günümüzde de izleyicisi olan Türkiye Cumhuriyeti canhıraş bir şekilde inkar politikasına yaslanmakta. Büyük bir kırım ve trajedi üzerine inşa edilen bir devlet her daim aynı politikaları hayata geçirme potansiyeline de sahiptir.

Fransa Parlamentosu'nda Ermeni soykırımını inkara dönük cezai yaptırımların uygulanmasına dönük ceza yasasının görüşülmesi ve onaylanması ile birlikte Türkiye'de bildik milliyetçi inkarcı yaklaşımlar da ortaya döküldü.

28 Aralık'ta yapılan 2011'in son Milli Güvenlik Kurulu toplantısında Fransa'da yasalaşma sürecinde bulunan ve Ermeni Soykırımı'nı inkar etmeyi suç olarak gören yasa konuşuldu. Toplantı sonrası yayınlanan MGK bildirisi 1915'te gerçekleştirilen soykırımın inkârının bir devlet politikası olarak ele alındığını ortaya koydu.

Erdoğan Dersimlilerden özür diliyor. Kanlı tarihle yüzleşmekten bahsediyor. Ancak kanlı tarihin konusu 1915'te Ermenilerin başına gelen olunca özür ve yüzleşme sözleri rafa kaldırılıyor.

Ferda KESKİN

Kapitalizme göre özgürlük için emekçinin yasal bir sistem içinde ücretli-emek ilişkisine onay veriyor olması yeterlidir. Ancak Marks'a göre bu onay sadece biçimseldir, çünkü üretim araçları burjuvazinin özel mülkiyeti altında olduğu için emekçinin bu ilişkiye onay vermenin dışında gerçekçi hiç bir alternatifi yoktur. Ayrıca bir toplumda emekçi sınıfından birilerinin önünde ücretli-emek ilişkisine alternatif bir seçim olsa bile bu, bir bütün olarak sınıfın da bir alternatif sahibi olduğu anlamına gelmez. Oysa sosyalizm için gerçek insan özgürlüğünün kolektif olması gerekir. Kolektif özgürlük ise ancak sınıflı toplumun geride bırakılmasıyla mümkündür.

Şenol KARAKAŞ

KESK'in 21 Aralık grevine katılım beklenenin üzerinde gerçekleşti. Istanbul ve bazı illerde yürüyüşlerde kitlesel oldu. İstanbul'daki yürüyüşü koordine eden bazı KESK sorumlularının attırdığı sloganlar, yürüyüş sırasında yaptıkları konuşmalar, KESK'te nasıl bir sorunun yaşandığını da gösteriyor.

KESK liderliği içinde yer alan bazı gruplar, bir korku imparatorluğu altında yaşadığımızı sanıyor. Bu sanıları, eylem sırasında attıkları ve attırdıkları sloganlara yansıyor ve sloganlar da eylemin havasını belirliyor.

- KESK kuran ve yön veren siyasi kadroların ezici çoğunluğunu kamu emekçilerini işçi sınıfının bir parçası olarak görmemektedir. Bu yüzden işyerlerine dayalı gerçek sendikal mücadeleler yerine yıllarca tonlarca emek, para ve enerji harcamam Ankara yürüyüşleri ve binlerce basın açıklaması yapılmıştır. Ancak bunların hiçbirisi kazandırıcı olmamıştır. İşçi-memur ayrımı devlet ve sermaye tarafından yapılan suni bir ayrımdır. Mavi yakalı-beyaz yakalı, işçi, memur, sözleşmeli, taşeron statüsündeki herek emekçi işçi sınıfının bir parçasıdır.

Onur Devrim ÜÇBAŞ

21 Aralık'ta yapılan KESK'in grevi, grevin işçi mücadelesinde ne kadar önemli bir silah olduğunu tekrar gösterdi. Grev, süregiden üretim sürecini durdurduğu için etkilidir. Bu açıdan grev, açlık grevinden de, basın açıklamasından da, mitinglerden de daha önemli bir silah olduğunu bir kez daha göstermiş oldu.

Bugün kamu emekçileri işçi sınıfının en önemli parçalarından birini oluşturuyor. Egemen sınıfın mücadeleyi bölmek için kullandığı fikirlerden biri olan "işçi-memur" ayrımıysa bugün 1990'lardaki kadar alıcı bulamıyor.

Can Irmak ÖZİNANIR

Ne zaman bir nefret söyleminin meşrulaştırılması gerekse egemenler ve onların milliyetçi dostları "ifade özgürlüğü" kavramına sarılıyorlar. Fransa'nın Ermeni soykırımını reddetmeyi suç sayan yasayı çıkarmasında da tartışma ifade özgürlüğüne indirgendi.  Bir anda ifade özgürlüğü savunucusu hâline gelen milliyetçiler, Türkiye'de her şeyi ifade etmek özgürmüşçesine Fransa'ya özgürlük dersleri vermeye başladı.  Milliyetçilerin ifade özgürlüğünden anladığı şeyle, sosyalistlerin anladığı şey birbirinden bütünüyle farklı. Milliyetçiler, ürettikleri nefret söylemini "ifade özgürlüğü" altında güvenceye almaya çalışırken sosyalistler için ırkçı, cinsiyetçi, homofobik herhangi bir söylem ifade özgürlüğü altında değerlendirilemez. Örneğin, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in "terör" hakkında söyledikleri ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemez.

559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası